![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Evcil hayvanlar olmasaydı... ismet.berkan@radikal.com.trKemal Derviş'in ekonomik programını değerlendirmek için hafta boyunca bol bol vaktimiz olacak nasıl olsa. Gelin biz pazar dizimize devam edelim, Jared Diamond'un 'Silahlar, Mikroplar ve Çelik' adlı kitabının esinlendirdiklerini okumaya devam edelim. Geçen hafta, Neolitik öncesi insanoğlunun avcılık ve toplayıcılıkla yaşadığını, dolayısıyla nüfusunun artmadığını anlatmıştım. Ancak Neolitik devrimiyle birlikte insanoğlu tarımsal üretime ve hayvanları evcilleştirmeye başladı. Daha önce dağınık küçük gruplar halinde yaşayan insanlar, köy yaşamına geçti. Ahır hayvanları sayesinde et ihtiyacı karşılanmaya başlandı. Gerçekten de, bugün ulaştığımız uygarlıkta tarımsal üretim kadar önemli olan tek şey, bazı hayvanların evcilleştirilmesi ve eti ya da hizmeti için yetiştirilmeye başlanması. Bu hayvanlar için en önemli şey, otobur olmalarıydı. Böylece insan ya da diğer hayvanlara karşı belirgin bir tehlike içermeden ahırlarda beslenebiliyorlardı. Otoburluk başka bir nedenle daha önemliydi: Hayvanı beslemek için gereken otu bulmak, kuşkusuz eti bulmaya göre çok daha ucuzdu. Bugün, hepsi de otobur olan bazı hayvanların vahşi kökenlerini aktarmaya çalışacağım. Önce, en önemli beş hayvan: 1. Koyun: Vahşi atası, Batı ve Orta Asya'da yaşayan muflon koyunu. Bugün dünyanın her yerinde bulunuyor. 2. Keçi: Vahşi atası Batı Asya'da bulunan keçi de artık dünya çapında bir hayvan. 3. İnek, boğa, dana: Vahşi atası hâlâ Avrasya ve Kuzey Afrika'da yaşıyor. 4. Domuz: Vahşi atası Avrasya ve Kuzey Afrika kökenli. Şimdi dünyanın her yerinde. 5. At: Vahşi atası hâlâ Güney Rusya ve Moğolistan'da yaşayan atların alt türleri. Şimdi dünyanın her yerinde. Şimdi de daha az önemli kabul edilen dokuz hayvan: 6. Tek hörgüçlü deve: Vahşi atası hala Arap çöllerinde ve Kuzey Afrika'da görülebiliyor. 7. Çift hörgüçlü deve: Vahşi atası hâlâ Orta Asya'da görülebiliyor. 8. Lama ve alpaka: Bu iki hayvan iki farklı türden değil, anlaşılan aynı türün hayli farklılaşmasından geliyor. Vahşi ataları ise And dağlarında yaşayan guanaco adlı bir hayvan. Hâlâ Güney Amerika'da, Andlarda yaşıyor ayrıca Kuzey Amerika'da taşıma hayvanı olarak da kullanılıyor. 9. Eşek: Vahşi atası, Kuzey Afrika kökenli. İlk olarak Kuzey Afrika ve Batı Avrasya'da evcilleştirildiği sanılıyor. Şimdi her yerde bulunabiliyor. 10. Ren geyiği: Vahşi atası Kuzey Avrasya kökenli. Hâlâ bu bölgede ve kısmen Alaska'da bulunuyor. 11. Su öküzü: Vahşi atası Güneydoğu Asya kökenli. Bugün hem bu bölgede hem de Brezilya ve Avustralya'da bulunuyor. 12. Yak: Vahşi atası Himalayalar'da yaşardı. Hâlâ aynı bölgede kullanılıyor. 13. Bali ineği: Vahşi atası, Güneydoğu Asya kökenli 'banteng'. Hâlâ bu bölgede kullanılıyor. 14. Mithan: Vahşi atası Hindistan ve Burma'da görülen 'gaur.' Bu bölgelerde hâlâ kullanılıyor. Evet, uygarlığın gelişimine önemli katkıları olan 14 hayvan bunlar. Elbette kedi-köpek gibi diğer evcil hayvanları saymıyorum. Çünkü anlaşıldığı kadarıyla özellikle köpeğin evcilleştirilmesi çok daha sonralara rastlıyor. Bu hayvanları insanoğlu gerek etinden yararlanmak ve gerekse mallarını sağa sola taşımak, tarla sürmek için kullandı. Geçen hafta sözünü ettiğim Ergani ilçesi yakınlarındaki dünyanın en eski köyü olan Çayönü'nün buluntuları arasında Tunus ve Cezayir gibi bölgelerden geldiği kesinlikle bilinen cam süs eşyalarına rastlanması, Milattan Önce 8500 yılında bile küresel ticaretin varlığını ortaya koyuyor aslında. Dolayısıyla, gerek bazı hayvanların ve gerekse buğday gibi bitkilerin evcilleştirilmesi, bugün bildiğimiz uygarlığın kökenlerini oluşturuyor. Haftaya devam edelim.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||