Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
15 Nisan 2001

Ecevit: Top artık bizde

myetkin@radikal.com.tr
Cuma akşamı saat 18.00'de Başbakan Ecevit koalisyon ortakları MHP lideri Bahçeli ve ANAP lideri Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Özkan ve Hazine Bakanı Derviş'le Başbakanlık'ta program üzerinde son düzeltmeleri yapıyorlar.
Toplantı başlayıp dosyalar masanın üzerine açılmaya başladıktan bir süre sonra Başbakan'ın Özel Kalem Müdürü Zeynel Yeşilay, Ecevit'e önemli bir telefon geldiği notunu iletiyor. Ecevit, IMF Başkanı Horst Köhler'le ortakları ve krizden çıkışı emanet ettiği bakanla toplantı halindeyken konuşuyor.
Köhler'in Ecevit'e üç sorusu, bir ricası oluyor.
Sorular şunlar:
1- Cumartesi günü açıklayacağınız programda somut hedefler olacak mı?
2- Bu programa hükümet bütün unsurlarıyla destek verecek mi?
3- Programla birlikte yeniden yapılandırma yasaları hayata geçirilecek mi?
Rica da şu:
Dış destek konusunda bir rakam ve kaynak açıklamanız doğru olmaz. Başından beri önce program, sonra destek çizgisi izlendi. Sizin bir rakam açıklamanız bizi de zor durumda bırakabilir. İzin verin, birkaç gün sonra dış desteği biz ilan edelim.
IMF Başkanı'nın sorularına ve ricasına olumlu yanıt veren Ecevit, bunu ortaklarıyla da paylaşıyor.
Böylece, Derviş dün dış destek konusunda onlar vermeden bizim açıklamamız doğru olmaz cümlesini kullanıyor. Ardından Ecevit'in ortaklarıyla yaptığı basın açıklamasında okuduğu metnin belkemiği de yine o toplantıda ortaya çıkıyor.

Başarı reformlara bağlı
Başbakan Ecevit dünkü açıklaması ardından yapma imkânı bulduğumuz telefon görüşmesinde, açıklamanın üç lider tarafından yapılmış olmasının, programın arkasında 'hükümetin bütün unsurlarıyla durduğunu' gösterdiğini özellikle vurguladı.
Açıklamanın belkemiği niteliğindeki iki kilit cümle de hem IMF Başkanı Köhler'e, hem de iç ve dış kamuoyunda oluşan soru işaretlerine yanıt olarak tasarlanmış. Bu iki cümle, şunlar:

  • Programın uygulamadaki başarısı da zorunlu yapısal değişikliklerin gereği olan yasaların süratle hazırlanıp yürürlüğe girmesine bağlıdır.
  • Programla ilgili yasama çalışmalarının tümü en kısa zamanda sonuçlanacaktır.
Ecevit, "Programın arkasında tam desteğimizle durduğumuzu gösterdik" dedi. "Bu aşamada bundan ötesi de beklenemezdi zaten. Program belli oldu, önemli olan buydu."
Derviş dün, programın öncekiler türünden bir istikrar ya da enflasyonla mücadele programı olmakla kalmayıp, ekonominin yapılandırılması programı olduğunu birkaç kez yinelemek gereği duydu.

Top artık hükümette
Hükümetin önündeki zor sınav da burada başlıyor aslında.
Çünkü ekonominin ve siyasetin yeniden yapılması, devletin ekonomide yalnızca denetleyici rolüyle yer alması, dolayısıyla siyasetçinin artık devletin ekonomideki aygıtlarını istismar ederek oy toplayamaz hale geleceği demek olacak. Bu parlamenter siyasetin Türkiye'deki yapılış biçiminin kökünden değişmesi demek. Yani çiftçiden çok yerel eşrafı zengin eden fahiş ürün alım fiyatları, ömür boyunca devlet kapısında iş için torpil, kamu bankalarından ucuz kredi, borcu yeni borçlar alarak kapatma ve benzeri mekanizmalar üzerine kurulu bil-dik siyasetin sonu bu reform yasalarıyla gelebilir.
Koalisyon liderleri şimdi kendi varlık nedenlerini de bir ölçüde sarsacak, belki bir dahaki seçimde bazılarını çok zorlayacak reformları yapma sözü vermektedirler. Kahramanca görünüyor da, tabanlarının direnişini bastırıp yapabilecekler mi?
Ecevit, "Bu Türkiye'nin yeniden yapılandırılması programıdır. Başarmak zorundayız" diyor.
Peki, Derviş'in dün birkaç kez yinelediği 'çok çetin geçecek üç ay', yani nisan, mayıs, haziran
ayları hükümet ve Meclis için bir tür reform takvimi anlamına mı geliyor?
Ecevit bu soruya şu yanıtı verdi: 3 aya göre takvim oluşturduk. Biliyorsunuz ben rakam, tarih vermeyi sevmem. O yüzden mutlaka diyemiyorum. Ancak yasa tasarıları Hazine'den geldikçe, birbiri ardına Meclis'e sunulacak. Koalisyon partileri olarak iş bize düşüyor ama, muhalefet partilerinin de desteğini bekliyoruz.
Ecevit kendisini bağlamasa da hükümet ve Meclis'in reform sınavı üç aşağı beş yukarı 3 aylık bir dönemi kapsıyor. Son aylarda kamuoyundaki itibarı ağır yara alan hükümet, bu reformları, bu şekliyle 3-4 ayda Meclis'ten geçirirse, kendisi de tarihe geçer. Aksi halde yanıtı hepimiz biliyoruz, söylememe gerek yok.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.