Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
27 Mart 2001

Makedonya'nın sembolleri

1995 yılının sonbaharında, Bosna-Hersek'teki çatışmalarda ateşkes ilan edilmesinden hemen sonraki günlerde bir uluslararası toplantıya katılmak için, kalabalık bir grupla tüm Bosna'yı kat ederek kuzeydeki Tuzla şehrine gitmiştik. Bir toplantı gününün akşamında şehir içinde dolaşırken, yakındaki sokaklardan gelen insan ve silah sesleri duyduk. Merak etmekle birlikte, cesaret edip bakmaya gidemedik. Biraz sonra, seslerin daha çok bir kutlama havasında olduğunu fark ettik ve oraya gittik. Bir askeri kamyonun kasasına tıklım tıklım doluşmuş Boşnak milisler ellerinde silahlarla havaya ateş edip neşeleniyordu. Kamyonun kasasının yan tarafındaki bir yazı dikkatimizi çekti, elle 'yeniçeri' yazılmıştı.
Sembollerin siyasi mücadeledeki etkisi bilinir. Hatta örgütlü ve yasal siyasi faaliyetlerdeki sembollerin dili başlı başına bir incelemeye konu olur. Bu mücadelenin silahlı bir çatışma ortamına taşınması halinde, karşı tarafı küçültücü ve kendisini, karşı konulmaz bir gücün timsali olarak gösterme çabası, artık sadece başıbozuk takımlarına özgü bir davranış biçimi değil. Düzenli ordular bile, kendi birlik mensuplarına tek tip bir görüntü vermenin ötesinde, daha bireysel ve esnek bir ifade tarzını benimsediler. Böylece, bireyin çarpışmadaki 'verimliliğinin' daha artacağı da düşünülüyor. O yüzden, son zamanlarda, askeri üniformaların üstüne takılmış ya da savaş araçlarının üzerine resmedilmiş tek gözlü korsanlar, ejderler, köpekbalıkları, ortaçağ şövalyeleri, diyabolik simgelerden geçilmiyor.
Bu çatışma dili ve sembollerini sadece yazı, resim ve takılarla sınırlı görmemeli. Kurumların işleyişine sinmiş yoksayıcı semboller asıl vahim olanı. Son günlerin Balkanlar'daki yeni çatışma sahnesi, Makedonya'ya dönelim. Makedonya Anayasası, temel hak ve özgürlükler bakımından ve demokratik bir işleyişi sağlamaya elverişli sayılabilecek bir kurumsal yapıyı oluşturma bakımından asgari unsurlara sahip kabul edilebilir.
Anayasa'da, Makedon halkını oluşturduğu ilan edilen, Makedonlar dışındaki grupların haklar bakımından eşitliği de vurgulanır. Fakat, son günlerdeki UÇK-Makedon Silahlı Kuvvetleri çatışması nedeniyle de ortaya konulan bir hukuki sorun da, çatışmanın aletlerinden biri olarak kullanılmaya başlandı. Bu, özellikle ülkedeki Arnavutlar açısından, vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesi konusundaki aleyhe sonuçlarıyla, diğer hak ve özgürlükleri kullanmalarını da etkileyen Vatandaşlık Kanunu'dur.
Makedonya, eski bir Yugoslav Cumhuriyeti. Ve Arnavutların, Yugoslavya hayattayken de, ülke içinde en fazla dolaşan grup olduğu bilinir. Bunun ekonomik nedenleri vardı. Dolayısıyla, Makedonya kökenli olmakla birlikte, Makedonya dışında bulunan ve dönmek isteyen Arnavutlar hatırı sayılır bir rakam oluşturur: International Crisis Group'un bu konudaki raporuna göre, 100 bin kişi. Bunların Makedonya vatandaşlığına kabulü, belli koşulları gerektiriyor: 18 yaşı doldurmak, 15 yıldır Makedonya'da sürekli olarak ikamet etmek, Makedonca konuşabilmek, Makedonya'nın güvenlik ve savunmasını tehlikeye sokmamak ve yabancı vatandaşlığın kaybı. Oysa, Vatandaşlık Kanunu uyarınca, aynı konumda olan etnik Makedonların vatandaşlığa alınması konusunda, sadece Makedon asıllı olmak yeterli bir koşul. Bu durumun, diğer bütün hak ve özgürlüklerin kullanılması bir yana, siyasi mücadelenin başlıca uygulama araçları arasında olan 'oy gücü' konusunda bir sorun oluşturmaması mümkün değil. Nitekim, uzun yıllardır ABD'de, Avustralya'da yaşamasına rağmen, hâlâ seçmen listelerinde adı yazılı etnik Makedonlardan söz ediliyor. Tabii, etnik Arnavutların da, buna karşı, 100 bin kişilik Arnavut'un vatandaşlığını bir sorun olarak ileri sürmesi hiç zor değil. Makedonya'nın, Makedon ve Arnavut milliyetçilerinden oluşan koalisyon hükümeti, her ne kadar, ülkenin büyükelçilerinin hangi etnik gruptan olacağını tayinde pek başarılı olamamışsa da, koalisyon kurmanın asli gereğinin sadece fiziksel güç dengesi olmadığının bilinciyle, Vatandaşlık Kanunu değişikliğini, yatıştırıcı demokratik bir araç olarak kullanmayı deneyemez mi?


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.