Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
18 Mart 2001

Cehennemden dönüş

Önce Çeçen hava korsanlarının, sonra Suudi komandoların elinden çeken 47 Türk yolcu özel uçakla İstanbul'a geldi. Yolcular hep bir ağızdan Suudi operasyonuna öfke yağdırdı
Haber ResmiİSTANBUL/MEDİNE - İstanbul-Moskova seferi sırasında Çeçen hava korsanları tarafından Medine'ye kaçırılan Rus uçağındaki yolcular 21 saatlik kâbusun ardından dün ülkelerine döndü. Suudi komandoların üç kişinin yaşamına mal olan kanlı operasyonuyla kurtarılan 59 Türk yolcudan 47'si ve operasyon sırasında Suudi komandoların açtığı
ateşte kaza kurşununa kurban giden Gürsel Kambal'ın naaşı dün 15.45'te Türk Hava Yolları'na ait bir uçakla İstanbul Atatürk Havalimanı'na getirildi. İfadeleri alındıktan sonra serbest bırakılan yolculardan beşi hafif yaralıydı.
Türkiye'ye dönmeyen 12 Türk yolcu ise Rusya'nın 100'den fazla Rus yolcu için gönderdiği özel bir uçakla Moskova'ya gitti. Rus uçağı, kaçırılan Vnukova Havayolları'na ait uçağın mürettebatıyla öldürülen Rus hostes Yulia Fomina'nın naaşını götürdü. Türk yolcular Moskova'ya varışta Türkiye Büyükelçiliği yetkililerince karşılandı.
Rus uçağında 21 saat havasız kalmaktan ve stresten dolayı hayli bitkin oldukları gözlenen Türk yolcular, Atatürk Havalimanı çıkışındaki ilk yorumlarında, üç Çeçen korsanın kendilerine iyi davrandığını söyleyip Suudi komandoların operasyonunu ise kıyasya eleştirdi. Yolcular, Türkçe konuşan Çeçen korsanların eylemlerinin 'sadece propaganda amaçlı' olduğunu söylediğini aktardı.

Rastgele ateş kurbanı
Suudi operasyonunun uçaktakilerin güvenliğini tehlikeye attığını kaydeden yolcular, Gürsel Kanbal'ın bu komandolar tarafından açılan rastgele ateşin kurbanı olduğunu belirtti. Suudilerin gündüz gözüyle 5 dakika gibi uzun bir sürede biten operasyonuna bir
eleştiri de İstanbul Emniyet Müdürü Kazım Abanoz'dan geldi. Bu tür operasyonların 3-4 saniyede bitmesi gerektiğini savunan Abanoz, "Bu tam Suudi usulü operasyondur. Böyle olmaz. Kesinlikle başarısız bir operasyondur" diye konuştu. Abanoz, Atatürk Havalimanı'nın güvenlik önlemlerinde sorun olmadığını, korsanların bıçakları ayak topuklarının altına yaptırdıkları özel zulalarla uçağa sokmuş olabileceğini söyledi.

Suudiler savunmada
Suudiler ise kendilerini savundu. Operasyonu gerçekleştiren Ameliyat-ül Kuvvat-ül Hassa timinin komutanı Albay Ali el Rikhaili, operasyonun zamanlamasının kötü olduğu eleştirilerini reddederek, "Pilotun yardım feryatları duyulunca ve korsanların yolcuların bıçaklamaya başladığı haberi gelince operasyon emrini aldık" dedi. Albay, operasyona 'mümkün olduğunca çok yolcunun kurtarılması' için girişildiğini, hava korsanının ise Rus hostesin şahdamarını kesmesi üzerine öldürüldüğünü söyledi. Ancak komandoların rastgele ateş açması konusunda sessiz kaldı.
Suudi yetkililere baskın izni veren ancak özel tim gönderme teklifi Riyad tarafından reddedilen Rusya ise baskını 'profesyonelce' buldu. Kremlin Sözcüsü Sergey Yastrzembiski, Suudi komandoların harekâtı 'Gerektiği zamanda, uygun şekilde ve profesyonelce" yaptığını söyledi. Suudi yetkililer Türk makamlarının yardım önerisini de reddetmişti. (Radikal)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.