ABD frene basıyor, dünya sarsılacak myetkin@radikal.com.tr ABD bölgesel atışmaları müttefikleri yoluyla çözme politikasına geçme işareti veriyor .
Kalabalık bir belediye otobüsünde, ya da öğrenci servisinde hepinizin başına gelmiştir. Sürücü aniden fren yaptığında, otobüsün içinde küçük bir kaos yaşanır. Herkes ileri geri savrulur, kimileri yere düşer, ama kısa sürede herkes yeniden bir dengeye, bu kez öncekinden farklı bir dengeye kavuşur. Sürücü aniden hızlanarak harekete geçtiğinde de olur bu.
Bu duruma mekanik biliminde 'eylemsizlik momenti' adı verilir. Fizikçilerin ve mühendislerin hesaplarında önemli yer yutan eylemsizlik momenti, günlük dile 'cisimlerin hareket değişikliğine tepkisi' olarak çevrilebilir.
ABD yönetimine 8 yıl aradan sonra gelen Cumhuriyetçilerin beklenmedik ölçüde keskin politika değişikliklerine gitmeleri, sadece kendi ülkelerindeki değil, dünyadaki ekonomik ve siyasi dengeler üzerinde de bu tür bir fren etkisine yol açacak gibi görünüyor. Çünkü, dünya nüfusunun yüzde 4'ünü sınırları içinde tutan ABD, yalnızca ozon tabakasını delen zehirli gazların değil, dünyadaki bütün gelirin de yüzde 25'ini üretiyor.
Örneğin Bush yönetimi şu günlerde kendi vatandaşına daha iyi yaşam kalitesi vermek için Kongre'ye birbiri ardına tasarı sunuyor. Oylaması bugün sonuçlanması beklenen ilk dilim vergi indirimi, ABD bütçesine önümüzdeki 10 yıl içinde 662 milyar dolar daha az para girmesine yol açacak. Vergi indirimi paketinin Demokratların da desteğiyle geçebilecek kısmının bütçede yine 10 yıl içinde toplam 1.6 trilyon dolar (bunu liraya çevirmeye sıfırlarımız el vermiyor, 500 tane Bakü-Ceyhan hattı diye düşünebiliriz) zarara yol açabileceği tahmin ediliyor.Dış politika değişiyor ABD yönetimi bu zararı nereden çıkaracak dersiniz?
Evet, doğru tahmin ettiniz. Bir anlamda bizim de ceplerimizden.
Beyaz Saray, bu açığı kapatmanın bir yolunu, ABD'nin Clinton döneminde iyice artan dış müdahale harcamalarını, dünyadaki her soruna müdahale etme masraflarını, ya da halk arasındaki deyimiyle, dünyanın jandarmalığını yapma masraflarını kısmada görüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın geçenlerde 'ABD'nin Endonezya'da Dayak kabilesinin yamyamlığı yeniden hortlatan vahşeti ve diğer etnik çatışmalar karşısında harekete geçip geçmeyeceğini' soranlara, 'Biz 911 miyiz. Avustralya'nın bölgesi, biraz da o ilgilensin' türünden bir yanıt verdiği Amerikan basınına yansıdı. 911 ABD'de acil polis çağrı numarası, bizdeki 155 ve 112'nin toplamı.
Başkan Bush, önceki gün Filistin lideri Arafat'a 'Şiddeti durdur' çağrısında bulunduktan sonra, 'Artık tarafları barışa zorlamaktan vazgeçiyoruz. Yalnızca barışmaları için gerekli zemini oluşturmakla yetineceğiz' dedi. Beyaz Saray, yıllardır sonu gelmeyen barıştırma çabasının -ve tabii masrafının iki Ortadoğulu'nun kaprisi nedeniyle çöpe gitmesine kızgın.
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, haftalardır Başkan Bush'la silahlı kuvvetlerden yapılabilecek kesintileri ve buna göre yeniden yapılanmayı konuşuyor. İlk tedbir olarak, halen savaş tehdidi altındaki Makedonya'ya birlik gönderen piyade tümeninde indirime gitmeyi kararlaştırdılar. Balkanlar'daki ihtilafların çözümünde AB ile birlikte Türkiye'nin daha çok sorumluluk üstlenmesini istiyorlar. Türkiye'nin yeri ayrı mı? ABD sanki uluslararası arenadaki fiziksel varlığını geri çekerek, bölgesel çatışmaları o bölgedeki müttefikleri yoluyla çözme politikasına geçme işaretleri veriyor. Cumhuriyetçilerin yeni savunma doktrini bilgesi Andrew Marshall'ın, daha önce Radikal okurlarına duyurduğumuz çalışmalarıyla örtüşen bu eğilim, bölgesel müttefiklerin güçlendirilmesini gerektiriyor.
Rumsfeld'in cuma günü yanında yardımcısı Paul Wolfowitz ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Myers ile birlikte Dışişleri Bakanı İsmail Cem'i askeri törenle karşılaması, bu nedenle ayrı önem taşıyor.
Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik krizden kurtulması ve reformlar yoluyla Batı standartlarına göre işleyen bir ekonomi ve demokrasi olarak güçlenmesi, ABD'nin yeni siyasi çıkarlarına uygun düşüyor.
Ankara bu fırsatı kullanır, bu rüzgârı arkasına alarak yapısal dönüşüm reformlarını bir an önce çıkarırsa, sanki dünya çapında sarsıntıları hissedilecek bu ani frenden fazla etkilenmeyecek gibi görünüyor.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|