Çıkın bugün evden dışarı! hdevrim@hurriyet.com.tr Bugün pazar. Başladığınız şu yazıyı okumasanız da olur. Vakit henüz sabahtır umarım. Bırakın, akşama bitirirsiniz. Acele toparlanıp, kendinizi evden dışarı atın.
İstanbul'un yürüme parkurlarını sorup öğrendik. Birinden birini seçin. Kadıköy sahil yolunu tutun. Binin Bostancı'dan vapura, kendinizi karşı adalardan birine atın. Orada keyfinizce yürür, öğleyin karnınızı da doyurursunuz. Yıkım olmaz!
Boğaz'ın Anadolu yakasını salık verenler çoğunluktaydı, hatırlarsanız... Evveli pazar biz o parkura vurduk kendimizi. Kandilli İskelesi'ne inen yolun köşesindeki sakin bir lokantada balık yedik. Ötegeçeliler darılmasınlar, Üsküdar-Beykoz arası, yürüme parkuru olarak pek cazip değil.
Rumeli yakasında Yeşilköy-Yeşilyurt parkuru olabilir.
Tereddüt ediyorsanız, gelin bizim Ortaköy-Sarıyer parkuruna. Neresinde inerseniz inin bir taşıttan, hiç aranmadan yürüyüşe geçebilir; acıktıysanız herhangi bir yerde durup karnınızı doyurabilirsiniz.
Tatil bugün. Dinlenmekten, ciğerlerimizi temiz havayla, zihnimizi güzel düşüncelerle doldurmaktan, gönlümüzü ferahlatmaktan söz ediyoruz.
Cihannüma'nın sağ köşesinde bir yazı var; "15 günde 15 kanun" lafı etmekte direnen. Onu da okumayın bugün!
Nisan ayındayız artık. İlkbahardayız. Gelin Suzan Gülcügil'in Türkân'a seslenişine birlikte kulak verelim.Dudu nine Hatırlar mısın Türkân
Dudu Nine'yi,
Komşu olduğumuzda
Yüz yaşındaydı hani...
Kar helvası yapardık da,
"Ben yemem haramdır" derdi;
"Aldınız kim bilir kimin duvarından"
Nereden bulup çıkardım şimdi
Bir bu mu kalmış aklımda
Buldan'da yaşadığımız
O güzelim kışlardan.
Yaşı size değil bana yakın, bu tanımadığınız şairin. Adını andığı Buldan, Denizli'nin şirin ilçelerinden biridir.
Denizli'de kar başka türlü olur, demek gelir içimden; ama ben asıl, hatırladığım ilk kar orada yağandı, demeliyim. Karla helva yapılır...dı. İlk yağdığında değil. Kendi duvarınızdan bile alacak olsanız, Dudu Nine'ler üçüncü karı beklemenizi salık verirlerdi. Ancak o zaman temizlenirmiş. Sabredin, içine süt veya pekmez katacaksınız.
Tadına doyum olmaz...dı, kar helvasının. Yıllar var ki (bir ömür), kar helvası yemedim.
İstanbul'a kar yağar mı? Ben de size nelerden bahsediyorum.
Suzan Hanım ayarttı beni... Dil Yâresi Türkçe dostlarından (Dr. Adnan Yüce)
- Radikal'ciler anlaşılan başlık atarken size sormadılar; "Ne kadar ekmek, o kadar köfte..." demişler. Aslı "Ne kadar köfte, o kadar ekmek"tir (28 mart).
Beyaz ekmeğin zor bulunduğu günlerde, formlarda özel ekmek yaptıran köfteciler, açıktan ekmek isteyenlere porsiyondan fazlasını vermek istemediklerini böyle ifade ederlermiş: "Ne kaaa küfte... O kaaa ikmek" diye.
Gençlerin bilmemesi doğaldır.
- Sevgili Doktor, keşke bütün deyimlerin hikâyelerini onlara böyle anlatabilsek!
Teşekkür ederim.Türkçe dostlarından
(Erol Karacaova) l Şöyle bir cümle: "O Naomi'yi intihar ettirdi, ben de onu buradan intihar ettirip göndereceğim" (Sinan Özbalkan, Neslihan Akdaş, 29 mart, Hürriyet).
"İntihar" sonuçlanmış bir eylemin adıdır. Oysa haberde adı geçen Joaquin Cortes gibi Naomi de hayattadır; intiharı değil, intihar girişimi söz konusu olabilir.
- Haklısınız. Haber okumayı bileceksiniz Herkes merak içinde: Hükûmet erkânı Kemal Derviş'i sahiden mi destekliyor, yoksa destekler gibi görünmeye mi çalışıyor?..
Karar, bu sualin cevabı aydınlandıktan sonra verilecek. Küresel bir meraka dönüştü bu, Washington, Berlin, Paris de aynı sualin cevabını arıyor.
Bu kadar önemli olduğuna göre, size bir ipucu vereyim, dedim.
Bir göstergesi var bu arayışın şu günlerde, ben her sabah oraya bakıyorum.
Sabah gazetesi!
Perşembe günü baktım mesela. Derviş 15 kanun için 15 günlük bir süre istemişti ya, göstergenin manşeti haşindi: "Acemi hatası". Ecevit, "Ama iyi olmadı, kafalar karıştı" demiş (Bilal Çetin).
Üçüncü sayfada: "Kalp krizi geçirmiş hasta kumara oturmaz. Otursa bile iki de bir rest çekmez. Derviş bu yanlışı yaptı" deniyor (Güngör Mengi).
Otuzuncu sayfada karikatür, Bahçeli öbür ikisine adeta çıkışıyor: "Bu Derviş niye acele ediyor canım, acele edecek ne var ki?" Troykada yüz ifadeleri hiç iyi değil (İsmail Gülgeç).
Cuma günü baktım. Birinci sayfada bir haber: "İMF Direktörü, Derviş hata yaptı" demiş. Adamın adı Thomas Dawson, o da Derviş'in 15 nisan uyarısını uygun bulmamış. Gazete, çıkarılacak kanun sayısının 6'ya indirilmesinden memnun. Bu iyice bir haber.
Cumartesi, hükûmet nezdinde Derviş'in itibarı hemen de iade edilmiş gibi. Sabah'ın haberlerinden anlıyoruz ki, ek vergi ve benzeri konularda Hükûmet Derviş'e yeniden iyi gözle bakmaya başlamıştır.
Bakalım barometre bugün ne hava gösteriyor. Oraya bakmadan karar vermeyin.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|