Banka anlaşmazlığıDerviş ve ekonomi yönetimi programın çatısını çattı. Bankalara yönelik önlemler, koalisyon ortakları arasında görüş ayrılığına yol açtı. Bu durum programın siyasi desteğini geciktirecek HANİFE ŞENYÜZ
ANKARA - Yeni istikrar programı ile ekonominin tüm dengeleri sil baştan oluşturuluyor. Programın çerçevesi çizildi. Ancak bankacılık sektörüyle ilgili sert tedbirler, hükümet içinde görüş ayrılıklarına yol açınca, programın geleceğini belirleyecek dış kaynağı beraberinde getirecek siyasi destek henüz sağlanamadı. Derviş ve ekonomi yönetimi, dün sabah saat 06.30'da Hazine'de başlayan çalışmalarda programın ana hatlarını önemli ölçüde şekillendirdi. "Program ne zaman açıklanabilir" sorularına verilen yanıtlar ise "Siyasi destek olursa, hemen" şeklinde. Siyasi desteğin netleşmesiyle birlikte IMF ile anlaşma zeminini oluşturacak niyet mektubunun çok kısa sürede yazılabileceği ve IMF' nin ay sonundaki toplantısına yetiştirilebileceği belirtiliyor. Yeni programda 'zam' dışında toplumun tüm kesimlerine yansıtılacak bir vergi yükü olmadığı ifade ediliyor.Hedef bankacılık Program, bankacılık sektörünün rehabilitasyonu üzerine kuruldu. Görev zararlarıyla ödemeler sisteminin tıkanmasına yol açan kamu bankaları ile fon bünyesindeki bankalar 'neşter' atılacak ilk alan. Bankaların yönetimlerinin birleştirilmesi, görev zararlarının ve fon bankalarının açıkları, bulunacak 'dış kaynak' ile karşılanarak mali sisteme baskıları hafifletilecek. Bu çerçevede ilk etapta Emlak Bankası, Ziraat Bankası çatısı altına girecek. Ziraat Bankası ile Halkbank da tek bir yönetim kurulu tarafından idare edilecek. Kaynağın bulunması bankaların tasfiye sürecini de başlatacak. Bu arada durumu çok kötü olan bazı özel bankalarla ilgili operasyonların da yapılması gündemde.
Bankacılık sektöründeki sorunlar çözümlenmeden uygulamaya konulacak programın başarılı olamayacağı, Bankalar Yasası'nda tasfiyeyi sağlayacak önlemlerin de bu düzenlemelerle birlikte Meclis'ten geçirilmesi gerektiği ekonomi yönetimi ile yapılan toplantılarda vurgulandı. Taahhüt can sıktı Derviş, dün hazırlanan programın ana hatlarını koalisyon liderlerine anlattı, Ancak, 4 saat süren toplantıdan 'sonuç' çıkmadı. Toplantıda, dış kaynağın gelebilmesi için bankacılık sektöründe tasfiyeyi de içeren önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı. Kamu bankalarına 'siyasetçi'nin dokunmamasını öngören 'taahhüt' istemi ise koalisyon ortakları arasında görüş ayrılıklarını da beraberinde getirdi. Ecevit, Derviş ile yapılan görüşme sonrasında, programın oluşturulmasının birkaç gün daha zaman alacağını açıklamakla yetindi. Enflasyon hedefi yüzde 49 Hazine, Merkez Bankası, BDDK, DPT, Maliye Bakanlığı'nın katılımıyla oluşturulan ve 'ulusal' nitelikteki yeni istikrar programında, yüksek oranlı devalüasyon nedeniyle tüm makro dengeler yeniden kuruluyor. TÜFE'de yüzde 12, TEFE'de yüzde 10 olarak belirlenen enflasyon hedefleri, yüzde 45-49 olarak revize ediliyor. Dolar kurunda da yıl sonu hedefi 1 milyon 65 bin lira olarak öngörülüyor. Dolarda 714 bin lira ortalama kur hedefine göre, bu oran yüzde 49.2'lik bir artışı ifade ediyor. 2001 yılında yüzde 4.5 olarak öngörülen büyüme hedefi ise 'negatif' olacak. Ekonominin 2001'de yüzde
2 düzeyinde daralması bekleniyor.
Yeni program ekseninde tarım reformu, sosyal güvenlikle ilgili tamamlayıcı yasalar, KİT'lerin açıklarının kapatılması ile ilgili düzenlemeler yapılacak. Özelleştirmenin önündeki engeller kaldırılacak. Telekom'un yüzde 51 ve daha yüksek hissesinin satışına ilişkinyasa çıkartılacak. Telekom'un bir bölümü halka satılacak. THY için de yasalarda bulunan engelleyici hükümler tasfiye edilecek. Merkez Bankası'nın para politikalarını belirlerken bağımsız karar alabilmesine olanak veren yasa değişikliği çıkartılacak. Daha sonraki dönemde de Hazine'nin borçlanma politikalarını şekillendiren iç borçlanma yasası gündeme gelecek. Harcamalara sınır Devalüasyonla birlikte faiz ve enflasyondaki yükseliş, bütçe dengelerinin de değişmesine yol açtı. Ek bütçeyle bu dengeler yeniden kurulacak. Ancak faiz ve personele 'enflasyon farkı'nın yansıtılması dışında, diğer ödeneklerin devalüasyon oranında artırılması düşünülmüyor. Ancak zamlarla birlikte artan akaryakıt ve benzeri gibi zorunlu harcamalar için ek ödenek öngörülüyor. Akaryakıtta otomatik fiyatlandırma mekanizması devam
edecek. 2001 yılı bütçesinde yüzde 22 ortalama faize göre ödenek konulan faiz harcamaları, yüzde 66 faiz hedefine göre revize edilecek. Borç yükünün azaltılmasını hedefleyen 'Faiz dışı fazla' ilkesi yeni programda da korunacak. Ancak, 2001 için öngörülen 11.4 katrilyon liralık faiz dışı fazla hedefi aşağıya çekilecek.
Döviz kurunun bir band içinde hareket etmesi, bu bandın dışına çıktığında müdahale yerine, faizlerle kurun enflasyon hedefine paralel götürüleceği belirtiliyor.
Enflasyonu 2002 sonunda tek haneli rakamlara indirmeyi öngören programın, süresinin uzatılıp uzatılmayacağı henüz belli değil. Derviş'in ekonomi yönetimiyle yaptığı toplantılarda bu konu tartışılmadı. Sürenin uzaması, halinde IMF'nin onayı gerekecek. Memura % 45 Enflasyon hedefindeki artış, bütçe yasasında da öngörüldüğü gibi memurlara da ek zam getirecek. Bu yıl için toplam yüzde 15 zam verilmesi planlanan memura yüzde 49 tüketici enflasyonu hedefine göre, zam verilecek. Memur ve işçi arasındaki farkı kapatmak için önümüzdeki günlerde kamu işyerlerinde başlayacak toplu sözleşmelerde işçiye yapılacak zam yüzde ise 15-20 arasında tutulacak. Önceki programda ilk yarıda işçiye yüzde 5'lik zam yapılması programlanmıştı.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|