Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
15 Nisan 2001

Önemli bir başarı

Kriz yüzünden gözlerimize kara perdeler indi. Çevremizdeki güzel şeylerin bile tadını çıkaramıyoruz. Örneğin, damlardan, duvarlardan sarkan mor salkımların: İstanbul'da bahar zamanıdır! Yakında hanımeli kokuları uçuşmaya başlayacak havada...
Doğada kriz yok, ki işin aslı odur.
Gazeteci ağzıyla söyleyelim: Güzel şeyler de oluyor. Doğanın dışında da.
Örneğin, bu yıl yerli filmlerin Hollywood filmlerini gişe hasılatı ve seyirci sayısı açılarından çok gerilerde bırakması, Türkiye çapında değil, dünya çapında bir olaydır. 'Vizontele'nin, 'Komser Şekspir'in, 'Hemşo'nun Amerikan filmlerine üç - beş tur bindirmeleri doktora tezlerine konu olabilecek bir kültür sosyolojisi olayıdır.
Bu yıl yurdumuzda gişe hasılatında en yüksek Amerikan filmi dördüncü sıradaymış. İlk üç sıra bizim filmlerimize aitmiş.
Daha birkaç yıl önce Fransa'da gişe hasılatında listeye giren ilk Fransız filminin 27. sırada olduğunu biliyor muydunuz? İlk 26 film hep Hollywood filmleriymiş.
Dikkatinizi çekiyorum: Kültür konularında burnundan kıl aldırmayan Fransa'dan söz ediyorum. Truffaut'ların, Resnais'lerin, Godard'ların, Bardot'ların, Delon'ların Fransa'sından. Arkalarında koskoca bir sinema tarihi olduğu halde film yapamıyorlar, yaptıklarını da kendi seyircilerine satamıyorlar.
Durum, sinema tarihine önemli katkıları olmuş olan diğer Avrupa ülkelerinde de farklı değil: İtalya'da, Almanya'da, İsveç'te...
Sermayesi, teknolojisi ve pazarlamasıyla bastıran Hollywood'dan söz sırası alıp kendi öykülerini anlatamıyorlar. Tarihin garip cilvesi: Kendilerini kültür emperyalizmi kurbanı olarak görüyorlar! Kültür emperyalizmi kurbanı Fransa!
Onların iletişimcilerinin, kültür sosyologlarının Türkiye'ye gelip incelemeleri gerekir. Bu Türkler ne yaptılar da Hollywood'u kendi oyununda yendiler? Bu Yılmaz Erdoğan'lar, bu Sinan Çetin'ler, bu Yavuz Turgul'lar... Ne yaptılar da Hollywood'un 'cihanşümul' hegemonyasına kendi salonlarında son verdiler?
Bizim döner kebabın Alman pazarında McDonald's köftesini ağır biçimde mağlup etmesi türünden bir olay bu. O McDonald's ki, yabancı sahalarda hiç yenilgi tatmamıştı o güne kadar. Dünyada kendisinden başka etli ekmek yemeği bırakmamaya kararlıydı. Şimdi savunmada.
Kendisine rakip tanımayan bir kültür azmanına karşı kazanılan bu başarılar çok anlamlı. Küre-
selleşmenin kültürel boyutu fevkalade önemli.
Galatasaray'ın Avrupa'daki başarılarını da aynı kategori içinde değerlendirebiliriz.
Adamları kendi oyununda ve kendi sahasında yenmek kolay iş değil.
Demek ki, olabiliyor.
Demek ki, şu küreselleşme çağında direnme noktaları hâlâ var. Demek ki, yerel içerik en iyi teknolojiyle buluşup güzel bir tepside sunulunca yepyeni ufuklar açılabiliyor.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.