İlaçla tedavide üç ayrı yöntemMigreni tedavi eden ilaçlar ya damarları daraltarak belirtileri azaltır, ya atak anında ağrıyı, bulantıyı keser ya da uzun süreli tedaviyle kriz gelmesini önler. Migren hazım işlevini de durduracağından, atak sırasında kullanılacak ilaçlar, belirtiler başlar başlamaz alınmalı Migrenle baş edebilmek için üç standart tedavi yöntemi var:
1- Migren krizi başladıktan sonra belirtileri durdurmak ya da en azından minimuma indirmek. Bunun için kafein içeren ilaç ve/veya ergotamine ilaçları ile direkt olarak damarlar daraltılır ya da serotonin düzeyi yükseltilerek damarların daralması sağlanır.
2- Bir migren atağında kendinizi mümkün olduğu kadar iyi hissetmenizi sağlamak. Bunun için de ağrı kesiciler ile mide bulantısı ve kusmaya karşı anti-emetikler verilir.
3- Uzun süreli tedavi. Burada amaç, migren krizlerinin gelmesini baştan önlemektir. Bu da kan damarlarını sürekli olarak açık tutmakla başarılır.Damarları daraltma Ergotamine
19. yüzyılda bilim adamları, beyne giden kan damarlarının migren krizinden önce kasıldığını, atak sırasında da genişlediğini fark etti. Bunun için de reçetelere 'ergotamine' yazdılar. Ergotamine, ergot'dan yapılıyordu. Ergot da çavdar üzerinde büyüyen bir çeşit mantardı. Ergotamine hâlâ kullanılıyor. Ama o bir ağrı kesici değil. İşlevi, damarları daraltmak, kasmak. Fakat bir sorun var. Ergotamine'in en
önemli dezavantajı, etkisi gidince damarların yeniden genişlemesi ve bu kez de 'rebound' baş ağrıları denilen, yeni ağrıların başlaması.
Ergotamine kökenli baş ağrıları o kadar şiddetli olmasa da sürekli oluyor. Ve bu baş ağrılarını ergotamine ancak zamanla geçirebiliyor veya daha fazla ergotamine'e ihtiyaç duyuluyor ve bu da, hem insanı bağımlı yapabiliyor, hem bir kısırdöngü yaratıyor.
Unutulmaması gereken bir nokta da ergotamine'li ilaçların ağrı kesici olmadığı; sadece damarların daralmış, kasılmış olarak kalmalarını sağladığı. Bu yüzden de migren atağını çok sık yaşamıyorsanız, seyrek olarak ilaç alacaksanız, ancak o zaman ergotamine'li ilaç kullanmamayı tercih edin. Ayrıca hipertiroidiniz, kalp, böbrek, karaciğer veya damar hastalığınız, yüksek tansiyonunuz, glokomunuz veya astımınız varsa, bu ilacı kullanmayın. Tabii, yaşlıysanız, hamileyseniz ya da bebeğinize meme veriyorsanız, yine kullanmayın.
Bunun dışında, Midrid adlı ağrı kesici, beta-bloker türü ilaçlar veya erythromycin antibiyotiği kullanıyorsanız, yine ergotamine almayın. Diğer ilaçlar 1970'lerde migren için 'clonidine' içeren yeni bir ilaç kullanılmaya başlandı. Sonradan pek de etkili olmadığının görülmesine karşın, hâlâ kullanılıyor. Daha sonra doktorlar tesadüfen, yüksek tansiyon ve kalp sorunları için alınan beta-bloker'lerin migrene de iyi geldiğini keşfetti. Örneğin propranolol içeren ilacı alanların yüzde 30'u, yüzde 50 daha az migren atağı yaşadıklarını söylüyor. Aynı şekilde, kalsiyum kanal-bloker'ler de kullanılabiliyor. Serotonini dengeleyenler Bir de, migrenin temel nedenlerinden biri olduğuna inanılan serotonin düzeylerini etkilemek için, pizotifen ve sumatriptan içeren ilaçlar kullanılıyor. Serotonin düzeyini düşüren ve migren öncesi serotonin yükselmesini önleyen pizotifenin, migren ağrısı çekenlerin yarısında, krizlerin şiddetini ve sıklığını azalttığı iddia ediliyor.
Sumatriptan ise, en son bulunan serotonin ilacı. Serotonini yükseltiyor ve böylece kan damarları daralıyor. Ama başka ilaçlar, özellikle ergotamine veya antidepresanlar kullanıyorsanız ya da çok genç, çok yaşlı veya hamileyseniz ya da yüksek tansiyonunuz veya kalp hastalığınız varsa, sumatriptan almamalısınız. Eğer göğsünüzde ağrı hissederseniz, hemen sumatriptan almayı kesin ve doktora danışın. Ağrıyı kesme 'Analjezik' diye bilinen ağrı kesiciler, aşağıdaki maddelerden bir veya birkaçını içerebilir:
Aspirin: Ağrıyı azaltır, enflamasyonu (yangılanma) hafifletir ve ateş düşürür. Ama mide cidarına zarar verebileceği için, mide ülseriniz varsa aspirin almayın.
Ibuprofen: Aspirine benzer ama mideye o kadar zarar vermez. Ancak yüksek tansiyonunuz, mide ülseriniz ve böbrek sorunlarınız varsa bu ilaç önerilmez.
Paracatemol: Ağrıyı azaltır ve ateşi düşürür. Ama karaciğer veya böbrek sorunları varsa alınmaz.
Codeine: Morfinle bağlantılıdır ve ilaçlarda ancak çok az miktarda bulunur. Diğer ağrı kesici maddelerle birlikte karıştırılarak ilaç haline getirilir. Suda eriyenler daha hızlı Kendinize en çok yarayan ilacı seçtikten sonra bunların suda eriyen türlerinden almaya çalışın. Çünkü suda eriyenler etkisini daha çabuk gösterir. Ayrıca ilaçları ılık suyla birlikte alın, daha hızlı erirler. Ağrı kesiciler yemeklerden önce alınmalıdır ki, hemen hazmedilsin.
Yalnız eğer çok fazla ağrı kesici kullanırsanız, bu kez de ilacın etkisi geçtikten bir süre sonra ilaçsızlık belirtileri yaşamaya başlarsınız. Tıpkı sigara bırakıldığında eksikliğini hissetmek gibi! Ne kadar çok ağrı kesici alırsanız, vücudunuz normal hissetmek için o kadar daha ilaca ihtiyaç duyar. Yani kısırdöngü oluşur. Hazım işlevi durmadan alın Yalnız burada çok önemli bir nokta da ilaçların, ancak kan dolaşımına katıldıktan sonra işe yaramalarıdır. Oysa migrenin etkilerinden birisi de, hazım işlemini tamamen durdurabilmesidir. Bu yüzden, eğer migren atağı başlar başlamaz ya da başlayacağını hissettiğinizde almadıkça, tablet halindeki ağrı kesiciyi hazmedemezsiniz. Böylece kan dolaşımına katılamaz ve sonuçta ağrınızı geçiremez.
Mide bulantısına ve kusmaya karşı ise ağrı kesicilerle birlikte, 'metoclopramide' içeren
ilaçlar alınır. Ama bunlar ishale neden olur. Uzun süreli tedavi Uzun süreli tedaviye 'önleyici tedavi' yöntemi de denir. Tabii işe yaraması bir süre alır. Bu tür ilaçlar bir migren krizi geldiğinde size yardımcı olmayacaktır, sadece genelde krizi önlemek için alınacak ilaçlardır. Ve bu tedavide önemli olan, uzun süreli bir ilaç alırken, onun sizi tedavi edecek kadar etki yapmasını beklerken, bu arada migren ataklarında nasıl ilaçlar alıp alamayacağınızı öğrenmektir. Örneğin bir beta-bloker tedavisine girdinizse, ağrı geldiğinde ergotamine alamazsınız.
Uzun süreli tedavide kullanılan ilaçlar şunlar:
Beta-bloker'ler: Propranolol, Nadolol, Timolol. Bu tür ilaçlar, bedenin strese olan tepkisini değiştirir. Böylece beden, kalp atım hızını ve kan basıncını artırmak için gelen ve normalde aldığı mesajları almaz. Ama beta-bloker'ler, astımı, diyabeti, hipoglisemisi (düşük kan şekeri), düşük tansiyonu, göğüs veya akciğer sorunu olanlarda kullanılmaz. Ayrıca, mide ülseri ilacı Tagamet ve ergotamine'le birlikte alınmaz.
Kalsiyum kanal-bloker'leri: Verapamil, Nifedipine. Bu tür ilaçlar kan damarlarının genişlemesini sağlar ve migrenin uzun süreli tedavisinde işe yarar. Bir migren atağında işe yaramadıkları gibi, asla alınmamalıdırlar da. Ağrıyı daha çok şiddetlendirebilirler. Belirli kalp hastalıkları olanlar veya 'hasta sinüs sendromu'ndan mustarip olanlarca içilmemelidirler. Ayrıca beta-bloker'ler veya antihistaminikler (alerjiye karşı ilaç) alınıyorsa, yine kullanılmamalıdırlar. Diğer ilaçlar Serotonin antagonist'leri: İlaç içeriği methysergide. Migrenlilerin yüzde 27-57'si için yararı olmuş. Ancak olumsuz yan etkiden dolayı, tedaviye en az beş ayda bir ay ara verilmelidir.
Alpha antagonist'leri: İlaç içeriği clonidine. Çok yaygın olmasa da hâlâ kullanılmaktadır. Özellikle migren krizleri belirli yiyeceklere bağlı olan hastalarda işe yaradığı söylenir.
Antidepresanlar: Gerçi migrenden mustarip olanların, migreni olmayanlara oranla daha çok depresyondan etkilendikleri bilinir. Ama antidepresanların migrenli hastalara verilmesi bu nedenle değildir. Serotonin salgısını etkiledikleri için verilirler.
Eğer hem depresyonda iseniz hem de migreniniz varsa, bu tür ilaçlar migrenden çok depresyonunuza iyi gelecektir.
Non-steroidal anti-enflamatuvar ilaçlar (NSAID'ler): Bu ilaçlar temel olarak artrit için kullanılır. Ama migren de bir tür enflamasyon olarak görüldüğünden, bazen tedavi amacıyla bu ilaçlar da verilir. Yalnız, mide bulantısını önlemek için her zaman biraz yemekle birlikte alınmalıdırlar. Ama damar hastalığı, glokom, astımınız varsa veya midrid içerikli ağrı kesici, beta-bloker kullanıyorsanız bu ilaçlarla birlikte almayın. Ayrıca bir yerinizde uyuşma veya karıncalanma hissederseniz doktorunuza başvurmanız gerekir. Belirtileri test edin nBaş ağrılarınız birden ortaya çıkıyor ve geçmiyorsa.
nÇift görmenize neden oluyor, halsizliğinizi artırıyorsa.
nDuyu kaybına neden oluyorsa.
n50 yaşından sonra ortaya çıkmışsa.
nBoynunuzda sertlik ve ateş şeklinde kendini gösteriyorsa.
nHiç alışmadığınız bir durum yaratıyorsa.
nŞu ana kadar başınızda hiç böyle bir ağrı hissetmediyseniz.
nAğrınız başınızın tek tarafında daha şiddetliyse.
nAğrı zonklayıcı tarzda ve nabız gibi atıyorsa.
nBaş ağrınız günlük aktivitelerinizi etkiliyorsa.
nAğrı fiziksel aktivitelerinizi etkiliyorsa.
nIşık veya sesler rahatsız ediyorsa. Aklınızda bulunsun Eğer migreniniz yeni başladıysa ve siz de beyin tümörü gibi bir durumdan kuşkulanıyorsanız, Manyetik Rezonans (MR) gibi bir tarama yaptırın.
Durumdan emin olmalısınız.
Eğer migren krizleriniz çok sık gelmiyorsa, doktorunuz bir ağrı kesici, bir serotonin antagonisti veya kan damarlarınızı kasması için ergotamine önerebilir.
Krizleriniz çok sık geliyorsa, doktorunuz size, uzun süreli ve önleyici bir tedavi verebilir.
Her gün alacağınız bu ilaçların içinde beta-bloker'ler, pizotifen, kalsiyum-bloker'ler veya serotonin üretimini kontrol altında tutmak için, anti-depresanlar olabilir.
Yine de, migren tedavisi her zaman için bir 'deneme-yanılma' yöntemidir. Eğer şikâyetleriniz yine de dinmezse veya ilaçların ağır yan etkileri olursa, hemen doktorunuza bildirin. İzmir'deki ağrı tedavi merkezleri lEge Üniversitesi Tıp Fakültesi Baş Ağrısı Kliniği Doç. Dr. Hadiye Şirin
Tel: 0232-343 43 43
Faks: 0232-343 43 43
lDokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Baş Ağrısı Kliniği Prof. Dr. Fethi İdiman
Tel: 0232-259 59 59
Faks: 0232-259 59 59
lAtatürk Devlet Hastanesi Baş Ağrısı Polikliniği Doç. Dr. Mustafa Başoğlu
Tel: 0232-463 64 65
Faks: 0232-463 64 65
lSSK Tepecik Hastanesi Baş Ağrısı Polikliniği Uzm. Dr. Yaşar Zorlu
Tel: 0232-433 08 10
Faks: 0232-433 08 10
YARIN: Kendi kendini tedavi et
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|