![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Daha kötüsü olabilirdi İlk 45 dakika tamamlandığında kafalarda soru şuydu: "Biz bu maçı nasıl kazanacağız?" Gerçi maç öncesinde Slovakya'yı çantada keklik falan gördüğümüz yoktu. Ama başta saha ve seyirci olmak üzere bir çok etkenin yardımıyla kazanacağımızı düşünüyorduk.Gelgelelim, maç öncesinde ısınma sırasında Emre'nin sakatlanması, Milli Takım için çok büyük sıkıntı oldu. Çünkü futboldan gerçekten anlayanlar, Emre'nin ne kadar önemli bir silah olduğunu biliyorlar. Nitekim Milli Takım, ne oyun kurabildi, ne top kazanabildi, ne de rakibi üzerinde bir baskı oluşturup pozisyon bulabildi. Slovakya takımı yıldız futbolcu yokluğu dışında her bakımdan bizden üstündü. Fizik güç olarak düpedüz ezildik. Kolektif oyun anlayışı, savunmada kapanma, hücuma çabuk çıkma gibi çağdaş futbolun bütün gereklerini bizden çok daha iyi yaptılar. Sadece gol bölgesinde pek etkili değildiler. Biz hemen hiç pozisyonumuz yokken penaltıdan golü bulduk. Onlar ise mutlak gollük altıncı pozisyonda topu ağlarımıza gönderdiler. Aslında Millilerimiz, oynamak ister gibi görünüyorlardı. Ancak rakibin diriliği karşısında çabuk yılgınlaştılar. Rüştü'nün olağanüstü kurtarışları olmasaydı, daha ilk yarıda kalemizde üç gol görebilirdik. Şenol Güneş maç öncesi uyarılarıyla Slovakya karşısında çekebileceğimiz sıkıntıyı önceden gördüğünü ortaya koydu. Ancak buna karşı bir önlem getiremedi. Milli Takım'ın ağırlıklı olarak Galatasaraylı futbolculardan oluşmuş olması da buna benzer durumlarda dezavantaj olabiliyor. Sarı-Kırmızılı futbolcuların fizik ve kafa olarak yorgunlukları sahaya yansıyor. Ayrıca ligimizin de "kanlı" bir döneme girmekte oluşu, oyuncularımızda bir yoğunlaşma sorunu yaratabiliyor. İlk yarıda sorduğumuz sorunun yanıtını maç bitene kadar bulamadık. Fatih-Ergün işbirliği ile yaratılan penaltıyla bulduğumuz tek golle bu maçı kazanmamız mümkün değildi. Rakip kaleye ilk şutumuzu Ümit ile 73. dakikadan sonra atabildik. Bunun hemen sonrasında yine Ümit boş sayılabilecek kaleye topu atamadı. Maçın sonlarında Ogün'ün şutunun direkten dışarı gitmesi de yaşadığımız tek şanssızlık oldu. Hakem Wojcik'in bize bakan yüzü daha bir güler gibiydi. Ev sahibi olmamızdan doğan imkanları epeyce geniş tuttu. Ama bizim bundan yararlanabilecek gücümüz yoktu.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||