![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Şen ola Diyarbakır şen ola!İki eliyle 'BARIŞ!', 'BARIŞ!' yapan bu kadınların bu işareti yapmasının çok ağır, derin, acılı ve ivedi bir anlamı var. Oğlunu yitirmiş, kocasını, amcaoğlunu, kardeşini... İşte bu ağırlık, bu vahamet duygusu, gezi boyunca hiç yakamdan düşmedi PERİHAN MAĞDENDİYARBAKIR - Başlığı türkü satırıyla atmış olsak da, yazımıza on yılların 'kitsch' şaheseri Love Story'nin Türkçe karşılığının giriş kapısı olan: NERDEN BAŞLASAM mısraıyla girmek isteriz. Ki bilen bilir, ikinci satır da: "Bu aşk hikâyesini nasıl anlatsam," diye gelir. åşık da olduk oralara yani. Dünyanın en mutlu, en yoğun gezisini gerçekleştirdik o topraklara bir kere. Aşırı mutluyduk, kız çocukları gibi şendik grup olarak; öylesine candan sıcak karşılandık/ağırlandık/uğurlandık. Üstelik acılı topraklardaydık, gözleri-miz yaşarmaya acayip temayüllüydü: Her an, her saniye gözlerimiz yaşarıvermekteydi. Benim için öyleydi en azından. Çok dolu dolu bir geziydi. Şimdi bu girişi girişlerken, aldı mı beni bir kaygı parçası: "Seyahati tam tamına yansıtabilecek miyim acaba? Mümkün mü bu?" Ki buna 'sınav korkusu' da denir Mançurya'da. Hadi sadede gelelim, konuya şakkadanak girelim. Bir kere bu "Diyarbakır'a gidelim. Kadınlarla söyleşelim. Barışın, doğunun, doğu kadınının, kadın dayanışmasının UMURUMUZDA olduğunu o naçar toprakların yiğit kadınlarına gösterelim" fikri, Pınar Selek'ten çıktı. Hakiki hayatta Pınar Selek'i ilk kez, bu gezi sebebiyle görmüş oldum. Pınar, boylu boslu güzel bir kadın. Sesi güzel, içi güzel, dışı güzel. Ama 'güzel' deyip geçemeyeceğin bir güzelliği var Pınar'ın. Rönesans ressamlarının Meryem Ana tasvirlerinden biri gibi yüzü. Al Pınar'ı, koy Leonardo'nun karşısına: Öyle yürekten yükselen ışığın yüze vurduğu bir azize güzelliği. Üstelik yalnızca bir 'Kutsal Bakire' modeli değil Pınar. Pınar'da yüzde yüz bir Jean D'arc'lık da var. (Ki bildiğiniz üzre, kızın 2.5 yılını yaktılar.) Gerçi, sonra Jean D'arc da azize ilan edildi: Yani doku, maya-o doku, o maya. Olağanüstü tatlı bir insan. Sıcacık, sihirli, ayrıca gülmeye, eğlenmeye her an hazır. İşte, öyle dünyaya az gönderilen güzelim meleklerden biri. Grup bir kere, çok güzel çatılmıştı. Tam listeyi vermek boynumun borcudur. Bu kadınlar vardı: Zeynep Atikkan, Zeynep Oral, Nilgün Cerrahoğlu, Duygu Asena, Şükran Soner, Güler Kazmacı, Zeynep Avcı, Saynur Varışlı, Jülide Kural, Vicdan Baykara, Yaşar Seyman, Gül Demir, Ayşe Düzkan, Pelin Erda, Sema Pekdaş, Zübeyde Atay, Nemika Tuğcu, Gülşen Alpay, Halime Güner, Füsun Sayek ve Elif Ergu. A! havaalanında baktım: Türkiye'nin en mühim, en 'say kadın köşe yazarlarımızı' deyince akla gelen kadınları, işten atılmışlardı. İşin vahametine daha önce uyanamamıştım. Açıkçası, bana en çok düzenli olarak okuduğum, Türkiye'nin en beğendiğim köşe yazarlarından biri olan Zeynep Atikkan'ın işsiz (bizlerin de yazısız) kalması dokunmuştu. Ama atılanların hepsiyle bir araya gelince, 'Haydaaa!' oluyor insan. 'Sanki kadın köşe yazarlarımız çoktu da, bası-nımız tamamen kesilip budanmış oldu.' Kriz mriz. Yeniden yapılanma mapılanma. Bir Nilgün Cerrahoğlu -klasik deyimiyle- 'kolaylığınla' -hele bu bereketsiz topraklarda- 'yetişmiyor'. Ayrıca bu kadın köşecilerimizin ortak paydaları göz önüne alınırsa, 'Kriz Medyası'nda yalnız 'Sex and The City' ekolünden Postözal Kızlarına yer açılacakmış gibi, duruyor. Böyle 'gitti mi elden avuçtan gül gibi kadın gazetecilerimiz' didiklenmeleriyle bindim uçağa; Diyarbakır'da indim. Bizi belediyenin arkasına götürüp, Batılı Evita'lar misali taş bir balkonun üstüne çıkardılar. Hemen utanç duyuyorsun senin için zorla yaratılan bu ayrıcalıklı konumdan. Altımızda Kürt kadınları kıyamet: Nasıl coşku içinde zılgıt çekiyorlar, iki ellerinin ikişer parmaklarıyla BARIŞ işareti yapıyorlar, Kürtçe barış ve dostluk sloganları atıyorlar. Bir coşku, bir sıcaklık, bir bağra basma -hasretle, önemle ki, bunun benzerine bura topraklarında Allah için, rastlanmaz. Sadede gelmek kolay oldu Son bir gayret. Bir anlaşma eli... 'Bu dille doğdum, suç mudur?'
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||