Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
14 Mart 2001

Derviş'i harcamayın

ismet.berkan@radikal.com.tr
Öyle bir hassasiyet söz konusu ki, mesela önceki gün Kemal Derviş'in Başbakan Bülent Ecevit'le görüşmezden önce Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'la görüşmesi, ekonomiden sorumlu yeni bakana yönelik siyasi ayak oyunlarının başladığı şeklinde yorumlandı hemen.
Bu yorum ne kadar doğrudur şimdilik bilinmez ama Kemal Derviş'e yönelik bazı ciddi ayak oyunlarının varlığı biliniyor. Bunları nedense bugüne kadar hep Mesut Yılmaz yaptı ve insanlar da bu oyunları şimdilik görmezden geldi.
Kemal Derviş'in bürokratlarla birlikte hazırladığı yeni programın bir sürü detayının daha program resmen kabul görmeden basına sızması da sonuçta Derviş'e yönelik ayak oyunlarının bir parçası.
Bakın, Emlakbank'ın kapatılmasıyla ilgili olasılık basına sızar sızmaz MHP önlemini aldı, dün Emlakbank'tan sorumlu bakan Faruk Bal bankanın oluşturulacak ortak yönetime devredileceğini söyledi. Bakan bu açıklamayı yapmazdan önce Emlakbank'ın sisteme en az yük olan kamu bankası olduğunu söylemeden de edemedi ve banka yönetimini 'Başarılı kriz yönetimi nedeniyle' tebrik etti.
Yani Emlakbank belki MHP'den çıkacak ama sistemde kalmaya devam edecek. Acaba Kemal Derviş'in Emlakbank'la ilgili orijinal planı bu muydu?
Hükümet, Türkiye'nin içinde yaşamakta olduğu krizi tam olarak kavradığını belli eder davranışlar içinde değil. Türkiye'nin bankacılık sistemi bir uçurumun kenarında duruyor ve bu kesimle ilgili kararlar geciktikçe uçurum biraz daha yaklaşıyor.
Önceki gün bankacılıkla ilgili kararlarda takılındığı için bir açıklama yapılamadı. Ve önceki gün bazı bankaların nakit sıkıntısı had safhaya ulaştı. Bir orta ölçekli banka için ciddi söylentiler çıktı. Ankara'nın kararsızlığı ve belden aşağı vuruşları daha devam ederse yarın sadece söylentilerle yetinmeyebiliriz.
Derviş'e yönelik engellemeler aslında Kemal Derviş'in değil Türkiye'nin önünü kesmeye yönelik.
Bakın, Başbakan Bülent Ecevit'in taa bayramdan önce Merkez Bankası Başkanlığı'na atandığını açıkladığı Süreyya Serdengeçti'nin kararnamesi ancak dün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e gönderildi ve Sezer de kararnameyi bekletmeden imzaladı.
Peki neden bir kararname bu kadar gecikti? Önceki gün söylenti kararnemenin Başbakanlık'ta bekletildiği yönündeydi.
Son sıkıntı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na yapılacak atamayla ilgili. Bir isim ortaya çıktı. Bu isim için kararname imzaya açıldı ve derken itirazlar başladı. Hemen hatırlatayım, itiraz edenler arasında Kemal Derviş de var. Yani BDDK'nın başına Kemal Derviş'e rağmen bir atama yapılmak istendi.
Kısacası, ne hükümeti oluşturan üç parti arasında ne de bu üç partinin liderleriyle Kemal Derviş arasında ciddi bir güven ilişkisinden söz etmek kolay değil.
Ve bu güvensizler koalisyonu bizden eğer açıklanabilirse açıklanacak yeni ekonomik programa güvenmemizi bekliyor.
Kemal Derviş'in mucizevi işler başaracağına hiç inanmadım ama verili şartlarda hükümetin DSP kanadının bu işi yapmak üzere ondan daha iyi bir ismi bulamadığı da ortada. Bu aşamada beklenen, siyasi kaygıların şimdilik bir kenara bırakılıp Derviş'in yapacağı işlerin desteklenmesi.
Önceki akşam, uzun bir günün ve liderler zirvesinin ardından bürokratlarla buluşan Kemal Derviş, görüştüğü kişilere 'Gerekirse bırakıp gitmek'ten söz etti. Bu bir kararın ifadesi miydi, yoksa günün yorgunluğunun ve bir türlü karar çıkaramamış olmanın bir sonucu muydu, bilinmez.
Ankara'daki kıyma makinesi hiç değilse Kemal Derviş'i yiyemesin. Hiç değilse şu dönemi daha açık, daha dürüst, daha az siyasetle geçirelim.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.