![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Kurşun yıllar mine.saulnier@free.frKürsüdeki yaşlı adam, beyaz yoluk bir aslan yelesini andıran saçları ve gözlüklü başını önüne eğmiş, vicdanının sesini dinliyor. Az önce, o vicdan dile gelmiş ve: "Bu ülkenin elli yıldır hırsızlar, mafyacılar, katiller ve cinayete azmettiriciler tarafından yönetildiğini bilseydim, ben de Kızıl Tugaylar'a katılırdım!" diye kükremiş. Dinleyenler ürkek, dinleyenler şaşkın ve sessiz. Çünkü kürsüdeki yaşlı adam, vicdanının sesi böyle çıkmaması gereken birinci, bu sözleri söyleyebilecek sonuncu insan. Çünkü kürsüdeki yaşlı adamın adı, Francesco Cossiga. İtalya'nın eski cumhurbaşkanı. Ülkesinin tarihine 'Kurşun Yıllar' başlığıyla en karanlık sayfalar yazılırken, örneğin 1978 yılında Hıristiyan Demokrat Parti lideri Aldo Moro öldürüldüğünde, Francesco Cossiga İçişleri Bakanı'ydı. Koyu sağcı Cossiga, solcu Kızıl Tugaylar'a karşı verdiği amansız, tavizsiz ve acımasız mücadeleyle tanındı. Kızıl Tugaylar, Kurşun Yıllar boyunca tek tek öldürüldüler, yakalandılar ve müebbeden hapsedildiler. Kendileriyle mücadelede bir numaralı rolü üstlenen Francesco Cossiga, zaman içerisinde devletin bir numaralı adamlığına kadar yükseldi. Ve politikacı Cossiga, ne içişleri bakanı, ne de devlet başkanıyken bilmediği hidayete erdi. Francesco Cossiga, geçen hafta hapisteki birkaç yüz Kızıl Tugay mensubu için 'af' istedi İtalya devletinden. Corneille'in Cinna tragedyasında Kral Auguste'un bağışlayıcılığını örnek vererek yaptığı 'af' çağrısını: "Biz kazandık! Biz kazandığımız için teröristlerin bağışlanmasından yanayım. Geçmişle hesabı kapatmalıyız artık," diye savundu. Yetinmedi. Konuşmasındaki en şaşırtıcı öğe, Kızıl Tugaylar'ın ideolojisine sahip çıkmasıydı. Cossiga: "Dönemin başbakanı Giulio Andreotti, mafyanın lideri ve bir gazetecinin öldürülmesinde cinayete azmettirici olduysa, solcu bir gencin silahlara sarılmak istemesi normal değil miydi?" diye sordu İtalya'nın vicdanına. Çünkü sağcı Francesco Cossiga'nın solcu Kızıl Tugaylar'ın peşindeyken bilmediklerini artık tüm İtalya biliyor, sevgili okurlar. Onları yargılayan, Aldo Moro'nun cinayetini sorgulayan hukuk adamları, kitaplara yazdılar. Yalnız bir gazeteciyi değil, Hıristiyan Demokrat Parti liderini, aslında zamanın başbakanı Giulio Andreotti'nin öldürttüğü gün gibi açık. Aldo Moro'yu öldürtmek için, Mafya aracılığıyla Kızıl Tugaylar'ı kullandığı bile açık. Açık da, kanıtlar yok edildiği için cezalandırılamıyor Andreotti. Çünkü Mafya can vermedi İtalya'da. Hâlâ güçlü ve koruyor Andreotti'yi. Eski başbakanı yalnız siyasal anlamda bitirebildiler. Yirmi yıl geçti aradan. İtalya, dize getiremediği Mafya'ya rağmen 'Kurşun Yıllar'ını geride bıraktı. İtalya'nın Kurşun Yılları, Türkiye'nin de 'Kurşun Yılları'ydı. İtalya'nın yılları artık altın. Refah ve ferahlıkta, altın çağını yaşıyor İtalyan halkı, ekonomisi ve sosyaliyle. Türkiye yine 'Kurşun Yılları'nı. Türkiye hâlâ kurşun atıyor, kurşun yiyor. Hava kurşun gibi ağır. Bağıramıyoruz bile, kurşun sesten ağır, kurşun sesten hızlı... Kurşun, işsizlik olup vuruyor. Yoksulluk olup vuruyor, haksızlık olup vuruyor. Duymuyorlar. Nedamet sağırı kulaklar, işbirlikçi dilsizler, duymazlar. Suçluların cezalandırılmasından geçtik de: Türkiye'nin kanatlarına yarım yüzyıldır kurşun bağlayanlara karşı tek kişi, bir Cossiga bile çıkmayacak mı?
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||