Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
21 Mart 2001

Dünya ondan sorulur

77 yıllık ömründe 187 ülke ve kenti gezip gören ve gittiği yerlerden 16 diplomayla dönen Nurettin Uğurlu, şimdilerde dizi ve reklamlar sayesinde kazandığı şöhretin tadını çıkarıyor
Haber ResmiSUNA AKTAŞ
İSTANBUL - 'Uzaklara' diyen sesin peşine düşüp 187 ülke ve kent gören, gittiği yerlerden 16 diplomayla dönen 77 yaşındaki Nurettin Uğurlu'nun hayatöyküsü, film kahramanlarını aratmıyor. İzzet Baysal Huzurevi'nde yaşamını sürdüren Uğurlu, şimdilerde 70'inden sonra oynadığı klip, reklam ve diziler sayesinde ünlü olmanın tadını çıkarıyor. 2 Haziran 1924 doğumlu Uğurlu, kendini 'her şeyin fazlasını yaşamış, olgun bir genç' olarak tanımlıyor. İngilizce, Arapça ve İtalyanca bilen her sabah spor niyetine 12 kilometre yürüyen, akşam yemekleri yemeyen Uğurlu, böylece ruhuna ve bedenine sahip çıktığını söylüyor. Liseyi bitirdikten sonra, İngiliz Hava Kuvvetleri Elektronik Okulu'nda eğitim gören Uğurlu, 1943'de Mısır'a giderek, orada hava radarları üzerine uzmanlaşmış. Ardından Türkiye'ye dönerek ilk hava radarlarını monte etmiş. Daha sonra gemilerde kullanılan ve yön tayinini sağlayan Gayro Compast cihazı üzerine ABD, İtalya ve İngiltere'de eğitim almış. Uğurlu'nun 1970'li yıllardaki durağı ise uydu sistemleri frekansları konusunda eğitim aldığı İsviçre olmuş.
Yunan adaları, İskandinav yarımadasının tamamı, Fransa ve Hollanda gibi birçok ülke ve kenti gezen Uğurlu Türkiye'ye döndükten sonra şehir hatlarında çalışan gemi kaptanları ve teknisyenlerine 'siste seyir' konusunda ders vermeye başlamış. Pek çok Türk deniz adamını yetiştirmekten dolayı gurur duyduğunu anlatıyor.Bu hızlı yaşamda çok kadına da âşık olmuş Uğurlu. Hiçbirini unutmamış ama bir kadını çok sevmiş. Sevdiği kadınla da evlendiğini söyleyen Uğurlu, "Adı Hayriye. Zaten âşık olduğun kadınla evlenmeyeceksin, çünkü ömrü kısa olur o evliliğin, sevdiğin kadın olunca evlilik bir ömür sürer" diyor.

'Burada huzur buldum'
Çok sevdiği Hayriye'sini 1997'de kaybedince, kendi isteğiyle İzzet Baysal Huzurevi'ne taşınmış. Huzurevi'ne yerleştikten sonra huzur bulduğunu söyleyen Uğurlu, "Burada rahat ediyorum. 52 yıllık evliliğimde eşim bana bir kere bile, 'canım, hayatım, tatlım' diye seslenmedi. Burada insanlar biribirlerine canım diyor, hayatım diyor, tatlım diyor. Ne kadar keyifli değil mi, bu beni son derece mutlu ediyor" diye konuşuyor.

Ekranın pamuk dedesi
Uğurlu'nun 70'inden sonra pop şarkıcısı Gülen'in klibinde derviş rolüyle başladığı yeni serüveni, Mustafa Yıldız Doğan'ın klibinde 'Dede Korkut', bir çiklet reklamında 'Hızır', Marziye'de köyün en yaşlı dedesi 'Pamuk Dede' ile devam etmiş. Huzurevi sakinlerinin de bu diziden sonra kendisini 'Pamuk Dede' diye çağırdığını anlatan Uğurlu, şu sıralarda yeni çekilecek bir dizi için hazırlık yapıyor. Uğurlu'nun 'renkli dünya'yla tanışması ise, her sabah yürüyüşe çıktığında karşılaştığı genç bir kız sayesinde olmuş. Sabah selamlaşmaları, genç kızın Uğurlu'yu ziyaretlerine dönüşmüş. Genç kızın tanıdığı bir ajans sahibinin teklifiyle de Uğurlu, yeni hayatına ilk adımını atmış. Sinan Çetin'in yönetmenliğini yaptığı bir çiklet reklamı için tam 12 saat çalıştığını söyleyen Uğurlu, "Zor bir iş, televizyonda göründüğü gibi kısa değil. Çetin tam 12 saat Pera Palas'ta uğraştırdı beni. Yok olmadı tekrar yürü, diye. Marziye'de ise Marziye ağlıyor bir mezarın başında ve yukarıdan yağmur yağıyor havası vermek için su döküyorlar. Islan babam ıslan. Hem güzel, hem yorucu" diyor.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.