![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Festival'de birkaç yönetmen Oscar'ın heyecanı onunla doğrudan doğruya ilişkisi olmayanlara da yansıyor. Altın küreciklerin parıltısı herkesin yüzüne vuruyor sanki. Oysa Uluslararası İstanbul Film Festivali de yaklaştı sayılır. Basın toplantılarını yaptılar, programlarını duyurdular. Geçen yıl özellikle klasikler açısından benzersiz bir program sunulmuştu, bu yıl ise Festival daha bir gençleşmiş. Genç derken, ille de yaşı kastetmiyoruz. Sinemanın yıpratıcı dünyasında, biliyorsunuz, otuz küsur, hatta kırk yaşındaki yönetmenler bile 'genç' kategorisine girer. O yaşa kadar uluslararası şöhret sağlamış sinemacı, genç yaşta başarıya ulaşmış demektir. Bir de ruh gençliği var tabii. Örneğin, Festival'in bu yılki 'kült' yönetmeni Roger Corman'daki gibi. Amerikan sinemasının en çok film yapan, en az zarar eden (Belki 'Fitneci' (The Intruder) hariç, kuruş kaybetmediğini söylüyor) sinemacısı Corman, çoğumuzun yıllardır uzaktan uzağa, içten içe sevip hayran olduğumuz bir yapımcİ/yönetmen. Bu yıl Festival'e kendisinin yönettiği Edgar Allan Poe uyarlamalarıyla katılıyor ama, Ulusal Yarışma bölümündeki 'İntihar Kulübü'nün yapımcısı da o. Yönetmeni Rachel Samuels, çok sevdiği öğrencilerinden biri. Üstadı İstanbul'da görmek de mümkün olacak. Bir başka özel bölümlü yönetmen (Bugünlük, 'Ustalara Saygı'nın dışındaki yönetmenlere takılıyoruz), 'Ölümcül Oyunlar'ı (Funny Games) gördüğümüzden beri meftun olduğumuz Michael Haneke. Bu filmi, birleşmemiş Avrupa hikâyesi 'Bilinmeyen Kod' (Code Inconnu) izlemişti. Avusturyalı yönetmen Festival'e bir Kafka uyarlaması ('Şato-Das Schloss) ve 'duygusal buzlaşma' üçlemesiyle geliyor: 'Der Siebente Kontinent' (Yedinci Kıta), 'Benny's Video' (Benny'nin Videosu) ve '71 Fragmente einer Chronologie des Zufalls' (Bir Şans Kronolojisinde 71 Parça). Haneke usulü, duygudan ve tutkudan yoksun görünen, fevkalade sarsıcı filmler. Çağımızdan insan manzaraları... Ama yönetmenin amacı bu manzaraların daim olması değil, bizim (onun filmlerinin de etkisiyle) silkinerek durumu değiştirmemiz. Festival'in bu yılki genç yönetmeni ise, Japonya'da Takeshi Kitano sonrası dönemin en parlak yönetmeni sayılan Takashi Miike. Sinemaya nispeten geç yaşta başlamış Miike, bu dezavantajını yılda üç-dört film çekerek kapattı. Daha ilk filmiyle kendi ülkesinde dikkati çekmiş, saygın ödüller için adı geçer olmuştu. 1995'ten bu yana 30 projeyi hayata geçiren yönetmen (aralarında TV filmleri de var), Festival'de izleyeceğimiz 'Audition' (Prova) ile Rotterdam'da iki ödül alarak, uluslararası arenada da adını duyurdu. Temposu hızlı, şiddeti son derece, kan revanı kendine elverir bir sineması var. Artık bundan ileri gidemez dediğiniz noktayı defalarca aşıyor. Ama John Woo gibi estetik şiddet yanlısı değil, fiyakalı açılar ve stilize hareketlere itibar etmiyor. Bakalım onları sevecek misiniz? vinny@turk.net
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||