![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Sorular talkan@media.ankara.edu.trİnönü, "Tarih bizi, 'İyi niyetli adamlardı ama ekonomi bilmiyorlardı,' diye yargılayacak" derdi. 1950'den bu yana ekonomiden anlayan nice devlet adamı gördük. Bayar, Demirel, Özal, Çiller... Bizi adım adım bu noktaya getirdiler. Acaba ekonomiden anlamamak daha mı iyi, ne dersiniz? Adam tecavüzden hapis olmuş, sonra 'kader kurbanı' olduğu anlaşılınca salıvermişler. Belediye parkında bekçilik yaparken bir küçük kıza tecavüz edip öldürmüş. "Neden bu işi yaptın?" diyenlere soruyla karşılık veriyor: "Beni neden saldılar ki?" Evet Rahşan hanım ve af tasarısına oy veren bütün Meclis üyeleri, bu soruyu sizin yanıtlamanız gerekiyor: O katili neden salıverdiniz? Bu olacakları bilmiyor muydunuz? Daha önceki aflarda aynı trajediler yaşanmadı mı? Bu olacaklar yazılıp çizilmedi mi? Bunun hesabını vicdanlarınızda nasıl vereceksiniz? O küçük kıza ve ailesine ne diyeceksiniz? Bir taraftan 'Ulusal Program' veriyoruz Avrupa Birliği'ne katılmak için: Daha demokratik olacağız, söz! Öte yandan Evrensel gazetesini bir hafta kapatıyoruz (öldürülen gazeteci Metin Göktepe'nin duruşmasında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü ile yardımcısı da sanık sandalyesine oturtulmalıydı, dediğinden). Fatih Üniversitesi kapatılma tehdidi altında. Fazilet Partisi kapatılacak mı, endişesi yaygın. Eski Refahlıların siyaset yasağı tartışılıyor. Gün geçmiyor ki RTÜK bir kanalı susturmasın. Tiyatro oyunları valiliklerce yasaklanıyor. Öğrenciler üniversite yerleşkesinde basın bildirisi okudukları için tutuklanıp yargılanıyorlar. (Bu arada, olayla hiç ilgisi olmayan, oradan tesadüfen geçen 16 yaşındaki bir simitçiyi de içeri atıyorlar.) İşkence gırla gidiyor. Çat kapı infazlar sürüyor. İnsanlar esrarengiz biçimde, hiç iz bırakmadan kaybolmaya devam ediyor. Siz Avrupa Birliği yetkilisi olsaydınız, bu manzara karşısında ne derdiniz? Ulusal Program'ı ne kadar ciddiye alırdınız? Batman'da son iki yılda 135 intihar girişimi olmuş. Bu işe kalkışanlardan 42'si ölmüş. Ölenlerin yüzde 75'i kadın! (Dünyada bu oran yüzde 25'tir.) Bu kadın kıyımı ile Meclis'te 'Karıya karı denir, ona da para koklatılmaz,' diyen zihniyet arasında (eskilerin deyişiyle) bir 'illiyet rabıtası' var mıdır acaba? İtalya'da yayımlanan bir rapora göre, rahipler rahibelere tecavüz ediyormuş. Hamile kalanları da kürtaja zorluyorlarmış. Hatırlarsınız, birkaç ay önce de Güney Kıbrıs'ta bir skandal patlak vermişti. Başpapazın eşcinsel olduğu iddia edilmişti. Aslında bütün bunların haber değeri yok. Eskiden beri olan şeyler. 'Ortaçağda iki rahip karşılaştığı zaman sırıtmadan birbirinin suratına bakamaz,' denirdi. Beni asıl meraklandıran şey şudur: Bu günahkârlar nasıl günah çıkarıyorlar dersiniz?
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||