![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Teşhis ve tedavi Fenerbahçe, hastalığına çare arıyor. Bu hastalık, öyle iki aspirinle geçecek bir başağrısı değil. Sezon başında, üstüste kazandıkları dönemde bile vardı aynı bulgular. Ancak hastalığın tanısı daha yeni konulabildi. Geçtiğimiz hafta içinde iki kritik maç oynadı Fenerbahçe... Ülker ve Koraç Kupası'nda Hollanda takımı Ricoh'la... İşte hastalığın en önemli belirtisi: Bu iki maçta toplam 12 asist yapan Sarı-Lacivertli takım, tam 39 top kaybetmiş. Çok sayıda yıldız oyuncuyu kadrosunda toplayan ve onlara hücumda kişisel inisiyatif veren Fenerbahçe, takım yardımlaşmasında tek kelimeyle sınıfta kalıyor. Tedavinin ilk halkası olarak, Nihat İziç, Silas Mills'i dünkü maçta takımdan kesmişti. Amerikalı'nın disiplin sorunları olduğu söyleniyordu. İkinci önlem, Lukovski'nin ilk beşteki yerini, Murat Evliyaoğlu'na bırakmasıydı. İlk tedavi, bence doğru. Taraftar, Mills'i özlüyor olabilir ama onsuz, bu takımın daha iyi oynadığı ortada. Lukovski konusu ise biraz karışık... Dün maçı Fenerbahçe'ye getiren de, sonunda kaybedilmesinde başrolü oynayan da Yugoslav oyun kurucuydu. Galiba Lukovski'yi çıkarmak değil, oyun anlayışına ince ayar yapmak gerekiyor. Lider Daçka, bütün sezon oynadığı başarılı oyunu, bu maç için sadece Tanoka Beard'e özel önlemler alarak aynen korudu. Yardımlaşmalı ve yakın adam adama savunma ile reaksiyon süresi çok kısa olan gençlerle pas kanallarına yaptıkları baskı, Fener'i kilitledi. Hücumda da Rogers'ın ekstra oyunuyla 3. dakikada 13-1, ilk çeyrek sonunda da 25-15 öndeydiler. Daçka, ikinci çeyrekte faul problemine rağmen, rahat bir tempoda farkı korumayı başardı. Maçın sürprizi, üçüncü periyottu. Fenerbahçe, uzun süreden beri ilk kez doğru oynadı. Lukovski, takımının güçlü yönü olan pota altını sürekli besleyip, Tanoka-Asım ikilisinin bu bölümde toplam 13 sayı üretmesini sağladı. Sarı-Lacivertliler, bu çeyrekte ribauntlarda da 9-1 üstünlük sağlayıp, 23-13'lük bir on dakikayla skoru kafa kafaya getirdi. Hatta son 5 dakikaya 64-62 önde girdiler. Ancak son bölümde eski hatalar tekrarlandı. İkisi Lukovski'den 4 top kaybı, pota altını hiç zorlamayan Daçka'nın diplerden iki üçlüğüne izin verilmesi ve ibreyi kendilerine döndüren pivotları kullanmaktan vazgeçmeleri inanılır gibi değildi. Fenerbahçe, seyircisinin desteği ve büyük bir çabayla yakaladığı avantajı, saydığımız hatalarla 5 dakika içinde, sezonun belki de en iyi basketbolu oynayan takımı Darüşşafaka'ya hediye ediverdi!
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||