Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
18 Mart 2001

Yalnız Türklere mahsus

Oh, nihayet bu da oldu! Şunca yıldır Türk olmanın zorlukları üzerine yazılar yazdıktan sonra, durumun değiştiğini gösteren alametler görmek de varmış kısmette. Dün bizim gazetede okudum:
Artık Türk olmak dezavantaj değil, avantaj olacakmış! İnsanlar Türk pasaportu taşıdıkları için kendilerini talihli sayacaklarmış! Hem de o netameli yerde, yani sınır kapılarında!
Türk'ün makus kaderini bir kez daha döndüren bu kararı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne borçluyuz. Sınır kapılarında sadece Türk vatandaşlarına hizmet verecek 'özel' bankolar oluşturulacakmış. Sınır kapısına geldiniz, kocaman levhayı okudunuz:
Yabancı pasaportlular bu yana, Türk pasaportlular bu yana! Türksünüz, şanslısınız!
Valiliklere gönderilen genelgenin gerekçesi şöyle açıklanıyormuş:
"Diğer ülkelerin vize, sıkı kontrol rejimleri dolayısıyla bunalan vatandaşlarımızı, kendi ülkesinde vatandaş olmanın ayrıcalığını hissettirmek, evine dönmenin rahatlığını ve huzurunu sağlamak, yabancıların arkasında kalarak önemsenmeme duygusundan arındırmak, işlemlerinin daha kolay ve hızlı yapılmasını sağlayarak itibarını artırmak."
Gelin de Türk olmakla gurur duymayın! Bunu okurken gözlerim yaşardı. Özellikle 'yabancıların arkasında kalarak önemsenmeme duygusundan arındırmak' kısmı beni çok heyecanlandırdı.
Hele şu IMF'li, Amerikan Büyükelçili, Dünya Bankalı, AB müfettişli dönemde!
Artık elin sınır kapılarında itilip kakıldıktan sonra yurda döndüğümde, kuyrukta önümdekinin yabancı olmadığını bileceğim ve onun arkasında olmaktan gocunmayacağım. Ne gocunmaması, kendimi önemseyeceğim! Heyyt be, önüm Türk, arkam Türk, ben neymişim be abi diyeceğim!
Bu gazetede sayıları çok olan birtakım münafıklar, örneğin Mine Kırıkkanat, bu uygulamaya da şüpheyle bakacak ve işin içinde bit yeniği olduğunu düşünecek-
tir... Türklerle yabancıların birbirinden ayrıldığı durumlarda kabağın hep Türklerin başına patladığına inandıkları için, bu kader değiştiren buluşa da saplantıyla bakanlar olacaktır. 28 Mart'ta uygulama başladıktan sonra, sınır kapısındaki Türk kuyruğunun daha uzun ve banko polisinin daha somurtkan olduğu-
nu öne sürerek yabancıların asıl şimdi ayrıcalıklı hale geldiğini ileri süreceklerdir. Ama necip halkımız yapılanın kıymetini bilecek, dünyanın en itibarsız, en çok sıfırlı parasına sahip olmanın utancından sınır kapısında kurtularak yurda gurur içinde girecektir!
Sonra da, hazır milli duyguları kamçılanmışken, üzerindeki dolarları ve markları derhal Türk parasıyla değiştirecek, böylece ekonomimizi mahveden dövize kaçış paniğine de son verecektir! İşte çözüm!
Belki diyeceksiniz ki, Türkiye zaten girmesi zor bir ülke değildi. Yabancılarla Türklerin birlikte bulundukları ve bazı Türklerin maalesef bazı yabancıların arkasına düştükleri giriş kuyrukları diğer ülkelerdeki kuyruklardan daha kısaydı. Giriş muamelesi iki tıktık bir şıkşıktan oluştuğu için bir dakikayı bile bulmuyordu.
Diyeceksiniz ki, asıl sorun burada değil, yabancı sınır kapılarında. Asıl onların Türk pasaportluları ayrı kuyruklara almasına nasıl engel olacaksınız?
Asıl onların üzerinde ay yıldız bulunan pasaportu görür görmez elektrik verilmişcesine irkilmelerine nasıl engel olacaksınız?
Diyeceksiniz ki, bu uygulama göz boyamaya yönelik bir işgüzarlığa benziyor.
Diyeceksiniz... Dersiniz... Sizden her şey beklenir: Kuyruklarda yabancı pasaportluların arkasında bekleye bekleye bu hallere gelmişsiniz!


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.