Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
16 Nisan 2001

Festival gelir, hoş gelir...

Haber ResmiFestival treni yağışlı bir havada yola koyuldu, ama açılış gecesi keyifli ve 'güneşli' bir yolculuk vaat ediyor. Bertrand Tavernier'nin, 60'lık bir delikanlı olarak sergilediği devrimci profil (kuru birkaç laf etmek yerine, bunca ekonomik ve sosyal problem içinde sinema yapmanın bir direniş biçimi olduğunu dillendirmesi, yeni bir dünya yaratma gerekliliğine değinmesi) bile tek başına heyecan vericiydi. Açılış filmi 'Anita Treni Kaçırmadı'nın (Anita No Perd El Tren) kahramanının yaydığı enerji de cabası. Filmin adının festival afişiyle uyum içinde olması bir yana, hayatının çoğunu sinemada gişe görevlisi olarak geçirmiş 50 yaşında bir kadının, yaşına başına bakmadan aşk ateşiyle yanıp tutuşması ile Tavernier'nin böylesine 'genç' bir mesaj vermesi arasında sizce de gizli bir akrabalık yok mu?
Gelelim festival yolculuğunun ilk etabına... Bu yıl ilk kez denenen 10.30 seansı uygulaması şimdiden tutmuş görünüyor. Hafta sonu uykusundan feragat edip filmlere koşturan kalabalığı o saatte salonlara çeken şey, bir güne çok film sığdırma isteği mi, yoksa indirimli seanstan yararlanma kaygısı mı, emin olmak zor. Ya da belki ikisi... Sonuçta, yurtdışındaki hemen bütün festivallerde var olan sabah gösterimi uygulamasının İstanbul'a da yerleşmesi sevindirici. Aslında, hafta sonunda diğer seansların da tamamen dolu oluşu insanı başka sonuçlar çıkarmaya itiyor. Şöyle ki: Ekonomik kriz sinemasevere ya vız geliyor ya da neden olmasın, belki de ters etki yapıyor...
Cumartesi gecesi Atlas Sineması'ndaki ilk geceyarısı sineması, yine mahşeri bir kalabalığın ilgisiyle karşılaştı.
İşin tuhafı, programdaki iki filmin de belgesel olması!
Üç Woodstock konserini kıyaslayan 'Benim Kuşağım'ın da, punk'ın tarihinden çarpıcı bir kesit sunan 'İğrençlik ve Öfke'nin de müşterisi aşağı yukarı aynıydı. Ama sıkı 'Sex Pistols' hayranları, 'aperatif niyetine' iki saatlik bir Woodstock belgeseli izlemek zorunda bırakıldıkları için biraz mızmız ettiler; yine de sabah saatlerine kadar gözlerini kırpmadılar.
Festival müdavimlerinin eğilimi hakkında bir başka şaşırtıcı veri de, seyircisine 'huzursuz seyirler' dileyen Michael Haneke'nin tüm filmlerine biletlerin ilk günden tükenmiş olması... Diyeceksiniz ki, 'Memleketimin sokağında huzur kaldı mı ki salondakinden çekinelim!' Haklısınız...

FESTİVALDE BUGÜN
EMEK
10.30 Naklen Ölüm / 13.30-19.00 Sır / 16.00-21.30 Paris'te Son Tango
ATLAS
10.30 Mutlu Son / 13.30-19.00 Tesadüfi Bir Kronolojinin... / 16.00-21.30 Daha İyisi Can Sağlığı
SİNEPOP
10.30 Yüz Adım / 13.30 Mado / 16.00 Fırtınadan Önce / 19.00 Her Şeyin Aslı / 21.30 Ne Yazık ki Yosmanın Teki
BEYOĞLU
10.30 Sisler Rıhtımı / 13.30-19.00 İkinci Kattan Şarkılar / 16.00-21.30 Küçük Sevgili
REXX
10.30 Ginger ve Fred / 13.30 Küçük Korku Dükkânı / 16.00 Unutamayan Adam / 19.00 Grace'i Kurtarmak / 21.30 Özel Bir Gün


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.