Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
13 Mart 2001

İki kuşağın buluşması

Gus Van Sant'ın ABD'de bir hayli ilgi çeken yeni filmi 'Finding Forrester', 'Arka Pencere'den 'Can Dostum'a kadar birçok eski filmden izler taşıyor
Haber ResmiLOS ANGELES - Yazarlarla ilgili film çekmek zordur. Çünkü yazmanın doğası sinematik değildir. Hitchcock'un ünlü filmi 'Sapık'ın yeni bir versiyonu (1998), 'Can Dostum' (Good Will Hunting, 1997), 'To Die For' (1995), 'Even Cowgirls Get the Blues' (1993) ve 'My Own Private Idaho' (1991) gibi filmleriyle adını dünya çapında duyurmuş Gus Van Sant, geçen ay Berlin Film Festivali'nde yarışan son filmi 'Finding Forrester'da (Forrester'ı Bulmak) bu zorlu konuya eğiliyor.
Filmin kahramanı uzun zaman önce iyi bir roman yazmış, hatta Nobel almış, ancak bir daha adı hiç duyulmamış bir yazar... William Forrester, başarılarının ardından elini eteğini dünyadan çekmiş ve yalnız yaşamayı seçmiştir.
Dairesinden dışarı pek çıkmayan Forrester'ın en büyük zevki ise dürbünüyle Afro-Amerikalılar'ın yaşadığı Bronx'u gözetlemektir. Yazarın 'penceredeki
adam' imajı, sahada basket oynayan bir grup genç Afro-Amerikalının ilgisini çeker.

İki yalnız adam
16 yaşında, zeki ve son derece başarılı bir basketbol oyuncusu olan Jamal, Forrester'ın evine girer. Aralarında tesadüf eseri başlayan dostluk, Forrester'a tekrar yaşamayı öğretirken, Forrester da ırk ayrımcılığı nedeniyle öfke dolu Jamal'a cesareti ve güveni öğretir. Jamal, basketbol bursuyla Manhattan'da zengin ve daha çok beyazların gittiği bir okula başlar. Derisinin rengi nedeniyle burada hayat onun için hiç de kolay olmaz. Jamal, yazmanın güzelliğini keşfeder, ancak Bronx'tan gelmesi nedeniyle üniversitede sorunları bitmek bilmez.
Gus Van Sant, senaryosunu Mike Rich'in kaleme aldığı 'Finding Forrester'da eski bir filminden de ilham almış gibi. 1997 yapımı filmi 'Can Dostum'da da yönetmen alt sınıftan bir genç ile bir dehayı karşılaştırıyordu. Bu seferki kahramanlarımız ise Forrester rolünde yılların eskitemediği usta oyuncu Sean Connery ile Bronx'lu Jamal rolünde Rob Brown. 'Finding Forrester'da 50 senedir beyazperdede olan Connery ve ilk kez oyunculuğu deneyen Brown'ın birlikteliği ilginç bir tablo oluşturuyor.
'Finding Forrester'ın diğer ilgi çekici yönü ise pek çok eski filme göndermede bulunması. Al Pacino'nun başrolü genç oyuncu Chris O'Donnel'la paylaştığı ve Oscar'a değer bulunduğu 'Kadın Kokusu' bunlardan biri. Pacino, aksi ve kör bir adamı canlandırdığı filmde, zenginlerin gittiği okulun fakir ancak iyi niyetli, başarılı öğrencisine kol kanat geriyordu.
'Finding Forrester'ın çağrıştırdığı bir diğer film 1962 yapımı 'Loneliness of the Long Distance Runner'. Bir atletin başarıya giden yoldaki trajedilerini anlatan film, genç basketçinin karşılaştığı zorluklar açısından benzerlik taşıyor.
Daha önce 'Sapık'ın yeni bir versiyonunu çekerek Hitchcock hayranlığını belli eden Gus Van Sant, yazarımıza küçük arka penceresinden sokağı gözetleterek, bir anlamda ustanın 'Arka Pencere'sine de göndermede bulunuyor.
Açıkçası Gus Van Sant sadece kamera arkasındaki ustalığını değil, sinemada geçen yıllar sonucunda edindiği film bilgisini de aktarıyor seyirciye 'Finding Forrester'la... (movieweb/imdb)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.