Modern Don KişotÖmrü boyunca haksızlık ve yolsuzlukla mücadele eden Ağırgün, bu uğurda eşini ve işini kaybetti ama yüzlerce hırsızı, yankesiciyi ve rüşvetçiyi yakalattı HATİCE YAŞAR
İSTANBUL - Kasımpaşalı Bülent Ağırgün'ün işi gücü, yolsuzlukla, haksızlıkla, hırsızlıkla, rüşvetle mücadele etmek. Kendini bildiğinden beri haksızlığa karşı çıkan 44 yaşındaki Ağırgün, tanık olduğu olaylar nedeniyle çok sevdiği polislik mesleğini bile başlamadan bitirir. İşyeri silahlı saldırıya uğrar, yüzlerce tehdit alır ama yılmaz. İşte sorumlu vatandaş Ağırgün'ün hikâyesi.Polislik ters gelir Ağırgün, gençliğinde kötülerle mücadele edebilmek için polis olmaya karar verir. Ancak teşkilat da ona ters gelince okuldan ayrılır.
Ağırgün, o günleri şöyle anlatıyor:
"Okulda sordum: 'Niye kesiliyor paralarımız?' Yanıt verilmedi. Elbise için ölçü alınıyor. Okuldaki arkadaşlardan biri, 'Benim ölçümü bol dik, cop vururken yırtılmasın' dedi. Pes deyip, okulu terk ettim."
Sonra esnaf olur Ağırgün, Kasımpaşa'da ayakkabı mağazası açar. Bir yandan da rüşvetçileri, kaçak yapıları, uyuşturucu satanları, maaş alıp göreve gitmeyen temizlik işçilerini, nöbetçi olduğu halde kapalı olan eczane sahiplerini tespit eder ve ilgili yerlere bildirir. Beyoğlu Belediyesi'ndeki yolsuzluklara, polisin bulaştığı olaylara 'el atan' Ağırgün'ün işyeri ve evi iki kez silahlı saldırıya uğrar, yüzlerce tehdit alır. Herkesin umudu olur Yolsuzluk dosyalarıyla dönemin valisi Kutlu Aktaş'a çıkar, silah ruhsatı ister. Talebini kabul eden Aktaş, Ağırgün'ü fahri müfettiş ilan eder.
Mücadelesini basına da yansıtır Ağırgün. Tespit ettiklerini gazetelere yazar, radyo ve TV'lere çıkar. Tanınınca mağazası sorununa çözüm arayanların akınına uğrar. Bunların içinde polis bile vardır. Hatta kaçak inşaatı yıktıramayan belediye meclis üyesi bile Ağırgün'den yardım ister. O değil ama eşi pes eder Ancak Ağırgün kendi derdine çare bulamaz. Kötülere karşı çıkarken aldığı tehditler onu değil ama eşini yıldırır ve boşanırlar. Bu arada mağazasını ihmal ettiği için işleri azalır ve ekonomik kriz onu da vurur. Bu ayın başında dükkânını kapatır.
Ağırgün'e göre memleketin bu hale gelmesinin tek nedeni hortumcular ve hırsızlardır: "Yılların hırsızlıkları birleşti ve bu noktaya geldik. Ben de payıma düşeni aldım. Borçlarımı ödeyebilmek için böbreğimi bile satılığa çıkardım, arkadaşlarım vazgeçirdi. Artık yeter." Mücadele defterinden bir sayfa l Miras yoluyla hissedarı olduğu, ağabeyinin işlettiği fırını, sağlık kurallarına uymadığı gerekçesiyle şikâyet edip üç gün kapattırdı.
- Yaşadığı semt de dahil olmak üzere esnaftan rüşvet alan zabıtaları tespit etti.
- Alıcı kılığında dolaşarak bazı semtlerde uyuşturucunun polisin 20 metre ilerisinde kolaylıkla satıldığını kanıtladı, sorumluları yakalattı.
- Polisin, uyuşturucu satıcıları, yankesici ve kanunsuzlarla ortak çalıştığını tespit etti, fakat sonuç alamadı.
- RP döneminde Beyoğlu Belediyesi'nin reklam ihalesinin usulsüz yapıldığını kanıtladı, ihaleyi iptal ettirdi.
- Çok sayıda kapkaççı, hırsız ve yankesiciyi yakalattı.
- Taksim İlkyardım Hastanesi'ne yeterli sayıda kuvöz alınmasını sağladı.
- Bazı bölgelere trafik ışıkları konulmasını, çocuk parkları yapılmasını sağladı.
- Kırmızı ışıkta geçen binlerce araca ceza yazdırdı.
- 1998 yılında Beyoğlu Zabıta Müdürü Şaban Kalça'nın karıştığı yolsuzlukları belgeleriyle ortaya çıkardı.
- Parasızlık yüzünden hastanede rehin kalan bir çocuğu, hastaneyi gazetelere ihbar ederek kurtardı.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|