Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
22 Mart 2001

Kuraklık kıranı

Salı günü Ankara'da ülkemizin içinde bulunduğu kuraklık kıranının (afetinin) tanınması ve yapılabileceklerin belirlenmesine katkıda bulunmak amacıyla, değişik çevrelerden 55 ilgilinin katılımıyla yuvarlak masa toplantısı yapıldı.
Deprem, sel gibi kıranlarla karşılaştığımızda 'kriz masası' kurup, ertesi hafta başarılara imza attığımızı ilan etmeyi iyi biliriz. Geldiğini kimilerinin bildiği kıranların, başımıza getirecekleri önceden tanıma; boyutunu öğrenme; yapılacakları sıralama; kimin, neyi, nasıl yapacağını planlama; bu planın kaynaklarını hazırlama, özetle 'risk yönetimi' alışkanlığımız yoktur.
Kuraklık nedir? Ülkemiz, kuraklık kıranı içinde midir, yoksa kıran gelmekte midir? Geçici mi, yoksa sürekli midir? Türkiye'deki kuraklığın boyutu nedir?
Bu soruların siyasal iktidarca ve toplumca kabul görmüş, paylaşılmış cevapları yoktur, kişisel ya da kurumsal yaklaşımlar, anlayışlar vardır. Yarın veya üç yıl sonra, her durumda, haklı olarak 'Ben demiştim!' diyecekler bulunacaktır.
Mart ayı ölçümlerine göre bu yıl yurdumuz ortalamanın yüzde 30'u kadar az yağış almıştır. Enerji amaçlı en büyük 10 barajımızda, minimum miktarından ancak yüzde 5 kadar fazla su bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu 10 barajın su hacmi, tüm barajların toplam hacminin yüzde 90'ından fazladır. Hangi değere bakılırsa bakılsın, kuraklığın geçen yıldan daha ileri bir düzeyde olduğu görülmektedir.
Ülkemizde suyu izleyen, genel su kullanım politikalarını belirleyecek bir kuruluş yoktur. Devlet Su İşleri, Elektrik Etüt İdaresi, Köy Hizmetleri, Devlet Meteoroloji İşleri, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Orman Bakanlığı aralarında etkin haberleşme olmadan konunun bir bölümüyle uğraşmakta, bilgi toplamaktadırlar.
Ayrı yerlerde toplanan veriler birleştirilmemektedir. Herkesin kullanımına açık bilgi bankası oluşturulmamıştır. Her idarenin kendi görevine hizmet eden ölçüm istasyonları vardır. Geçici ölçüm amacıyla kurulup kapatılan istasyonlar vardır.
Gerçekte çeşitli birimlerde ve üniversitelerimizde bulunan yetişkin personel birbirinden habersiz araştırmalar yapmaktadırlar.
Demokratik Değişim Derneği'nin düzenlediği salı günkü toplantıda, ülkemizde su kullanımının ve kuraklık içinde yaşamın planlamasında eşgüdüm sağlayacak, politika kararları oluşturup yaygınlaştıracak bir kurumun eksikliği üzerinde duruldu. Teknik personelimizin dağınık yerlerde, adeta birbirinden habersiz çabaladığı görüldü.
Bu toplantıda konuşulanlar, henüz anlaşma sağlanacak bir tanım aranmadığını, 'kuraklığın sürekliliği' üzerinde görüş birliği bulunmadığını gösteriyordu.
Geçen ay Tarım Bakanı Özalp sorunun önemini vurgulayarak 'Su Konseyi' kurulmasını istemişti. Bu konseyin ne yapacağı belirgin olmadığı gibi, çare olarak gösterilen yasaların amaç ve hedeflerinde de birlik yoktur. Benim anladığım, henüz tanımlanmamış kuraklığa, diğer kıranlar gibi, toplumca hazır değiliz.
Anlaşılan önümüzdeki aylar ve yıllar, toplumca tanımlamadığımız ve hazırlanmadığımız kuraklık içinde yaşayacağız.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.