Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
7 Mart 2001

'İkinci Marshall Planı'

ABD'nin Türkiye'ye verdiği açık desteğin nedenleri ortaya çıkmaya başladı.
Türkiye'nin içine girdiği ekonomik kriz sonrasında ABD yönetiminden aldığı destek, Ankara'da memnuniyet kadar soru işaretlerinin de doğmasına yol açtı.
ABD Başkanı Bush'un Balkan zirvesi için Üsküp'te bulunan Başbakan Ecevit'i telefonla aramasıyla başlayan destek kampanyası, ABD Ankara Büyükelçisi Robert Pearson'un İstanbul'da DEİK toplantısında yaptığı konuşma ve geçtiğimiz hafta Ankara'daki temaslarıyla devam etti.
Pearson 27 Şubat'ta Ecevit'le ve 1 Mart'ta da Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'la yediği yemeklerde Türkiye'nin ekonomik durumu ve muhtemel çıkış yolları konuşuldu. Bu arada Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i ekonomi bakanı yapan Ankara'da ABD'nin Türkiye'ye 25 milyar dolar tutarında yardım yapılması için vereceği desteğin koşulları üzerinde yorumlar yapılmaya başlamıştı.
Kimine göre bunun altında Irak'a yönelik yeni talepler, kimine göre bölgedeki önemli müttefikinin örnek bir ekonomi ve demokrasiye kavuşturulması isteği yatıyordu.
Yeni ortaya çıkan bilgiler, Washington'un Ankara'ya verdiği ısrarlı destek altında bütün bu yorumları kapsayan ve onlardan daha fazla olan bir başka planın varlığına işaret ediyor.

Yeni plan
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon tarafından gelecek ay tamamlanarak yönetimin onayına sunulması beklenen yeni savunma politikası çalışmasının amacı, Soğuk Savaş sonrası ABD askeri gücünün yeniden yapılandırılması.
Plan, 1947 yılında Türkiye ve Yunanistan'ın birlikte batı ittifakına alınmasını sağlayan girişimi başlatan dönemin Dışişleri Bakanı George Marshall'la aynı soyadını taşıyan, Pentagon Kesin Değerlendirme Bürosu Müdürü Andrew Marshall tarafından yürütülüyor.
Planda özetle şu saptamalara yer veriliyor:

  • Sovyetler'in yenilmesiyle sonuçlanan Soğuk Savaş sonrası yurtdışındaki ABD askeri varlığındaki ağırlığın Avrupa'da olması zorunluluğu ortadan kalkmıştır.
  • Buna karşın Basra Körfezi merkezli olarak Ortadoğu ve Kuzey-Güney Kore çatışması merkezli olmak üzere Güneydoğu Asya'da kriz olasılığı yükselmektedir.
  • Ancak gerek uluslararası siyasi dengeler, gerekse terörist saldırıların sınır tanımayan nitelik kazanması nedeniyle, bu bölgelerde çok miktarda ve kalıcı nitelikte askeri birlik bulundurma uygulamasına son verilmeli, dışarıdaki asker, gemi ve uçak sayısı düşürülmelidir.
  • Bununla birlikte ileri teknoloji kullanan önleyici (sesötesi ve elektromanyetik dalgalar kullanan yeni nesil silahlar, radar perdeleme
    -stealth- niteliğine sahip amfibik kuvvet denizaltıları, isabet gücü yüksek uzun menzilli akıllı füzeler, sahra robotları ve yüksek çözünürlü uydudan izleme sistemleri gibi) silahların kullanımına ağırlık verilmelidir.
  • ABD'nin bu yeni doktrinin uygulamadaki doğal müttefikleri, Doğu Asya'da Japonya, Ortadoğu'da İsrail ve Türkiye'dir.

    Türkiye'nin güçlenmesi isteniyor

Washington tarafından, büyük olasılıkla birkaç düzeltmeyle kabul edilecek olan bu
plan, güçlü bir Türkiye'yi öngörüyor. Çünkü ekonomisi zayıf bir Türkiye, askeri yönden de istediği güce erişemez. Demokrasisini güçlendirmeyen bir Türkiye'nin ise, dünyanın mevcut koşullarında ekonomisini güçlendirip istikrara kavuşturması mümkün görünmüyor.
Ekonomisini büyük oranda Avrupa Birliği'ne kaynaştıran Türkiye'nin demokrasisini de AB ölçülerine er ya da geç getirmesi kaçınılmaz görünüyor. Dolayısıyla güçlü bir Türkiye'nin şu anda en kestirme yolunun AB üyeliği doğrultusunda siyasi ve ekonomik reformları sürdürmek olduğu düşünülüyor.
ABD yönetimi buna destek veriyor.
Ancak diğer yandan, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik yapısı kadar Brüksel'in de tutumu,
AB üyeliğinin 2010 ufkundan daha önce gerçekleşmesine pek izin verecek gibi görünmüyor. Oysa 'Yeni Marshall Planı', eğer kabul edilirse, Washington ile Ankara arasında görüşmelerin başlaması yakındır. Bu da Ankara'nın bağımsız Avrupa gücünü kurması öngörülen Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği oluşumunun karar mekanizmalarına AB'ye tam üye olmadan girme iddiasını zayıflatabilir.
Her durumda, ABD'nin Türkiye'ye vermekte olduğu desteğin stratejik nitelikte ve uzun vadeli olduğu sonucu çıkarılabilir.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.