![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
'Caz en demokratik müzik'Bir doktor, bir tekstil mühendisi, bir fotoğrafçı, bir müzik yapımcısı ve bir konservatuvar öğrencisi 'Quartet Bizz +' caz grubunda bir araya gelmişler. İş dünyasının stresinden ve günlük hayatın tekdüzeliğinden kurtuluşu cazda bulmuşlar GÖKSAN GÖKTAŞİSTANBUL - Bir pazartesi akşamı, uzun süredir İstanbullu cazseverleri Nişantaşı'na sürükleyen Kerem Görsev Jazz Bar'dayız... İki işadamı, bir fotoğrafçı, bir doktor ve bir konservatuvar öğrencisinden müteşekkil 'Quartet Bizz +' caz topluluğu sahnede prova yapıyor. Bir iki saat sonra bar kalabalıklaşmaya başlayacak ve grup sahne alacak. Ortam şimdilik sakin. Işık loş, müzik gayet hoş. Grubun dinlenmek için küçük bir mola vermesini bekliyoruz. Yakaladığımız ilk fırsatta grubu sahneden indirip söyleşiye başlıyoruz. İlk söz Mehmet Kısmet'in: "Caz sanıldığı gibi çok serbest bir müzik değil. Caz demokrasi gibi. Özgür ama kendi sınırları içinde özgür. Bana solo için bir boşluk bırakılıyorsa o boşluğun sınırları belli. Ama o boşluğu yine grupla bir uyum içinde kendi istediğim gibi değerlendirebiliyorum." Hayat yorar, caz kurtarır... Grubunun davulcusu Mehmet Kısmet cazı böyle tarif ediyor: 'Demokrasi gibi'... Kısmet, makine mühendisi, ayrıca serbest fotoğrafçı. Grubun diğer üyeleri de farklı alanlarda iş dünyasının zorlu, çekişmeli ortamında yönetici olarak çalışıyorlar. Zaten Quarted Bizz adı 'Busiennes Quartet'in kısaltılmışı. 'Quartet' caz âleminde dört kişilik gruplar için kullanılan bir kelime. Fakat grup beş kişi olunca sonuna '+' işaretini eklemişler! Bir fazlaları var. Piyanist Cem Kaprol, tekstil mühendisi. Modacı Arzu Kaprol'ün eşi. Kaprol müziğin iş hayatını da etkilediğini söylüyor: "Müzik işteki konsantrasyonumu geliştiriyor. Çünkü cazda yaratıcı olmak ve daima diğerlerine de kulak vermek zorundasın." Kıskançlık ve haset terapisi! Alto saksofoncu Aytek Şermet ise biyokimya doktoru. Şermet de müziğin iş yaşamına bakışını değiştirdiğini belirtiyor: "İş hayatında daima bir takım kıskançlıklar olur. Ama bir orkestrada saksofoncu çok iyi çalıyorsa, davulcu mutlu olur. Çünkü o anda 'iyi bir grup' olduklarını hisseder." Grubun en genç üyesi, kontrbasçı Ozan Musluoğlu ise Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencisi. Hepsi günlük hayatın omuzlarına bindirdiği yükü atıp cazın derin ve serin sularına atlayarak ferahlıyor! 'Pazartesiyi seçtik, çünkü...' Piyanist Cem Kaprol ve gitarist Sıtkı Sırtanadolu liseden arkadaşlar. Muhtelif okul gruplarında birlikte çalmışlıkları var. Zaten 'Quarted Bizz +' topluluğunun temellerini atanlar da onlar. Aralarına davulcu Mehmet Kısmet de katılınca ekibe birkaç genç müzisyen daha alıp yaklaşık iki sene Tünel'deki Gramofon Caz Bar'da çalmışlar. Ancak ekibin yeni elemanlarının tek geçim kaynağı müzik olduğu için bir süre sonra yollar ayrılmış. Son olarak Kerem Görsev üçlüyle saksofon çalan Aytek Şermet'i tanıştırmış. Yanlarına konservatuvarlı kontrbasçı Ozan Musluğlu'nu da almışlar. Kerem Görsev Jazz Bar'da iki aydır her pazartesi akşamı 'kravatları gevşetip' caz çalıyorlar. Hayatlarını müzikten kazanan gruplara mâni olmamak için pazartesi gününü tercih etmişler! Gitarist Sıtkı Sırtanadolu "Caz bizim için bir boyut değiştirme" diyor ve ekliyor: "Pazartesi akşamları bambaşka bir boyuta geçiyoruz. Sonuçta işimizi de cazı da kafamızı kullanarak yapıyoruz. Caz da matematik gibi... Zihin açıyor. Eğer müzik yapmasaydım işyerinde çok daha agresif, çok daha mutsuz bir adam olup çıkabilirdim!" Ötekini dinlemek... Grup üyelerinin 'grubun beyni' diye adlandırdığı piyanist Cem Kaprol giriyor söze: "Mehmet cazın demokrasisinden bahsetti. Gerçekten doğru. Bir caz grubunda herkes birbirini dinlemek, diğerinin ne çaldığını hissetmek, anlamak durumunda. Yeri geldiğinde kendini geri çekmesini bilerek çalmak zorunda. Aslında hayatı da böyle yaşamak lazım. Başkasını, ötekini dinleyerek caz gibi yaşamak. Bir orkestrada bir müzisyenin diğer müzisyenleri ezerek, üzerine basarak ön plana çıkmaya çalışması bütün orkestranın sonu olur. İş dünyasında da bu tür insanların varlığı yüzünden samimi işler çıkmıyor. Organizasyonda herkes karara katılmalı." 'Vücudumuzun da bir müziği var' Bir başka müdür Saksofonda doktor Yapımcı gitarist Rock'tan caza... Örgü şişinden baget
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||