![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Suçlu kimdir? Son 14 ayda yapılan basit ekonomi politikası yanlışlarının yarattığı büyük ekonomi bunalımının sorumlusu aranmakta ve bulunamamaktadır. Görevlerinden ayrılan üç üst düzey bürokrat ile ekonomi yönetimi elinden alınan devlet bakanının, (gelecek günlerde bunlara yenileri de eklenebilecektir) tek yanlışları, istifa etmekte geç kalmış olmalarıdır. Geçen Haziran'da ekonomik uygulamalar teklemeye başladığı zaman görevlerinden ayrılsalardı, eski Merkez Bankası başkanımız ile Hazine Müsteşarımız, şimdi kutlanacaklardı. Bir uzmanın gözünden kaçmaması gereken basit ekonomi politikası yanlışları yapılırken ve bu yanlışlarla ilgili uyarıları, siyasetçilerce geri çevrilirken istifa etmiş olsalardı, onlara duyulan güven artmış olacaktı. Bununla birlikte onlar, yanlış uygulanan doğru bir ekonomi programını başarıya ulaştırmak için son ana kadar canla, başla çalışmayı yeğlemişler ve sonunda, bundan önceki birçokları gibi, asıl sorumlu siyasetçilerce harcanmışlardır. Önümüzdeki günlerde görevden ayrılan bu değerli devlet memurlarının, siyasetçilerce ağır suçlamalara tabi tutulması beklenmelidir. Bankacılık Üst Kurulu Başkanı'nın, daha başta böyle olacağını bilmesi ve görevi kabul etmemesi gerekirdi.İyi uygulandığı takdirde, amaçlarına ulaştırılabilecek ve ülkemize büyük yararlar sağlayabilecek, siyasetçinin kötü uygulaması yüzünden, başarısızlıkla sonuçlanmış ve değersizleşmiştir. 2000 yılı başında uygulamaya konan ekonomi programı, döviz kurunu yıllık yüzde 25 oranına göre sabitleştirdikten sonra, yıllık enflasyon hızını da yüzde 25'e indirecek ölçüde bir harcama indirimine gidebilseydi, ya da bu yapılamadığı zaman, birçok uzmanın önerdiği gibi, döviz fiyatlarının, gerçekleşmiş bulunan yıllık enflasyon hızına, yüzde 50 oranına kadar yükselmesine izin verilseydi, 22 Kasım ve 21 Şubat patlamaları olmaz ve şimdi o programın hedeflerine biraz daha yaklaşmış olurduk. Sadece bu yanlışı gören devlet görevlisinin, gereken uyarılarını yaptıktan sonra etkisiz kaldığı zaman görevinden ayrılması gerekirdi. Batmış 12 bankanın aylar boyunca devlet yönetiminde kalarak, uyguladığı kötü bankacılık yöntemleriyle bankacılık sistemimizi altüst etmesine ve bunların en kısa zamanda tasfiye edilmesine karşı çıkmak ve bu uyarısı dikkate alınmayınca görevi üstlenmemek için, fazla uzman olmaya da gerek yoktu. Haziran ayında yıllık enflasyon hızı yüzde 60 düzeyindeyken, devlet işletmelerinin fiyatları, üç koalisyon liderinin kararıyla yıllık yüzde 25 düzeyinde baskı altında tutulurken, KİT yönetimlerini bu akıldışı baskıdan kurtaramayan görevli bakanın istifa etmesi gerekmez miydi? Sadece koalisyonu sürdürmek için, işten anlayan bir kişinin bu sorumluluğa katılması olanağı var mıdır? Şimdi olan olmuş ve 14 ay geriye dönülmüştür. Bayramdan sonra, pazar güçlerinin işlemesine ne kadar izin verilirse, yeni dönemde ekonomi o kadar iyiye yönelecektir. Üzüldüğümüz nokta, siyasetçimizin, aynı ekonomi yanlışını, 17'nci kez (sonuncusu on yedinci istikrar programı idi) yinelemiş olmasıdır. bu kötü durumun sorumlusu, onlardan başkası olamaz. Ama onlar, sorumluluğu birkaç bürokratın üstüne yükleyerek, hâlâ oy alabileceklerini düşünmektedirler. Gelecek seçimin seçmenlerinin gözleri açılmaktadır.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||