![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Kıbrıs sorunu uykuları kaçırıyorKamuoyu Kürtçe sorununa takılsa da asıl büyük engel Kıbrıs konusunda... myetkin@radikal.com.tr19 Mart'ta açıklanan AB Ulusal Programı'yla, Türkiye'nin 30 yılı aşan Avrupa'yla bütünleşme macerasında önemli bir dönüm noktası geride kaldı. Belirsizlikle eleştirilse de, ülkedeki siyasi ve ekonomik sıkıntıların zirveye vurduğu günlerde, üstelik dünyaya bakışları birbirinden farklı üç partinin koalisyonu yönetimindeki Türkiye'nin Ulusal Programı'nı ilan etmesi önemli bir gelişme. Ankara'nın, iç çelişkilerine karşın, Avrupa'yla bütünleşme stratejik hedefinde ısrarını kanıtlamakta. Israr yalnızca Avrupa hedefinde de değildir. Aynı zamanda Türkiye'nin, yine bütün iç çelişkilerine karşın, siyasi, ekonomik ve sosyal yapısını, Atatürk'ün deyişiyle 'muasır medeniyet seviyesine' yükseltme, güncelleştirme çizgisinin gücünü koruduğunu da göstermektedir. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın 'AB hedefi olmasa da bu program Türkiye'nin yapması gerekenleri gösteriyor' sözleri, siyasi görüşü ne olursa olsun bu hedeflere içtenlikle inanan kesimlerin ortak görüşüdür. Bu hedef kaçırılmamalıdır. Gerisi 'Kervan yolda düzülür' atasözümüzde olduğu gibi, biraz Türk işi olacak gibi görünüyor. Gerisi Ankara'yla Brüksel'in siyasi pazarlığına bağlı. Ulusal Program'ın yazılma sürecinde de açıklanması sürecinde de, kamuoyundaki tartışmalar 'Kürtçenin yayın ve eğitim dili olarak kullanılması' çevresinde yoğunlaştı. Sanki bu sorun tek başına Türkiye'nin AB'ye üyelik ölçütüymüş gibi tartışıldı. Oysa diplomatik kulislerdeki tartışmalarda, asıl sorunun Kürtçede değil, başka iki noktada yoğunlaştığı 10 Aralık 1999 Helsinki Belgesin'den bu yana görülebiliyordu:
Ama Kıbrıs öyle değil. 1974'ten bu yana Kıbrıs adasında süren fiili durum, AB'yi doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü; 1- Türkiye tarafından resmen tanınmayan Güney Kıbrıs hükümeti, AB tarafından Türkiye'ye eşit bir aday olarak tanınıyor. 2- Meşru hakları yalnızca Türkiye tarafından resmen tanınan KKTC, çoğu AB ülkesince 'Türk işgali altındaki Kıbrıs toprağı' olarak görülüyor. 3- Dolayısıyla Kıbrıs sorunu mevcut haliyle Türkiye'nin AB üyeliğine engel olacak gibi görünüyor. Hükümetin etkili bir üyesi durumu 'Kıbrıs en ciddi sorun, uykularımızı kaçırıyor' diye anlatıyor. Kıbrıs sıkıntısı bu analizle sınırlı değil çünkü. Geçen hafta AB Dönem Başkanlığı'nı yürüten İsveç'in başkenti Stockholm'de yapılan bir danışma toplantısında, Kıbrıs'la ilgili gelişmeler, AB Komisyonu'nun Genel Sekreter Yardımcısı Brian Crowe'un sorumluluğuna verildi. Crowe bir İngiliz. Bir başka İngiliz, Michael Leigh, AB'nin Türkiye, Kıbrıs (Rum hükümeti), Romanya, Bulgaristan ve Malta'nın üyelik dosyalarından sorumlu. Türkiye'nin Ulusal Programında havale ettiği BM girişiminde de giderek denge değişiyor. Kulislere yansıyan haberlere göre, ABD yönetimindeki Cumhuriyetçi Parti'nin Kıbrıs konusuna fazla ilgi göstermemesi nedeniyle, İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi David Hannay etkinliğini artırıyor. Hatta son bilgilere göre, AB Bakanlar Konseyi, Kıbrıs girişimlerini gayriresmi olarak Hannay'in, yani Londra'nın inisiyatifine bırakmış durumda. 'Neden İngiltere?' diye sormayın. 1974 harekâtına kadar Kıbrıs'taki üç garantör devletten biriydi. Halen Ortadoğu-Doğu Akdeniz bölgesindeki en büyük yabancı askeri üsler de İngiltere'nin Kıbrıs'taki Agroturi ve Dikelya üsleri. Kulislerde izleri ortaya çıkan plana göre, bu haziranda Rum hükümetiyle üyelik müzakereleri tamamlanacak. Bir süre beklemede tutulacak olan Kıbrıs sorunu, 2002'nin ikinci yarısında, Danimarka'nın dönem başkanlığında gündeme getirilecek. 2003'ün Ocak ayında başkanlığı devralacak Yunanistan'ın döneminde de Kuzey'den 'vazgeçilmesi' uğruna Rum hükümetinin üyeliği gündeme gelecek. Türkiye, mevcut durumu değiştirme yolunda Kıbrıs konusunda yeni bir tutum belirlemediği sürece, 2003 yılında ya Rum hükümetinin Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB üyeliğini sineye çekecek, ya da kendi AB üyelik sürecini tehlikeye atacak bir kışkırtmayla karşı karşıya kalacak. Komployu görmeyenler, görmek istemeyenler ve AB karşıtları memnun. Görenlerin uykusu kaçıyor.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||