![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Eski ve yeni haydutlar talkan@media.ankara.edu.trNeredee o eski bayramlar? Neredee eski aşklar? Filan derken sonunda 'Neredee o eski haydutlar?' diyecek kadar darda kaldık. Evet neredee gözünü sevdiğimin o eski haydutları? Adam cinayet işlemek için kaparo almış, gitmiş yanlışlıkla bir başkasını öldürmüş. "Aaa, aman yanlışlık oldu, özür dilerim," diye kaparoyu geri vereceğine, işvereninin kapısına dayanmış, "Paranın gerisini de ver, yoksa seni de öldürürüm," diyor. Hem işinin ehli değil, hem de paragöz ve yüzsüz! Al bakalım! Bu adama bir başka iş ver de göreyim seni. Haydut piyasası bu tür ahlaksızca davranışlar yüzünden saygınlığını hızla yitiriyor. İş ahlakı diye bir şey kalmadı azizim. Bizim zamanımızda böyle miydi? Haydutluğun bile bir raconu vardı. Hem de en hasından, en halisinden. Çarşamba günkü Radikal'de emekli Emniyet müdürü Yaşar bey eski kabadayıları anlatmış: "Racon keserlerdi," diyor. "En ağır raconları hile yapmamak, başkasının kızına göz koymamak, hırsızlık yapmamaktı. Silah kaçakçılığıyla, uyuşturucuyla, çete işleriyle ilişkileri yoktu. Mahallelerinde başları eğik, saygılı adamlardı. Kabadayılar, karakola gitmemeleriyle övünürdü. Şimdiki gibi polise yakalanmak, hapse girip nam salmak âdetleri yoktu." Şimdikilerin derdi 'imaj'. Nasıl ki siyasetçisi, sahne sanatçısı, bilim adamı, bürokratı 'medyatik' olma derdinde ise haydutlar da kendi imajlarını yaratma, televizyon ve basın aracılığıyla 'mesajlarını' topluma iletme peşindeler. Artık kimse 'mahallenin namusuna' sahip çıkmıyor. Önemli olan dolarcıkların namusu. Dolarcıklar da (iletişim çağında) imajı göz doldurana gidiyor işte. Eskiden banka dolandıranlar hapse atılınca çok üzülür ve gerçekten intihar etmeseler bile yalancıktan intihara kalkışırlardı. Yeni moda banka soyguncuları kamera karşısında pişmiş kelle gibi sırıtıp, "Ayıp değil mi," diyebiliyor, "altı aydır içerideyim, Ankara'daki büyüklerimiz unutmuş gibi. Ne zaman kurtaracaklar beni?" Banka soymanın bedeli olarak hapsedilmeyi bir türlü anlamıyorlar. Haksız da sayılmazlar. Şimdiki soyguncuların yeri hapishane değil artık: Doğru ABD'ye gidip, villalarında keyf çatarken, önceden hazırlanmış bildirilerini kamuoyuna duyuruyorlar: "Sağlık nedeniyle buradayım. Kaçmış değilim. Türkiye'yi çok seviyorum. Birkaç hafta içinde mutlaka döneceğim." İnanmayacaksınız, ama bu yazıyı Kemal Derviş'e hitaben, "Bak Kemal bey kardeşim," diye başlayan bir akıl verme yazısı olarak düşünmüştüm. Siyaset sahnesindeki gelişmelerin ekonomik sonuçlarına değinecektim. Asıl sorunun siyasal ahlakla ilgili olduğunu anlatmaya çalışacaktım. Ama nedense eski ve yeni haydutlara dalıp bir türlü siyasete gelemedim. Ne ilgisi varsa!
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||