Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
23 Mart 2001

Cihannüma

hdevrim@hurriyet.com.tr
Meclis'in itibarını iade
Meclis ahalisinin, dün bir kere daha gırtlak gırtlağa gelmesine ramak kaldı. Konu, Fatih Üniversitesi'nin YÖK tarafından kademeli olarak kapatılması kararıydı. Bir tarafta bu karara isyan eden FP'liler (Ali Coşkun, Mahmut Göksu), beride Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu... Beden dilini konuşturmaya kalkan da bir FP'li, Nurettin Aktaş.
Şartlarını, imkânlarını hazırlamadan üniversite açmak kadar, sebebi veya bahanesi ne olursa olsun üniversite kapatmak da kolay benimsenir kararlar değil elbette.
Ama ben bu vesileyle, Meclistekilerin morali üzerinde kısaca durmak istiyorum.
Gene bir FP milletvekilli, Cemil Çiçek söylemiş:

   - Kemal Derviş herkesle konuştu da Meclis'i unuttu, demiş. Gelip bize de bilgi vermesi gerekmiyor mu? Bu yasaları kim çıkaracak? (Hürriyet, 22 mart).
Bence haklı! Oradaki insanları neredeyse unutmuş gibi bir halimiz var. Gerekçeler söylemeye, onları suçlamaya kalkmayalım hemen. Demokrasinin, halk iradesinin mabedinden söz ediyoruz. Tarih boyu mabetlere, bazen içindekilerden bağımsız saygı gösterilmesi sebepsiz değildir.
En kısa zamanda Meclis'e itibarını iade edelim. Bu arada sakinlerinin ciddî bir şeylerle meşgul olmasına da önem vermeliyiz.
*   *   *

Doğrusu bu son yanlışını ben fark etmemiştim; DYP Başkanı Tansu Çiller "Türkiye'nin döviz rezervleri 2 milyar doların altına düştü" demiş. (Etkileyici muhalefet hatibi rolüne heveslendi ya!) Dediği "net döviz pozisyonu"ymuş, rezerv 2 değil 26,5 milyar dolar.
Bir rakam yanlışı benim, bu hanım hakkındaki dşüüncemi değiştirmez. Çünkü ben, bütün halinde kendisinin bir yanlış olduğu kanaatindeyim.

Dil Yâresi
Türkçe dostlarından (Ali Gider)

  • Televizyon haber bülteninde kulağıma çalındı (CNN Türk, 11 mart). Haberde Kemal Derviş'in Ulusal Program'ı kaba hatlarıyla açıkladığını söylemek isteyen spiker, vurgu hatası yüzünden kabahatlariyle dedi. (Arada kısa bir duraklama var).

    Yol yordam

Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Olimpiyat Komitesi Temsilcisi Verbruggen'le yakından ilgilenerek sohbet etmiş (Fanatik, 22 mart).
Elinde, yıllardır bir türlü vazgeçemediği sigarasıyla... Nerede nasıl davranması gerektiğini iyi bildiği nasıl da belli!

Bubka... ve Van Damme
Adamın adı Jean Claude Van Damme, film yıldızı; televizyon "yüzünden" hakkında ben de fikir sahibiyim.
Bildiğimiz sinema oyuncularından değil. Bu işe "kickbox" şampiyonluğundan gelmiş. Nitekim çevresinde toplaşanları "pergel duruşu"yla selamladı. (Nedense durup dururken bir bacağını havaya kaldırıyor ya, işte bu marifetin adı pergel duruşu'ymuş.)
Benim gözümde işi oyunculuğa değil, şaklabanlığa dökmüş eski bir sporcu. (Spor dedikleri sanırım, ayağının tabanı veya topuğuyla hasmının yüzüne, kafasına vurmak için sıçrayıp, havada topaç gibi dönebilmekten ibaret)
Çarşamba günü gazetelerimizde Van Damme baş köşedeydi. Bağcılar Olimpik Spor Kompleksi'nin açılışı için, İstanbul Belediye Başkanı'nın davetlisi olarak gelmiş. O gün 16 İstanbul gazetesinde, sayfaların tepesinde bol resimli haberlere konu olmuştu.
Dün baktım, Van Damme gene pek rağbette. Bu sefer, muhabir ve fotoğrafçıların tanıdığı birtakım kadınlarla buluşup eğlenmiş, o konuda bilgilendirildik. Yedi gazetede gördüm. Hürriyet kendini tutamamış 4. ve 35. sayfalarında iki ayrı Van Damme haberi vermişti; resimli... (Radikal de ilk gün 19. sayfada resimli bir haber verdi.)
Aynı tarihte İstanbul'a dünya çapında ünlü bir sporcu daha geldi. Gelmiş geçmiş bütün olimpiyatların en büyük şampiyonu ilan edilen, Ukraynalı sırıkçı Sergey Bubka. Uluslararası Olimpiyat Komitesi Değerlendirme Komisyonu üyesi olarak, aday şehir İstanbul'da hazırlıkları yerinde incelemeye geldi.
Sırıkta 6 m'yi aşan ilk atlettir Bubka; yıllarca formunu koruyan, yükseklerdeki yerini kimselere kaptırmayan bir sporcu.

   - Hayır, gelmiş geçmiş Olimpiyatların en büyük şampiyonu ben değilim, halterci Naim Süleymanoğlu'dur, demek yürekliliğini de gösteren adam.
İki gündür gazetelerimize bu gözle de bakıyorum. Perşembe günü iki gazete, Radikal ve Fanatik Bubka İstanbul'da haberini birinci sayfaya değer buldu. Dün beş gazetede (Hürriyet, Fanatik, Posta, Akşam, Yeni Şafak) haber arasında Bubka'dan da söz edildi. Kısası Türkiye gazetelerinin okurları, İstanbul'a Bubka'nın geldiğini hemen de fark etmediler. (Onun da kabahati var tabiî, bir bacağını havaya kaldırmadı, uyduruk güzellerle açık-gizli buluşmalara heves etmedi.)
Biz hadiseleri işte bu ölçüde takip ediyoruz. İyi bir örnek diye dikkatinize sunmak istedim.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.