![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Makedonya Balkanlar'da iş sonunda gene Makedonya'ya dayandı. Başka türlü olamazdı zaten; bu yarımadada bir şeyler olacak da, ucu Makedonya'ya dokunmayacak, akıl alır bir durum değildir. Hatta, iş sonunda oraya dayandığına göre, belki de sorun bitiyordur!Üsküp'e son gidişimden bu yana bir buçuk yıl geçti. Kosova için henüz yeni müdahale edilmişti. Arnavutlar mazlum olmaktan yeni çıkmışlardı - ama 'iş karıştıran' olmaya da yeni yeni başlıyorlardı. Yazdığımı hatırlıyorum. Bizim dünyamızda siyasetle ilgili insanın ilk yapacağı, son yapacağı, hep yapacağı iş, komploları tespit ve sonra deşifre etmektir. Her an birileri 'bize karşı' bir komplo düzenlemektedir. Bir sürprizle karşılaşıp gafil avlanmamanın çaresi, bu komploların daha ilk adımından başlayarak tetikte bulunmaktır. Bizler bunu yaparız. Bizim buralardan olmayan, dolayısıyla siyasetten anlamayanlar, bu 'komplo teorileri'ni ciddiye almazlar. Biz onlara işin doğrusunu anlattıkça, doğrusunu anlayacak yerde, bizim 'paranoyak' olduğumuza inanırlar. Olabilir, olabiliriz. Bizim koşullarımızda yaşayıp da paranoyak olmamak mümkün mü? Hem paranoyak adamların en büyük özellikleri, korktukları en fantastik olayın sonunda gerçekten başlarına gelmesidir. Onun için bir buçuk yıl önce Üsküp'e gittiğimde, o toplantıda söz alan Makedonlar, Kosova'da olan biten her şeyin Makedonya'yı parçalamak için oldurulduğunu ve orada rol oynayan herkesin amacının Makedonya'yı parçalamak olduğunu söylüyordu. Aramızda bu kadar kararlı bir 'ben - merkezciliğe' şaşanlar vardı - ben de o şaşanlardan biriydim. Ama bakın, iş oraya geldi bile. Adamlar bunu bir buçuk yıl önceden bildiler. (Gerçi onlar hep aynı şeyi söylediği için üç yıl önce, beş yıl önce, on yıl önce bildiklerini de söyleyebiliriz. 'Bize komplo yapıyorlar' deyin, durun. Üç vakit içinde haklı çıkarsınız. Biri mutlaka bir şey yapmıştır.) Makedonya'daki Arnavutların Makedonya'dan şikâyetleri olabilir. Talepleri olabilir (var da). Bunları dile getirirken, Makedonya'nın yeterince demokratik olmadığına dair sözler söyleyebilirler. Ama, 'yeterince' demek, ne demek? Bir yanıyla çok öznel bir ölçü. Hiçbir şey yeterince bir şey olmayabilir. Bu durumda, yeryüzünde 'cari' ölçülere, somut örneklere vb. dönüyoruz. Oraya dönünce de Makedonya doğrusu yeterince demokratik. Dolayısıyla Makedonya'daki Arnavutların dünya kamuoyunu ciddi bir haksızlık altında yaşadıklarına ikna etmeleri kolay bir şey değil. Bırakın dünya kamuoyunu, Arnavutluk'taki aklı başında Arnavutları da ikna etmeleri zor. Ama Makedonya'daki Arnavutlar da, hiç değilse şimdilik, sağduyudan uzaklaşmadılar, uzaklaşmaya niyetli görünmüyorlar. En azından şiddeti, şiddet yöntemiyle elde edilmiş sonuçları reddettiklerini söylediler ki, bu doğrusu epey önemliydi. Bu olaylar başladı başlayalı yazarım: Makedonya bu bölgede çok çabuk tutuşabilecek bir yerdir, tarihinden ötürü. Ve Balkanlar'ın bu küçük ve sevimli yeni 'ülke'si için içim titrer; ya koca dalgalar altında, direnemeyeceği dalgalar altında kalırsa diye. Kolay yutulmayacak bir haksızlık olur böyle bir şey. Bir yanda Yugoslavya, Miloşeviç'in önderliğini benimsemiş ve onunla yürümüş bir Sırbistan. Bir yandan da, bundan uzak durmak için elinden geleni yapmış, demokrasiye hem saygı, hem de güven duymuş bir Makedonya. Sonra bir akıldışı konjonktür içinde, allem kallem derken, ikisi de aynı akıbette buluşacaklar! Bu gerçekten sindirilmek bir yana, yutulmayacak kadar korkunç bir şey olurdu. Bir ülkenin böyle beter bir haksızlığa kurban gitmesi kendi başına kabul edilemez bir durum. Ama böyle bir felaketten sonra kime 'ilkeli olma'nın 'erdemleri'ni anlatabilirsiniz? Kim dinler, kim takar? Onun için dünya Makedonya'yı gözünün bebeği gibi korumalı.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||