![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Başkanı Atilâ Sav'ın 27 Mart Dünya Tiyatro Günü bildirisiTarihte Anadolu, bir amfide 15-20 bin izleyiciyle kucaklaşmış tiyatroları barındırmıştır. Efes, Aspendos, Bergama, Side bunun canlı kanıtlarıdır. Tiyatro insanının barışla, sevgiyle, umutla, güzelliklerle buluşma yeridir. Tarihi, bir bakıma insanlığın ve uygarlığın tarihidir. Tiyatro yaşamı yansıtır, akla yol gösterir, bireyi özgürleştirir. İzleyici, tiyatronun olmazsa olmaz öğesidir. Bu nedenle toplumsal bir sanattır. Tiyatroyu toplum yaşamının bir parçası, bir yaşam biçimi haline getirebildiğimiz ölçüde uygarlıktan ve kalkınmışlıktan söz edebiliriz. Ne yazık ki, yeni bir yüzyılın başında, tiyatro, toplumumuzun gündemindeki seçkin yerini yitirmiş gözükmektedir. Bunun için yazılı ve görsel basının da sorumluluk ve görev üstlenmesi gerekmektedir. Ancak asıl görev devletindir. Anayasamız sanat etkinliklerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken önlemlerin alınması görevini devlete vermiştir. Devletin daha etkin bir kültür politikasını benimsemesi, daha yaygın bir sanat örgütlenmesini sağlaması gerekir. Uygarlıkla zenginlik arasındaki ince ayrımda toplumların sanat ve kültür düzeyinin yer aldığını gözden kaçırmamalıyız. Türk tiyatrosunun, üyesi olmaya hazırlandığımız Avrupa Birliği topluluğu ülkelerinin kültür ve sanat düzeyini tutturması beklentimizdir. Tiyatromuz yazarıyla, sanatçısıyla olduğu kadar izleyicisi ile de bu düzeyi aşmayı hak etmektedir. Buyrun tiyatroya, perde açılıyor...
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||