Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
14 Mart 2001

Bir parti ve bir gazete lazım

hdevrim@hurriyet.com.tr
Metin Toker geçenlerde bir gün, beş emektar gazeteci onun davetlisi olarak bir araya geldiğimiz öğle yemeğinde, deniz feneri gibi bir ışığı yakıp söndürdü:

   - Bugün Türkiye'ye iki şey lazım, dedi. Bir siyasî parti ve bir gazete.
Hayır, isim vermedi. İhtiyacı söylemekle yetindi. Aramızda bu tespite karşı çıkan da yoktu. Yaygın bir duygu ve düşünce olmalı.
Din odaklı veya parti sözcüsü gazeteler dışında, bugün, siyaset dünyasında ağırlığı hissedilen bir gazete var mı? Yakın geçmişin Cumhuriyet'i, Ahmet Emin Yalman'ın Vatan'ı, Falih Rıfkı Atay'ın Dünya'sı gibi örnekleri hatırlayın. Günümüzde, diyorum; benzerleri var mı?
Nedir bugün, başlıca özelliği belli bir tercihin bandırasını taşımamak olan etkili gazetelerimizin tavrı? Ekonomiden sorumlu yeni devlet bakanı Kemal Derviş'i, onun davet üzerine Amerika'dan kalkıp gelişini, hükûmette yer alışını ve gazetelerimizin bu "hadise" karşısındaki tutumunu topluca değerlendirirseniz...

   - Bakış açıları arasında şu, şu, şu farklar, hiç değilse nüanslar var, diyebilir misiniz?
Sorsalar: Alınan bu tedbiri hangi gazeteler olumlu karşıladı, karşı çıkanlar oldu mu? Verebileceğiniz açık bir cevap var mı?
Belki gazetelerin yazarlarını söyleyeceksiniz. Her gazetede çeşidi bol olan köşe yazarlarını.
Türkiye, galiba önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bunu iliklerinde hisseden ve kamuoyunu da etkileyen bir gazetemiz yok demek istiyorum. Sebeplerine eğilmeden, geldiğimiz, bulunduğumuz bir nokta olarak söylüyorum.
Toker'in dediğini de ben, bu anlamda eksikliği hissedilen bir gazete olarak anladım o gün.
*   *   *

Ve siyasî parti.
Vedat Özdemiroğlu "Alternatifi Çiller olan kriz, en büyük krizdir" diyordu (Cumhuriyet, 3 mart). DYP'nin özetidir. Diğeri, Erbakan yadigârı FP. Ondan ötesi iktidarda.
Bu tabloda "Bize bir siyasî parti lazım" uyarısının, ilk akla getireceği ihtimallerden biri de CHP'nin yeniden doğuşu olmak gerekmez mi?
Baykal dün, CHP'nin Ulusal Çözüm Programını açıkladı. İçinizde kılı kıpırdayan oldu mu? Çevrenizde bu habere heyecanlanan, bırakın bunu, ilgi duyan kimseye rastladınız mı?
Yeni bir siyasî parti ve etkili bir siyasî gazete.
Ha deyince olacak şeyler de değil ki!

Özür
Diyarbakır'ın başarılı, çok sevilen Emniyet Müdürü Gaffar Okkan bir suikasta kurban gidince gazetecilere sormuştum:

   - Polisin kusurunu kabahatini söylemekten hiç geri kalmayız, böylesine olumlu ve başarılı bir polis müdürünü bunca yıl nasıl oldu da görmezden gelebildik? (Rad., 27 ocak).
Dosyamda 7 mart 2000 tarihli Milliyet'ten bir kesik; bütün 33'üncü sayfayı kapsayan "Diyar-ı futbol" başlıklı bir haber; şehrin futbol takımından çok, iki yıldır Emniyet Müdürü olan Gaffar Okkan'ı öve öve bitiremiyor.
Yazıyı beğenmiş, kesip dosyama almış ve unutmuşum. Umarım genç ve başarılı meslektaşım, iyi mülakatçı Ahmet Tulgar bana darılmamıştır.

Yetmiş yıllık hoca, Vedat Ar
Yaşça da büyüğümdü Vedat Ar, çok zaman önce beni dostluğuna kabul etti. Güzel Sanatlar Akademisi'ni, ben doğmadan bir yıl önce bitirmiş, sonra Paris'te öğrenimine devam etmişti. Bir devrin ünlü seramik ustası ve hocasıydı; çok başarılı bir tiyatro dekoratörü ve film yönetmeni. Öğrencileri, dostları olan hocalar türündendi.
Birlikte seyyar sergiler düzenledik, gazete için reklam filmleri hazırladık Vedat Bey'le. Dünyanın öbür ucuna kadar seyahat ettik. Mizacı ve üslubuyla, birlikteliği mutluluk sebebi olan bir insandı. Onu en son, Dördüncü Levent'te eşi İclal Hanımefendi dostumla bir tenis kortunda, evlerinin balkonunda bizi seyrederken gördüğümü hatırlıyorum.
Dün Cumhuriyet'in 19'uncu sayfasında Vedat Ar'ın ölüm ilanını gördüm. Vakit öğleyi çoktan geçmişti, cenaze namazına bile yetişemedim.
İclal Hanım'a ve sevgili hocalarını kaybeden bütün öğrencilerine sabır diliyorum; Vedat Bey dostuma rahmet!
Ne olumlu, ne sıcak, ne sevgili adamdı... Yıllardır, ara sıra onu hasretle hatırlamaktan gayri ne yaptım! Ne çok güzel an borçluyduk birbirimize.

Dil Yâresi
Türkçe dostlarından (Şaziye Çelik)

  • Reklam değil, anladığıma göre imzalı bir haber. 22 şubat günü Hürriyet'in 5'inci sayfasında çıktı. Kesip size gönderiyorum. Bakalım ne diyeceksiniz?

   - Haberin başlığı "Şov dünyasında yeni bir mekan: Efendy".
Sizi öncelikle "saygıdeğer, ince, çelebi" adam anlamında benimsediğimiz bir kelimenin bozulmuş imlası rahatsız etmiş olmalı. Türkçe'ye, layık gördükleri bunca kötü muamele yetmezmiş gibi, şimdi bir de kelimelerimizi yabancı dil imla kurallarıyla yazarak örseleme modası çıkaranların, ne diyeyim Şaziye Hanım, Allah müstahaklarını versin! Tek örnek efendy değil. Neshe Taverna, Mydonose diye yazanlar olduğunu da yazdım burada. Dil haysiyeti olmayan insanların marifetleri.
Dilek Dallıağ imzalı o haberde, "live entertainment", "Efendy Show Theater", gibi ifadelere de rastlanıyordu.
Rastladıkça ağız dolusu beddua ettiğimi artık saklamıyorum.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.