Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
15 Nisan 2001

Komün hayatı ev kadınına uymaz!

Genç yönetmen Lukas Moodysson, bir komünden insan manzaraları sunan filmi 'Birlikte'de Avrupa sinemasının ağırlığıyla Hollywood'un hafifliğini buluşturuyor
Haber ResmiİSTANBUL - Lukas Moodysson yaratım süreci denen o sancılı dönemi hiç yaşamıyor galiba. Dünya genelindeki festivallerde ilgiyle izlenen 'Fucking Amal: Show Me Love'ın (geçen yılki festivalde 'Sev Beni' adıyla gösterilmişti) ardından çektiği 'Birlikte'yi (Tilsamman) bitirmesi sadece bir yılını aldı Moodysson'ın. 70'li yıllarda bir komündeki ilişkileri anlattığı bu filmi, 'Sev Beni'den oldukça farklı. Tamamıyla grup yaşantısına eğilen filmde, başkarakterleri birbirinden ayırt etmek oldukça zor.
'Birlikte', birlikte yaşamaya çalışan insanların hikâyesini anlatıyor. Kocasının davranışlarından bıkan Elisabeth, pılını pırtını toplayıp iki çocuğunu da yanına alarak, ağabeyi Gönran'ın yanına sığınıyor. Burada uzun saçlı hippilerin, özgür seksin, hararetli politik konuşmaların ve su gibi içilen kırmızı şarabın hüküm sürdüğü bir hayata adım atıyor. Ev kadını olan Elisabeth'in komüne girmesi iki farklı dünyanın çarpışmasına neden oluyor ve komün yaşantısı değişmeye başlıyor.
Hikâye 1975'te geçiyor. Yönetmeni 70'lere iten ne? Yönetmen 1964-74 arası İsveç'teki politik sanatı konu alan 'Kalp Soldadır' adlı sergiyi izliyor 1998'de: "Hayatımda gördüğüm en ilginç sanat şovlarından biriydi" diyen Moodysson, böylelikle sol kanat hareketlerini incelemeye başlamış.
Moodysson, isyan, ayrı uçlardaki paylaşım, köktencilik gibi kavramları bir araya getirmeyi amaçlayan 70'lerin, uygulamada insanların hayatlarının parçalanmasına neden olan teorilerinin farkına varıyor. "Özgür aşk kulağa çok hoş geliyor, ancak sonuçta insanları üzebiliyorsa, o kadar da güzel değil demektir" diyor.
Lukas Moodysson'ın sinemasında, Amerikan filmlerinden pek de farklı olmayan belli bir hikâye örgüsünü takip eden çiğ, belgeselimsi bir tat bulmak mümkün. Bunu da şöyle açıklıyor: "Amerikan filmlerinin hafifliğini, Avrupa'nın ağırlığıyla buluşturmayı seviyorum." Yönetmen ayrıca filmlerin sonunu açık bırakarak seyirciye 'Acaba bundan sonra ne olacak?' dedirtmek istiyor. (Kültür Sanat)

FESTİVAL'DE BUGÜN
EMEK
10.30 Şölen Başlasın
13.30-19.00 Anita Treni Kaçırmadı
16.00-21.30 Paramparça 'Aşklar-Köpekler'
ATLAS
10.30 Amargosa
13.30-19.00 Benny'nin Videosu
16.00-21.30 Prenses ve Şövalye
SİNEPOP
10.30 Yumuşak Kalpler
13.30 Birlikte
16.00 Kabahat Voltaire'de
19.00 Yüz Adım
21.30 Cennetin Çocukları
REXX
10.30 Daire
13.30 Ölmek (Veya Ölmemek)
16.00 Aşkın Boşa Giden Emeği
19.00 Harry, İyiliğinizi İsteyen Bir Dost, 21.30 Sadakatsiz
BEYOĞLU
10.30 Uzun Geceden Gündüze
13.30-19.00 54. Sokak
16.00-21.30 Karanlık Armoniler


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.