![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Kriz ve Radikal ismet.berkan@radikal.com.trDaha önceki haftalarda bu köşede ekonomik krizden etkilenen Sabah Grubu ile İhlas Grubu'ndan söz etmiş, krizin etkilerinin daha da yayılacağını söylemiştim. Nitekim öyle oldu. Maalesef çok sayıda meslektaşımız şu geride bıraktığımız birkaç hafta içinde işlerinden oldu, bayrama işsiz girmek durumunda kaldı. Her şirketin ve her gazetenin durumu ayrı, sorunu ayrı. Başkalarını etkileyen şeylerle mesela Radikal'i krize karşı önlem almak zorunda bırakan şeyler arasında dağlar kadar fark var. Hemen söyleyeyim, Radikal bu krizi ve kriz hazırlıklarını en hafif sıyrıklarla atlatan gazete oldu. Bunda Radikal, Posta, Fanatik ve Finansal Forum gazetelerinin yayımcısı Simge'nin kârlılık beklentilerinin çok büyük payı var. Gazeteler için, basın özgürlüğünün sağlanabilmesi için gerçek tek formül kârlılıktır. Eğer bir gazete kendi ayakları üzerinde duruyorsa özgür olabilir. Mesela Radikal, yaptığı bazı yayınlar nedeniyle Türkiye'nin en büyük reklam veren gruplarından birinin örtülü reklam ambargosuna dayanıp ilkelerinden ve haberciliğinden hiç taviz vermeden yoluna devam edebiliyorsa, bunu kârlı bir işletme olmasına borçlu. Ama kurt dumanlı havayı sever misali, son günlerde yoğun bir dedikodu kampanyası var. Kampanyada söylenenler üstünde durulacak ve cevap vermeyi gerektirecek cinsten değil. Biraz kafası çalışan herkes bunun yalan olduğunu görebilir. Ama üstünde durulması gereken şey, dedikoduyu yayan kişi ve kurumlar. Çünkü onlar, Radikal'in kapanacağına dair bu dedikoduyu sevinçlerini hiç gizlemeden yayıyorlar. Bu dedikoduyu yayanlardan bazıları pek çok kişi tarafından saygın kabul edilen isimler üstelik. Bence onlar kendi temennilerini sanki gerçekmiş gibi yayıyorlar. Çünkü Radikal'in cesareti, haberciliği, gazeteciliği ve tarzı onları rahatsız ediyor. Aynen yolsuzluk yapanları, mafyayı, işkencecileri, devlet yetkisi kullanıp kendine çıkar sağlayanları rahatsız ettiği gibi bazısı 80'ine merdiven dayamış, dünyaya hâlâ minicik penceresinden bakan köhnemiş kafaları da rahatsız ediyor. Bu nasıl bir hastalıklı ruh halidir, nasıl bir kıskançlıktır ki, kendine gazeteci diyen bir kişi, bir gazetenin kapanmasını arzular, dışarıdan katkı verenler de dahil 200'den fazla meslektaşının işsiz kalacak olmasını kendi minicik dünyasına yegâne ümit ışığı olarak görür? Ama biz onlara inat Radikal'i her gün bir önceki günden daha iyi bir gazete yapmak, okurları için vazgeçilmez, Türk eliti için etkin ve reklam verenler için hedeflerine ulaşacakları en uygun medya yapma yönündeki gayretimizi sürdürüyoruz. Biliyoruz cesur gazeteciliğimizle, güvenilir ve derinlikli haberciliğimizle Türk basınının geniş bir çoğunluğuna kötü örnek oluyoruz! Diyorum ya biz de onlara inat, gazetemizi daha da geliştiriyoruz. Geçen hafta cuma gününden itibaren vermeyi planladığımız Radikal Kitap ekini daha da mükemmel hale getirebilmek ve krizden etkilenmemesini sağlamak için birkaç hafta geciktirerek yayımlayacağız. Bu ayın son cumasını beklemenizi öneririm, Radikal Kitap ciddi bir başvuru kaynağı olacak. Ama o da yetmez. Pek yakında Türk basınının hafta sonu eki alışkanlığını kökünden değiştirecek, Türkiye'nin en iyi ve en kaliteli pazar dergisini sizlere ulaştıracağız. Radikal'de yenilik bitmez. Biz salt gazeteciliğin fark yaratacağını biliyoruz. O farkı her gün bu gazetede görüyorsunuz zaten.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||