Bahar bayramı nevruzKürtlerin ünlü Kava efsanesiyle Türk destanı Ergenekon'daki ortak motifler sanıldığından daha fazladır. Tarihi çok eskilere dayanan nevruz günü kutlamaları da bunlardan yalnız bir tanesidir ALİ TAYYAR ÖNDER
Nevruz, ülkemizde özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Türk ve Kürtlerin ortak bayramıdır. Nevruz, ayrıca, Orta Asya Türk uluslarınca devlet törenleriyle ve geniş katılımla kutlanan milli bir bayramdır. Nevruz edebiyatıyla, musikisiyle, yemekleriyle, manileriyle Türk kültürünün özgün bir alanıdır.
Nevruzun kelime anlamı 'yenigün'dür. Kutlama tarihi 21 Mart'tır. 21 Mart, güneşin koç burcuna girdiği ve bütün dünyada tarih boyunca bahar bayramı olarak kutlanmış bir gündür. Tabiatla kucak kucağa yaşayan insanoğlu 21 Mart'ı tabiatın yeniden dirildiği gün olarak belirlemiştir.Babil, Mısır ve Irak Örneğin, Babilliler 21 Mart'ı 'AKITU' festivali olarak kutlamışlardır. Hititler, aynı günü 'PRULİYYAS' bayramı olarak kutlamışlardır. Bugün Japonlar 21 Mart'ı 'SHUNKİ KOREİ SAİ' ismiyle bahar bayramı olarak kutlamaktadırlar. Taberi, Mesudi, Mucuc gibi tarihçiler çok eski çağlarda nevruzun Mısır'da, Irak'ta da kutlandığını bildirmişlerdir.
Mart ayı çok eski zamanlardan beri çeşitli milletlerin takvimlerinde yılbaşı ayı olarak yer almıştır. Bu ülkelere Kamboçya, Tayland gibi ülkeler de dahildir.
Ünlü Selçuklu Sultanı Melik Şah da takvim düzenlemesinde mart ayını yılbaşına kaydırmıştır. Bugün dahi, 21 Mart'ı İsa peygamberin gökyüzüne yükseldiği gün olarak kabul eden Hıristiyan ülkeleri 'PASKALYA' yortusunu kutlar. Evrensel mutluluk Özetle, 21 Mart evrensel bir mutluluk günüdür. Nevruz bayramı, Türk cumhuriyetlerinde, 'Sultan Nevruz' olarak kutlanır. Her ulus, bu mutlu gününü tarihlerindeki mutlu bir dönemle özdeşleştirerek destanlaştırmışlardır ve efsaneler doğmuştur.
Türklerin destanı Ergenekon'dur. Ergenekon, yok olan Türk ulusundan iki çiftin sığındığı sarp bir vadidir. Burada, İlhan'ın oğlu Kayan ve eşi ile yeğeni Tukuz ve eşi yerleşir. Asırlar boyunca çoğalırlar ve çıkış yolu ararlar. Sonuçta demirciler büyük ateşler yakarlar ve körüklerle demir dağda gedik açarlar. Türkler çıkış yolu bulur, boz bir kurt kendilerine yol gösterir ve kurtuluşa ulaşılır.
Kürtlerde ise 'Kava' destanı mevcuttur. Kava zalim kral Dahhak'a karşı başkaldırıya önderlik eder, dağlarda yakılan ateşlerle halk haberleşir. Ateş araçtır. Kurtuluş sağlanır. Bu efsanede de Kava, Ergenekon efsanesinde olduğu gibi bir demircidir.
Kava destanının değişik versiyonlarında adı geçen Efreysab'ın ise Türk Alp Er Tunga olduğu kanıtlanmıştır.
Yine, bazı bölgelerdeki Kürtlerde görülen inançlardan 'Kara Çarşamba' inancında 'kurt ağzı bağlama' ve gül ağacından bir delikten geçiş mevcuttur. Bunlar, Ergenekon Destanı'nın öğeleridir.
Esas itibarıyla, Kava'nın demirciliği ve destan kahramanlarından Efreysab'ın Türk Alp Er Tunga olması, ateş Ergenekon ve Kava destanlarındaki ortak öğelerdir.
Ayrıca, 'sarı, kırmızı, yeşil' renkler her iki toplumun kutlamalarında yer alan
önemli ortak öğelerdir. Nevruzda oynanan 'Sinsin' oyunu Türk folkloruna aittir. Kürtlerce de aynı şekilde oynanır. Renkler ve sancak Sarı, kırmızı, yeşil renkler Orta Asya Türk cumhuriyetlerindeki kutlamalarda görüleceği üzere, Türklerin tutkun olduğu renklerdir. Kırgızlar, nevruzda küçük çocuklarına sarı, yeşil, kırmızı renkli elbiseler giydirip kırlara çıkarırlar. Sarı, yeşil, kırmızı renkler Selçuklular, Osmanlılar döneminde de resmi renkler olmuştur.
İranlı âlim Abdulcelil el Kazvini, yaklaşık 850 yıl önce yazdığı eserinde (1161-1165) aynen şöyle demektedir:
"Selçukluların melikleri ve sultanları eğer 100 bin asker toplarsa, siyah sancak askerlerde bulunmazdı, yeşil, sarı ve kırmızı sancak bulundururlardı."
1947 yılı Belleten dergisinin 48'inci sayısında da şu bilgi mevcuttur:
"1935'te Altaylar'da 7-11'inci asırlarda yaşamış Türk beylerinin mezarlarında yapılan kazılarda, yeşil, sarı, kırmızı ipekli elbise giydirilmiş cesetlerin bulunması, bu üç rengin Türkler'de milli olduğu kadar dini değeri de haiz bulunduğunu göstermektedir."
Sonuç olarak bugün sarı, yeşil, kırmızı renklerin Kürtlerce de sevilmesi, Kürt etnik kimliğine Türk unsurun etkisinin açık bir göstergesidir.
Nevruz, Türk ve Kürt toplumunu birleştiren ortak bir mutlu gündür... Hakikat bir kere daha bu iki kardeş halkın birlikteliğini kanıtlamıştır.
Ali Tayyar Önder: Araştırmacı yazar
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|