Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
16 Nisan 2001

Hükümet programın neresinde?

Bugün yarın derken yeni istikrar programı ile ilgili açıklamalar, geçtiğimiz hafta sonuna kaldı. Bu yazının hazırlandığı saatlerde henüz resmi bir açıklama yapılmamıştı. Anlaşılan o ki önce programın hedefleri açıklanacak, özellikle finansmana ilişkin ayrıntılar daha sonra kararlaştırılacaktı.
Dikkat çeken bir habere göre ise programla ilgili açıklamalar Bakan Derviş tarafından yapılacak, daha sonra da koalisyon ortağı üç partinin başkanları kamuoyuna programı desteklediklerini söyleyecekti. Böylece içeriye ve dışarıya karşı hükümetin programın arkasında olduğu mesajı verilecekti.
Bu durumda, program uygulaması ile ilgili baştan beri süregelen bir eksikliğin ve çarpıklığın devam etmekte olduğu görülüyor. Şubat ayında terk edilen programın uygulaması boyunca da hükümet programın arkasında olduğunu zaman zaman tekrarlamıştı. Ancak ona gerçek anlamda sahip çıkmamıştı.
Önemli ve geçerli olan hükümetin programın arkasında olması değil, onun gerçek sahibi olması. Eğer hükümet 'Bu program Derviş'in programı, biz de onu destekliyoruz' demek istiyorsa, yanlış yapmaya devam ediyor.
Eğer içeriye ve dışarıya güven verilmek isteniyorsa, programı Başbakan'ın kendisinin takdim etmesi ve bu benim, bizim programımızdır demesi gerekir. Bunu yapmadığı sürece ister istemez iki ihtimal akla gelecektir. Birincisi, ortaya konan programın her yönüyle benimsenmesinde güçlük çekilmektedir. İkincisi, bu programın da başarılı olmaması halinde sorumluluğu üstlenmemek için açık kapı bırakılmaktadır. Her ne kadar normal koşullarda bir hükümet için bu ihtimallerin düşünülmemesi gerekirse de, yakın geçmişte aynı hükümetin tutum ve eylemi göz önünde bulundurulduğunda söz konusu her iki ihtimal de geçerli olabilir.
Umulur ki, hükümet içeride ve dışarıda kendisine duyulan güven eksikliğinin artık farkındadır. Eğer gerçekten öyle ise kaybolan güveni biraz olsun geri getirecek eylemler ve uygulamalar içinde olması gerekir. Sonuçta hangi program yürürlüğe konmuş olursa olsun, başarının önde gelen şartı uygulayıcılara olan güvendir. Bunun başka hiçbir alternatifi yoktur.
Bugünkü hükümet yalnız bir önceki program uygulamasında başarısız olmakla kalmamış, şubat ayında sebep olduğu krizin yönetiminde de çok kötü bir sınav vermiştir. Şubat bunalımının hemen arkasından istifa etmemekle hata eden iktidar, en azından hükümet içinde yapılabilecek anlamlı bir değişikliğe karşı direnerek de bu yanlışı devam ettirmektedir.
Öncelikle yapılması gerekenin piyasaları yeni baştan çalışır hale getirmek olduğu üzerinde herkes birleşiyor. Bunun yolu ise yönetime duyulacak güvenden geçmektedir. Çekilmeyi veya en azından hükümette değişiklik yapmayı düşünmeyen hükümetin bu güveni, asgari ölçüde olsa bile, sağlayacak tedbirleri bulup ortaya koyması gerekiyor. Bu aynı zamanda peşinden koşulan dış finansman desteğini sağlamanın da olmazsa olmaz koşuludur.
Şurası bir gerçek ki, hükümetin açıklanan programın arkasında olduğunu söylemesi, aranan güvenin sağlanması için yeterli olmaktan uzaktır. Hükümetin eylemleri ile de programı gerçekten benimsediğini göstermesi gerekir.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.