Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
4 Nisan 2001

GAP'tan AB'ye uzandılar

fozkan@radikal.com.tr
Türkiye'nin bilgi toplumu olması için yola çıkan Türkiye Bilişim Vakfı üyeleri, ilk defa İstanbul'dan kalkıp Güneydoğu'ya gittiler. GAP'tan da Avrupa'ya uzandılar.
Düne kadar kuraklığın ve terörün hâkim olduğu bölge, Türkiye'nin en büyük projesi GAP ile her gün biraz daha yeşeriyor, biraz daha hayat buluyor. Türkiye Bilişim Vakfı üyeleri de geçen hafta sonu bugüne kadar göz ardı edilmiş olan bilişim stratejisinin oluşturulması amacıyla bölgedeydiler.
Piyasalarda yangının devam ettiği, reel sektörün yaşam mücadelesi verdiği, ABD'den gelecek milyar dolarların en önemli gündem maddemiz olduğu şu günlerde kimileri için Faruk Eczacıbaşı'nın başkanlığındaki Türkiye Bilişim Vakfı'nın 'Güneydoğu çıkarması', 'önemsiz' kalabilir. Oysa Türkiye nüfusunun onda birinin geleceğini bağladığı GAP ve GAP bünyesinde oluşturulacak bilişim stratejileri Türkiye'nin yeni ihracat üssünü kuracak.
GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın talebiyle Türkiye Bilişim Vakfı yeni hazırlanan bölge mastır planında ilk defa bilişim stratejisinin oluşturulması için danışmanlık hizmeti veriyorlar. Çıkış noktası, işletmelerin bilişim teknolojisini kullanmadan ihracat üssünün dünya çapında başarıya ulaşamayacak olması. Nitekim şu an bölgede internet abone sayısı 500 ile sınırlı. Şanlıurfa'daki Koç-Ata Besi Çiftliği dışında yüksek teknoloji uygulayan işletme neredeyse hiç yok.
Başarısıyla parmakla gösterilecek ender kurumlardan olan GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, sulamada, hayvancılıkta ve hatta eğitim ile kamu hizmetlerinde bilişim teknolojilerinin kullanılmasını, vakfın çizdiği strateji ile oluşturacak.
Faruk Eczacıbaşı dahil çoğunluğun ilk defa adım attığı GAP'ta vakıf üyeleri, yine ilk defa İstanbul dışında yönetim kurulu toplantılarını GAP İdaresi'nde yaparken, Avrupa Birliği ile stratejileri de masaya yatırdılar.
AB bir süredir E-Europe adı altında üye ve aday ülkelerde yeni ekonomi anlayışı çerçevesinde başta eğitim, sağlık ve ulaşım olmak üzere ortak internet altyapısı kurma hazırlığında. AB, Türkiye'yi de ortak ağına dahil ederken, ne yazık ki Türkiye şu ana kadar somut hiçbir adım atmış değil.
Nitekim Faruk Eczacıbaşı'nın verdiği rakamlar da çoğu alanda olduğu gibi bilişimde de Türkiye'nin vizyonsuzluğunu bir kez daha kanıtlıyor. Yunanistan'da bilişim sektöründe yapılan harcamaların yüzde 80'ini devlet karşılarken, bizde yüzde 20'yi bile zor buluyor. Yurtdışından alınan kredilerin ancak binde 2'si bilişimde kullanılıyor.

Hortumlanan paraya eşit
Kurak topraklardan, Türkiye'nin tarıma dayalı ihracat üssünü yaratmayı hedefleyen GAP'ın tamamlanması ile birlikte 3.8 milyon kişiye istihdam sağlanacak. 20 milyonun üstünde insan bu proje sayesinde ekmek parasını çıkaracak.
GAP'la birlikte bölgede umutlar yeşeriyor. Bir örnek, Cumhuriyeti'n kuruluşundan 1993 yılına kadar Şanlıurfa'da 57 fabrika bulunurken, 1993 ile 1997 arasında 67 yeni fabrika faaliyete geçmiş.
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı yetkilileri rakamları anlatıyor. Projenin toplam bedeli 32 milyar dolar. Şu ana kadar harcanan 14 milyar dolar.
GAP'ın 2010 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. 9 yıl içinde kalan 18 milyar dolar, yıla bölerseniz 2 milyar dolar bölgeye gelir mi? Yetkililer maalesef diyor ve ekliyor: "Hiçbir zaman böyle bir para gelmiyor." Acı tarafı 18 milyar dolar, neredeyse şu ana kadar bankalardan hortumlanan para kadar. Dahası bölgeye gönderilecek para, kamu bankalarının toplam görev zararının onda birinden de az.
Bir yanda hortumlar, görev zararları diğer yanda Güneydoğu'nun tek kurtarıcısı GAP. GAP'ın tamamlanması ile yılda sulamadan 2.1 milyar dolar, enerjiden 2.2 milyar dolar olmak üzere toplam 4.3 milyar dolar gelir bekleniyor.

Mardin'de bir cevher
Daha önce defalarca gittiğim bölgede, Türkiye Bilişim Vakfı üyeleri ile birlikte Urfa-Mardin- Diyarbakır hattında dolaştık. Şanlıurfa, Diyarbakır'a söz yok ama Mardin bir başka güzel. Ve Mardin'de bir cevher: Ebru Baybara Dökmen. Rehberlik eğitiminden sonra memleketi Mardin'e dönen 25 yaşındaki turizmci.
1970'lerde, çoğunluğu yabancı yılda 200 bin kişinin ziyaret ettiği bölge terör yüzünden turiste uzun yıllar aç kalmıştı. 1997'den beri turizmciler yeniden bölgeye ilgi duymaya başladı. Sadece Ebru Baybara Dökmen bu yıl çoğunluğu ABD'li 2 bini aşkın turiste hizmet vereceğini söylüyor. 4 bin yıllık geçmişi olan ve Süryanilerin önemli merkezlerinden Deyrülzafaran Manastırı, ilk Hıristiyanlık eserlerinin bulunduğu Dara Harabeleri, GAP kapsamında sular altında kalması muhtemel Hasankeyf ile Mardin bir açık hava müzesi. Bu müzede yeterli otel bulunmuyor. Ebru Baybara Dökmen'in öncülüğünde Mardinliler tarihi eser belgeli evlerini birer birer pansiyona çeviriyor. Mardinli hanımlar da evlerde yaptığı yemeklerle turistleri ağırlıyor.
Malumunuz kriz devam edecek. En azından tatilini yurtdışında geçirmeyi düşünenlere bölge bir fırsat sunuyor. Hem dövizimiz de ülkemizde kalır.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.