Vekillerin sansür özlemiMeclis Adalet Komisyonu'nun bazı üyeleri, yaşanan ilginç tartışmaların basına yansıması üzerine toplantıların gazetecilere kapatılmasını önerdi, ancak kabul edilmedi. FP'liler komisyonu terk etti ANKARA - Medeni Kanun Tasarısını görüşen Adalet Komisyonu'nda, 'karı' ve 'mal paylaşımı' tartışmalarının basına yansımasından 'rahatsız' olan milletvekilleri çalışmaları 'basına kapatmayı' tartıştı. Komisyonun dünkü toplantısı başlamadan fotoğraf çekiminden sonra basına kapatıldı. 'Haberler televole gibi' Alınan bilgiye göre DSP'li Ali Günay ile MHP'li Salih Erbeyin, toplantıların basına kapatılmasını önerdi. Erbeyin, basının toplantıyı magazinleştirerek yansıttığını ileri sürüp, "Komisyon üyelerinin sözleri televole gibi haber yapılıyor. Ben bu kadar yıllık avukatım konuşmaktan çekiniyorum. Aile mahremiyeti var, konuşulması gerekenler var; ama basın olduğu için konuşamıyorum" dedi. DSP'li Ali Günay da basının sözlerini yanlış yansıttığını savundu. 'Dikkatli konuşalım' DSP'li İsmail Aydınlı ise, komisyonun basına kapatılmasına karşı çıktı. Aydınlı, "Milletvekilleri şeffaf olmalı. Konuşmalar zaten tutanaklara geçiyor. Yani milletin önünde yapılıyor. Basına kapatmak doğru olmaz. Arkadaşlarımız konuşmalarına dikkat ektsinler" diye konuştu. DSP'li Erol Al da, toplantının kapatılması yerine milletvekillerinin konuşmalarına dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
Daha sonra komisyon başkanı Emin Karaa parlamento muhabirlerini içeriye davet etti ve toplantıların ancak 'davetsiz misafirlere kapalı olduğunu' söyledi. Toplantı basına açıldıktan sonra komisyonda usul tartışması yaşandı. Kritik madde atlandı Ortaklar, partiler arası uzlaşma çalışmalarına zaman tanımak için mal rejimiyle ilgili bölüm atlanarak görüşmelerin sürdürülmesini önerdi. Buna karşı çıkan ve Bakan Türk'ü hükümet üzerinden üyelere baskı yapmakla suçlayan FP'li üyeler toplantıyı terk etti.
MHP'li Orhan Bıçakcı, kadın derneklerinin kendisini 'edepsizlikle' suçladığını anımsatarak, "Ben yasada geçen 'kocasının karısıyla cinsel ilişkide bulunduğu' ifadesini kullandığım için edepsizlikle suçlandım. Güllerimi reddeden kadınların yasayı okumadıkları anlaşılıyor. Eğer edepsizlikse bu yasa edepsiz" dedi. 'Karı' sözcüğü kaldı Tasarının görüşmelerinde yine 'karı' sözcüğü tartışıldı. Evlenmeden önce veya boşanmadan sonra doğacak çocuğun babalık durumunu belirleyen 288'inci madde görüşülürken, Bıçakcıoğlu, Türk' ün 'karı' yerine 'ana' sözcüğünü önerdiğini söyledi. Ancak MHP'li Mehmet Gül karşı çıktı. DSP'li İsmil Aydınlı, 'çocuğun anası' sözcüklerinin kullanılmasını önerdi.
Gül, "O, kocanın ilişkide bulunduğu kadının her çocuğunun babası olduğu şeklinde algılanabilir. Her zaman kocanın ilişkide bulunduğu kadın çocuğun anası olmayabilir" yanıtını verdi. Daha sonra madde değiştirilmeden 'karı' sözcüğüyle kabul edildi. (Radikal)
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|