![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Narkozun etkisi geçmeden hdevrim@hurriyet.com.trEkonomiden anlamayan, ama gazete haberlerini ve yorumlarını okuyup anlamaya çalışmayı kendine iş edinmiş birinin dünkü halini tasavvur edebilir misiniz? Ben söyleyeyim, içler acısı bir perişanlıktı, içimde duyduğum. Yeşil tükenmezimle dün altını çizdiğim satırlar bir araya getirilse, sırtı kalınca bir kitap eder sanırım. Peki ne anladın derseniz, gene Muharrem Sarıkaya'dan kopya çekeceğim. Kusuruma bakmasın! "Başbakan Bülent Ecevit, dalgalı kur sistemine geçildiğinde, tekstildeki ihracatta patlama olacağını açıklamıştı. (Araya girmekten kendimi alamıyorum. Bu işgüzar tahmini yazıp da Başbakan'ın eline tutuşturanın eli kırılsın mı desem -sizin aklınıza daha az ayıp olacak bir beddua geldiyse, onu söyleyeyim- bilmem ki...) Ancak Başbakan'ın tekstildeki umudu tersine döndü. Tekstilin can damarı iplik üreticisi fabrikalar, dünden itibaren üretimlerini durdurmaya veya azaltmaya başladı". Bir yanda Çerçeve Anlaşması. Beride "kahraman" Hükûmet'in Ulusal Program kitabı. Bu gelişmeler millete, dakika sektirmeden açıklanıyor. Ne iyi! Televizyonlarda metnin tamamını beklemeden, peyderpey açıklamalar bile yapılıyor. Ama bu şeffaflık krizinde (dün Koç Holding'in 37. Genel Kurul toplantısı bile televizyon ekranlarına yansıtılmıştı), şimdi de akla yeni bir sual geliyor: - Olayların gözümüzün önünde cereyan etmesi (Kemal Derviş'in iş çevreleriyle teması gibi), önemli metinlerin dakika kaybetmeden açıklanması, olup bitenlerin milletçe anlaşıldığını mı gösterir? Hiç sanmam! Yazılı veya sözlü laf çokluğu (haydi kalabalığı demeyelim), gelişmeleri milletin saati saatine takip edebileceği anlamına gelmez; hatta kamuoyunun bilgilendirilmesini biraz daha güçleştirir. Birilerinin, bir yerde plağı durdurup, gelinen noktayı bize anlatması gerekir. Mesela aynı yazıdan aktaracağım şu üç cümle, bu açıdan, bütün o laf çokluğundan daha aydınlatıcıdır: "Piyasa, narkoz verilmiş bir hasta gibi. "Bu piyasa ikinci bir narkozu kaldıramaz. "Bu nedenle ne yapılacaksa, Kemal Derviş'e kamuoyu desteğinin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde süratle yapılması gerekiyor" (Hürriyet, 20 mart). Dil Yâresi
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||