Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
22 Mart 2001

Programın icrası

Türkiye, AB'ye tam üyelik sürecinde yapması gereken kısa ve orta vadeli uyum çalışmalarını, geçen yılın sonunda açıklanan Katılım Ortaklığı Belgesi (KOB) bağlamında geniş bir paket halinde, 'Ulusal Program' başlığıyla açıkladı. Bu, devlet aygıtlarının işleyişiyle ilgili tüm konuları kapsayan bir program.
Ancak, program metninin özellikle siyasi ölçütlere ilişkin öngördüğü konular ve bununla ilgili takvim öncelikli bir öneme sahip. Bunun temel nedeni, her şeyden önce, ülkedeki insanların, kendi gelişmelerini tayin etmede ne ölçüde hak sahibi olacaklarıyla ilgili önceliklerin bu metinde yer almasından kaynaklanıyor. Buna ek olarak, AB ile tam üyelik müzakerelerine girişilmesinin başlangıç hattı da bu konularda bir iyileşme ve uyumun sağlanmasına bağlı.
İyimser bir bakışla, program metninde öngörülen siyasi ölçütlere ilişkin hedefler, başlı başına bir gelişme ümidinin beslenmesine yardımcı olabilir. Ancak, böyle bir ümidin yegâne nedeni, elbette sadece kâğıt üzerindeki vaatlerle sınırlı olamaz. Aslolan bunların icrasıdır. Program metni, bu konuda zaman ve konu bakımından bazı öncelikler öngörüyor. KOB'da, kısa ve orta vadeden kasıt, 2001 ve 2004 yılları olarak belirlenmişti. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın programı sunarken yaptığı açıklamadaysa, orta vade 2005 yılına uzatıldı. Bir gün sonra, Dışişleri Bakanı'nın aynı konudaki görüşü 2003 yılıydı. Bu beyan farklılıkları, hükümetteki gerçek iradenin hangi yönde gelişeceği konusunu bulanıklaştırıyor.
Program metninin Başlangıç kısmında, 'katılıma dayanan çoğulcu demokratik bir sistem' Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkeleri arasında anılıyor. Türkiye'de yaşayan kişiler olarak bu vurgunun canlandırdığı tablo, elbette ifade, seçme, seçilme ve siyasi parti kurma, örgütlenme, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma konularındaki özgürlük sorunlarıdır. Bu açıdan bakılırsa, örneğin temel öneme sahip gözüken Siyasi Partiler Kanunu'nda düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında yapılması gereken iyileştirmenin 'orta' vadeli öncelikler arasına alınması herhalde çok uygun olmasa gerek.
Öte yandan, ifade özgürlüğü konusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ilişkin
uygulamaya paralel bir iyileştirme vaadinin hemen ardından, bu özgürlüğün sınırlanma gerekçelerinin sıralanması, Türkiye'de çok iyi bildiğimiz yaklaşım tarzını hatırlattığı gibi, böyle bir metin bakımından da kanımca çok isabetli gözükmüyor. Zira Avrupa Sözleşmesi bağlamında, uygulanması söz konusu olabilecek sınırlandırma ölçütleri ve nasıl uygulanmaları gerektiği, zaten meçhul olmayan konulardır.
Türkiye hükümetinin siyasi vaatlerini içeren bu program metninin icrası ve hukuki yükümlülükler alanının berraklaştırılması için gerçekleştirilmesi gereken faaliyetler arasında, Anayasa'nın ve ilgili mevzuatın değiştirilmesi, yeni kanunların hazırlanması ve kabulü var. Bu, yoğun bir yasama ve düzenleme faaliyeti anlamına geliyor. Dolayısıyla konunun, zor ve uğraştırıcı teknik bir tarafının bulunması hiç şaşırtıcı değil. Ama bunun dışında, Türkiye siyasetinde, gitgide irtifa kaybeden siyasi zümrenin bu faaliyeti gerçekleştirme işlevi sırasında ortaya koyacağı icraatın tarzı da büyük önem
taşıyor. Bu zafiyetin giderilmesi için kendini gösterecek tutumun, yoğun bir direnç biçiminde ortaya çıkması, en azından bazı siyasi kesimler bakımından muhtemel gözükebilir.
Öte yandan, programda öngörülen hedeflere yönelik çalışmalar sırasında, bu hedeflerle vurgulanmaya çalışılan anlayışla hiç bağdaşmayan bir icra tarzının, yine o bildiğimiz yöntemlerle sürüp gitmesi, herhalde bu programın inandırıcılığını tamamen ortadan kaldırır. Bu nedenle, programın icrasının kendisinin de, varılması söz konusu olan hedeflere uygun bir anlayışla ortaya konulmasının sağlanması ve kolaylaştırılmasına özen gösterilmesi, en az, o hedeflere ulaşma iradesi kadar önemlidir.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.