Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
27 Mart 2001

'Birbuçukuncu lig' karışık

İkinci Lig Yükselme Grubu'nun favorileri Göztepe ve Diyarbakır 'şimdilik' arzuladıkları yerdeler. Altay ve Kombassan Konya onlara yetişme derdinde. Dipteki Hatay hariç, bütün takımların şansını koruması play-off'u tavında tutuyor
Haber ResmiTANIL BORA - KIVANÇ KOÇAK
İkinci Lig Yükselme Grubu başlarken yaptığımız öngörüler, maçların ikinci yarısına geçerken, esas itibariyle doğrulanmış görünüyor. Üç favoriden Göztepe'yle Diyarbakırspor tepede; Altay geriye düşmüş durumda. 'Plase' gördüğümüz Kombassan Konyaspor da zirveye ortak. İlk iki için başkasının devreye girmesi zor görünüyor, fakat ilk beş mücadelesine 10. Hatayspor dışında herkesin ortak olması, play-off'u tavda tutacak.
Ligin olayı, elbette Diyarbakırspor. Hemen her deplasmanda hazır ve nazır bulunan, 'Hernepeş'i söyleyen, Kürtçe türkülerle halay çeken ve 'Gaffar Okkan için saldırın' diye bağıran-taraftarıyla 'bölgenin' ve 'halkın' takımı olan Diyarbakırspor, yıllarca, rakiplerince PKK'yla özdeşleştirilerek kriminalize edildi. 'Teröre karşı futbol' politikasıyla destek görürken bile böyleydi bu... Bu sezon ise diğer takımların kendi aralarındaki maçlarda dahi 'Ulusoy başkan, Diyarbakır şampiyon' tezahüratı yükseliyor. Diyarbakırspor'un -özellikle evindeki maçlarda- kayırıldığı düşüncesi, play-off'un diğer 9 takımını 'niye uğraşıyoruz ki?' bezginliğine sürükleyecek noktalara ulaşıyor. Güvenç Kurtar ise bu 'söylentilerin', Diyarbakır'a karşı psikolojik yıpratma yöntemi olarak kullanıldığı kanısında. Fakat örneğin pazar günü Kombassan'ın 7 kişiyle tamamladığı maçtaki hakem yönetiminin dışardan görünüşü, 'keşke biraz da bizi yıpratsalar' dedirtecek cinsten. Sahaya bakarsak: Diyarbakırspor'un çift kaşarlı kadrosu doğrusu pek 'güzel' bir oyun oynamıyor, ama gol atmayı iyi biliyor (ligin en çok gol atan takımı). Defansı yerleşikken dengeli ama kontrataklarda avlak yeri. Orta sahasının oyun yapma kapasitesi hayli zayıf, forveti acar.
Göztepe nasıl da tutkuyla bakıyor, Ümit Kayıhan'ın ısrarla gelecek seneki resmi adıyla andığı Sarı-Kırmızı elmaya, 'süper lig'e! Rakibinin üzerine yığılmayı bilen, doldur boşaltı bile estetiğiyle oynayan Göztepe, aynı zamanda kalesini en iyi koruyan takım (sadece 8 gol yediler). İlaveten fikstür avantajları var. Rehavet ve telaş esiri olmazlarsa, yolları açık. Portre: Memleketin faal futbolcu nüfusunun kıdemlilerinden Metin Diyadin, son haftalarda tam 'usta' kıvamında.
Kombassan, beklenenin üzerinde bir performansla, idari problemlerine de aldırmayıp, zirveye tutundu. Çok atıyor; Diyarbakır'daki Mutlu Çelik maçına kadar, az da yiyordu. Dört kırmızı karttan sonra toparlanabilirlerse, sonuna kadar kovalayacaklar gibi görünüyor.

Dıştan atak yapanlar
Ligin sürprizi Sivasspor. Play-off'a kader-kısmetle çıkan ve kendilerinden bir şey beklenmeyen 'Yiğidolar', bol beraberlikli ısınma haftalarından sonra, kafayı ileri uzattılar. 9. haftada kendi sahalarında Hacılar Erciyes karşısındaki sürpriz hezimet olmasa, Konya'yla yanyana olabilirlerdi. Altay, maçları koparamaya koparamaya, berabere kala kala (5 kere) geride kaldı. Takımı 'kazandırmak' için Rıdvan Dilmen getirildi; o da ilk hafta bunu başardıktan sonra iki deplasmandan puansız dönerek Altay'ın namağlup ünvanını bozdu. Diğer favorilere kıyasla biraz tecrübesiz, buna karşılık kesinlikle daha dengeli, enerjik bir yapısı olan Altay'ı, şayet demoralize olmazsa, sonuna kadar hesaba katmak gerek.
İlk beş iddiasını sürdüren diğerlerini sayalım... Kayseri'nin zengin Hacılar beldesinin mahalli personelle iş gören Sarı-Lacivertli takımı da başarılı sayılmalı. Hacılar Erciyesspor, attığı-yediği toplamı en fazla olan takımlardan biri (38) ve herkesi yenip herkese yenilebilecek bir takım. İstanbul'un 'Belediye'si de öyle; istatistiği dengeli, kendisi o kadar değil. Elazığspor'un tarzı değişik; ya yeniyor (4) ya yeniliyor (6). Klasman grubunda yanına kimseyi yaklaştırmayan, 20 maç yenilmeyen Şekerspor'un play-off'ta rütbeleri söküldü. Murat Hacıoğlu'nu kaybetmek yaramadı. Yine de takım belirli bir ciddiyeti koruyor; ilk beş şansları hâlâ var. Hatay'dan buna benzer bir şeyler bekleniyordu, ama bu kadar da değil: 1 puan! Bordo-Beyazlılar, hevesle hücum eden ama bir türlü topu karşı kaleye sokmaya muvaffak olamayan bir takım görüntüsü arzediyor. Bu arada her vesileyle gol yiyorlar.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.