Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
9 Mart 2001

Program 10 günde hazır

'Çok kritik bir andayız. Cesur ve güçlü olmalıyız' diyen Bakan Derviş, '10 günden kısa sürede ekonomik programın ortaya çıkmasını umduğunu, bu sayede mali destek alınabileceğini söyledi
WASHINGTON - Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, 10 günden daha kısa bir süre
içinde bir ekonomik programı ortaya çıkarmayı umduğunu açıkladı. Derviş, bütün koalisyon ortaklarının kesin desteğine ihtiyacı olan bir ekonomik programın 10 günden daha kısa sürede ortaya çıkarılmasını umduğunu ve bu program ortaya çıktıktan sonra, uluslararası finans çevrelerinden destek almayı beklediğini kaydetti. Bakan Derviş, "Çok kritik bir andayız. Çok cesur, güçlü olmalıyız ve uzun zamandır çözmediğimiz sorunları çözmek zorundayız" dedi.
Kemal Derviş, dün ABD Hazine Bakanı Paul O'Neill ile bir araya geldi. Görüşme sonrası Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'nde bu görüşmenin ayrıntıları hakkında bilgi veren Derviş şunları söyledi: "Hiçbir zaman program ortaya çıkmadan, somut destek vereceğiz diye beklemiyoruz. Mümkün değil. Mevcut bir programı destekler finans çevreleri. Bu programın da bütün ayrıntısıyla ortaya çıkması ve programın uygulanabilir, siyasal desteğe sahip olması gerek. O zaman destek alabileceğiz. O'Neill ile görüşmeden memnunum. ABD'deki Hazine Bakanlığı, Türkiye'yi çok yakından takip ediyor. Türkiye'deki durumun ciddi olduğunu anlamış durumdalar. Bakan O'Neill Türkiye'ye sıcak davranacağını vaat etti."

Siyasi destek şart
Programın mutlaka bütün koalisyon ortaklarının kesin desteğine ihtiyacı olduğunu kaydeden Derviş, "Ortaya çıkan strateji hükümetin ortak programı olacak. Bir partinin değil, bütün hükümetin programı olacak. Hâlâ bunu ortaya çıkarma aşamasındayız" diye konuştu.
Derviş, programın ne zaman oluşturulabileceği sorusuna karşılık şu yanıtı verdi: "On günden daha hızlı olacağını tahmin ediyoruz. Hızlı olması gerekiyor. Teknik açıdan Türkiye çok güçlü. Merkez Bankası'nda, Dış Ticaret, Devlet Planlama ve Maliye'de son derece bilgili, gece gündüz çalışan kadrolarımız var. Tek mesele, bunu siyasal ve toplumsal desteğe sunmak."
IMF ile stand-by anlaşmasının, yeni program çerçevesindeki yerinin sorulması üzerine Derviş, "IMF ile bu olaylardan sonra yeni bir programa gireceğiz. Mevcut programı yeniden yapılandıracağız. Teknik olarak şu anda program askıda. Yeniden müzakereyi bitirmemiz gerekiyor" dedi. Bakan Derviş, Türkiye'nin ekonomik politikasının ulusal olması gerektiğini ve bu sorumluluğun hiçbir zaman uluslararası bir teşekküle devredilemeyeceğini söyledi.
Derviş, memuru enflasyon karşısında ezdirmeme sözü de verdi. Derviş, "Memura her zaman ayarlama yapılacak. O bakımdan endişeye gerek yok" dedi.

Bankacılık reformu
Kemal Derviş, en büyük sorunun bankacılık sisteminden doğan zararlar ve yapısal bozuklukların açtığı kayıplar olduğunu da hatırlattı. Derviş, "İkinci şubat bunalımına sürüklenen bankacılık sistemindeki duruma öncelikle çare bulmamız gerekiyor. Ciddi, bir daha geri dönmemek üzere adımlar atmamız gerekiyor. Kararlı davranmak durumundayız" diye konuştu. Derviş daha sonra şunları söyledi: "Bankacılık sistemindeki yapısal bozuklukları hızla düzeltmeden, kuru sabit tutmak çok zor. Başka ülkelerde de gördüğümüz gibi, kur değişken olduğunda, enflasyon ve bankacılık sistemi bozuklukları büyük bunalım yaratmıyor ama toplumu yavaş yavaş çukura götürüyor. Enflasyonla mücadelede kuru kullanmak iyi. Bankacılık sistemini de aynı kararlılıkla düzeltmek mümkün olmamıştır. Geçmiş durumlardan ders alabiliriz. Para politikası, mali politika ve bankacılık sektörünün bir arada alınması gerek. Birini ihmal etmek, diğerinde kazaya yol açıyor.''
Derviş, 'bankacılık reformunun neler içermesi gerektiği' konusunda ise şu açıklamayı yaptı: "Hızlı hareket, ille de bütün bankalara el koymak kapatmak anlamına gelmemeli. Belki kararlı bir şekilde bankalara yardım etmek de olabilir. Öz sermayesini yitirmiş bankanın iyi çalışmasını ummak hatalı oluyor. Hızlı hareket etmek... belli strateji oluşturulması ve hızla karar verebilmek. Kamu bankaları, Türkiye'nin kaç yıldır kamburu. Ziraat Bankası'nın ödediği faiz, bütün yıl ödediği maaşlara denk. Bu, banka yöneticilerinin kabahati değil." Derviş, Türkiye'nin, 'avucunu açan değil, ilerde ortaklarına iyi bir getiri sağlayacak bir ülke' olduğunu iyi anlatmak gerektiğini de ifade etti.
Hafta sonu Türkiye'ye dönecek olan Devlet Bakanı Kemal Derviş, iki hafta sonra temaslarda bulunmak üzere ABD'ye yeniden geleceğini de sözlerine ekledi. (aa)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.