![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Altı genç mine.saulnier@free.frBirinci mektup: "Geçen hafta 'Dört genç' başlıklı yazınızda mektuplarına yer verdiğiniz ilk iki arkadaşıma sormak isterim: Daha önceleri, yani dolar kuru sizleri rahatsız etmeyecek boyutlardayken neredeydiniz? Özel üniversitelerin sömürülerini protesto etmek başınız sıkışınca mı aklınıza geldi? Bu özel üniversitelerdeki arkadaşlar, ülkenin tüm üniversitelerinde sorun yaşanırken niye hiç ses çıkarmıyorlardı? Ben 9 Eylül Üniversitesi öğrencisi, memur bir ailenin çocuğuyum. Kamu tasarrufu paketi içinde, süresi dolan memurların emekli edilmesi de var. Şimdi benim babam da emekli olmaya zorlanacak. Bu ülkede, emekli maaşıyla geçinmek bile mucizeyken, babam beni ve kardeşimi nasıl okutacak acaba? Hem de aslanlar gibi kazandığım devlet okuluma nasıl devam edebileceğim?" İkinci mektup: "Sizin varlığınız Türk basınının yapılanmasına ters düşüyor! Biz gençlere ait yazılara yer veriyorsunuz, ne garip. Ben 23 yaşındayım ve SSK Samatya Hastanesi'nde hemşirelik yaparken, aynı zamanda İÜ Hukuk Fakültesi'nde okuyorum. Bazen düşünüyorum bu sıkıntılara niye katlanıyorum diye. Her şeyin dibe vurduğu bu ülkede ne yapabilirim ki? Mutsuz, umutsuz ve yorgunum." Üçüncü mektup: "Ben ve arkadaşlarım Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi 3. sınıf öğrencileriyiz. Öğretmen olarak da görev yapabileceğimizi düşünerek bu bölümü seçtik. YÖK, 1998 Mart ayında aldığı bir kararla öğretmenlik formasyonumuzu iptal etti. Bizlere iş alanı açamayan devlet, okula giriş nedenimiz, öğretmen olabilmek hakkımızı da geriye dönük olarak elimizden aldı!" (Yazarın notu: Oysa bu yıl matematik hariç her dalda öğretmen açığı var...) Dördüncü mektup: "AÜ Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. YÖK, 1.06.2000 tarihinden öteye pedagojik formasyon hakkımızı, eğitimde iyileşme sağlamak gerekçesiyle elimizden aldı. Halen açık var gerekçesiyle matematik ve edebiyat bölümlerine formasyon verilmekte. Bizler, okulumuzun kuruluş amacı olan muallim vasfını kazanmak ve öğretmen açığı olduğunda atanmak koşuluyla hakkımız olan pedagojik formasyonu almak istiyoruz." Beşinci mektup: "Çukurova Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisiyim. 600 yıllık Osmanlı'nın 50 yılda çöken imparatorluğundan sonra, TC'nin 75 yıllık sözde demokratik ve sözde sosyal sürecinin sonunu da getirdik. Ya ben ne olacağım? 5 yıllık bir üniversiteyi böyle bir sonun başlangıcı için mi, yoksa başka bir ülkede içinden çıktığım ülkeyi gösterip: 'Bakın ben o toplumda bunları yaşadım!' demek/diyebilmek için mi okuyorum? Henüz 21 yaşındayım ve toy beynim yanıtsız kalan sorularla dolu." Altıncı mektup: "Boğuluyorum! 27 yaşında, Bilkent ekonomi mezunuyum. Bir arkadaşımın amcasının fabrikasında yalıtım bantları ve yanmaz süngerler üretmekteyiz. Hükümet, görevden aldığı Recep Önal'ın bakanlık yaptığı kurulla yerinde duruyor. Paralarda imzası olan kişi, paranın pul olduğu gece 'tesadüfen' para kazanıyor. Oysa benim fabrikamda üretim durmak üzere ve ben 40 çalışanımdan 20'sinin görevine son vermek zorunda kalıyorum. Bütün bunları 27 yaşımda yaşamak zorunda kalıyorum." Atatürk cumhuriyeti gençlere emanet edip gitti, bunu biliyoruz. Acaba gençleri kime emanet etmişti unuttum, anımsayan var mı?
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||