Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
7 Mart 2001

Üç adımda ölümsüzlüğe...

Önceki gün kaybettiğimiz Ruhi Sarıalp, yüz yılı aşan olimpiyat tarihinde atletizmde Türkiye'ye madalya kazandıran tek isim olarak anılmayı sürdürüyor
Haber ResmiİSTANBUL- Türk sporu yalnızca olimpiyat oyunlarında madalya almış başarılı bir atletini değil, aktif spor hayatını noktaladıktan sonra eğitimci olarak uzun yıllar çalışan ve genç kuşakların sporla sağlıklı ortamlarda tanışabilmesi için uğraş veren bir misyonerini de yitirdi önceki gün... Ruhi Sarıalp, çokları için bilgi yarışmalarında sık sık karşımıza çıkan "1948 Londra Olimpiyatları'nda Türkiye'ye üç adım atlamada bronz madalya kazandıran atlet kimdir?" sorusunun yanıtıydı. Ancak bu büyük spor adamının kayıtlara geçen başarısıydı sadece... Üzerinden yıllar geçmesine karşın bugün bile tekrarlanamayan o bronz madalyanın diğer yüzünde, yıllarını ülkesindeki gençlerin sporu doğru anlayabilmesi için çalışarak geçirmiş gerçek bir eğitimci vardı.

Bronzun öyküsü
Gelin, Sarıalp'in Londra'da olimpiyat üçüncüsü olduğu günün öyküsünü kendi ağzından dinleyelim: "Hiç unutmam, 2 Ağustos 1948 günüydü. Değerli hocam Naili Moran beni sabah 6'da uyandırdı. Birlikte Wembley Stadı'nın yolunu tuttuk. İçeri girerken, heyecandan dizlerimin titrediğini hissettim. Görevlilerden John adında bir İngiliz, heyecanımı fark etmiş olacak ki, yanıma yaklaşıp 'Ne o Türk, heyecanlı mısın yoksa?' dedi. sonra cevap vermeme bile fırsat bırakmadan devam etti: 'Bak, bir an önce heyacanını unut ve anlatacaklarımı iyi dinle. Babamın dedesi yıllar önce Kırım Harbi'nde Türkler'le omuz omuza savaşmış. Bizim Türkler'le dostluğumuz o günlere dayanır. Kırım'a giderken büyük dedem de çok heyecanlıymış. Onun heyecanını sezen bir Türk askeri kendisine bir madeni para vermiş ve bunu dilinin altına koymasını, böylece her türlü tehlikeden korunacağını söylemiş. Gerçekten de büyük dedem, savaştan sağsalim dönmüş. Şimdi ben de sana bir madeni para vereceğim. Bunu dilinin altına koy, göreceksin, aklından geçirdiğin dereceyi elde etmene yardımcı olacak.' Gençlik işte... Parayı dilimin altına koydum ve yarışmaya girdim. Yeşilköy'den uçağa binerken gazetecilere, üçüncülük beklediğimi söylemiştim. Aldığım derece malum..."
Sarıalp, o parayı yıllarca sakladı. Türk atletizmi de onun kazandığı bronz madalyayı yıllardır saklıyor...


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.