Diyanet'e göre flört etmek zina sayılıyor, yabancı kadınla erkeğin baş başa kalması yasak, kadının parfüm sürmesi edepsizlik, çalışması sakıncalı...
ANKARA - Diyanet İşleri Başkanlığı, Kuran’da zina ve fuhuşun büyük günahlar arasında sayıldığını hatırlatarak flörtün de ‘zina’ olduğunu savundu. Bir kadının yabancı bir erkekle baş başa kalmasının ‘tahrik edici’ olduğu ve zinaya yol açabileceği uyarısında bulunan Diyanet, Hz. Peygamber’in kadınların kendi evleri dışında, başkalarına hissettirecek derecede koku sürmelerini hoş karşılamadığını ve bunu ‘edep dışı bir davranış’ olarak değerlendirdiğini belirtti.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesindeki cinsel hayat ve yasaklarla ilgili yazıda özetle şöyle deniyor:
Dil, ağız, göz zinası
“Kur’an’da zina ve fuhuş büyük günahlar arasında sayıldığı, zinanın dünyevi ve uh- revi cezasından söz edildiği gibi, erkek ve kadınların gözlerini haramdan korumaları, avdet yerlerini örtmeleri emredilmiş, böylece zinaya giden yolun bir yönüyle kapanmış olacağına işaret edilmiştir. Bir hadiste Hz. Peygamber dil, ağız, el, ayak, göz gibi organların zinasından söz ederek zinaya zemin hazırlayıcı her türlü gayrimeşru ilişkinin, flört ve beraberliğin de bu nevi zina olduğunu belirtmiş, bunlardan da sakındırmıştır. Çünkü iffet ve namus bir bütün olup, o ancak onu lekeleyecek her türlü kötülük ve yanlışlıktan uzak kalınarak korunabilir.”
‘Cinsi uyarıcı’
“Erkek ve kadın bir diğeri için cinsi uyarıcıdır. Bu sebeple yabancı (aralarında evlilik bağı veya devamlı evlenme engeli bulunmayan) erkek ve kadınların birbirlerine karşı mesafeli davranmaları gereklidir. Yine, yabancı bir kadının yabancı erkekle baş başa kalması da doğurabileceği sakıncalı sonuçlar dolayısıyla yasaklanmıştır. Hadislerde, aralarında nikâh bağı veya devamlı evlenme engeli bulunmayan bir erkek ile bir kadının, başkalarının görüşüne açık olmayan kapalı bir mekânda baş başa kalmaları yasaklanmıştır. Bir hadiste Hz. Peygamber ‘Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla yalnız kalmasın; çünkü böyle bir durumda üçüncüleri şeytandır’ buyurmuştur. Böyle bir durum karşı cins için tahrik edicidir, zinaya veya dedikoduya ve tarafların iffetlerinin zedelenmesine yol açabilir.”
‘Namus lekesi’
“Kötülüğün önlenmesi kadar ona giden yolların kapatılması da önemlidir. Öte yandan iffet ve namus lekelendiğinde geri dönüşü ve telafisi olmayan bir zarar ortaya çıkmış ve temel bir kişilik hakkı ihlal edilmiş olur. Bu sebeple anılan muhtemel olumsuz sonuçları önlemek gayesiyle kadının yabancı bir erkekle kapalı mekânda baş başa kalması, yanında mahremi bulunmadan yolculuk etmesi uygun görülmemiştir. ‘
Koku sürmede edepsizlik
‘Cinsi uyarıcılık özelliği bakımından kadınların durumu çok daha fazla hassasiyet gösterir. Bunun için, kadınların daha da dikkatli davranmaları istenmiştir. Yabancı erkeklerle konuşurken kadınların, kalpte şüphe uyandırmayacak ve karşısındaki kişiyi yanlış anlamaya süreklemeyecek tarzda ciddi ve ağır başlı olarak konuşmaları, süs ve endamlarını yabancılara göstermemeleri, sokağa çıktıklarında güzelce örtünmeleri bu gayeye matuf emirlerdir. Hz. Peygamber, kadınların kendi evleri dışında, başkalarına hissettirecek derecede koku sürünerek dolaşmalarını hoş karşılamamış ve bunu edep dışı bir davranış olarak değerlendirmiştir.”
Diyanet topu yayıncıya atmıştı
Diyanet Vakfı’nın geçen eylül ayında Kocatepe Camii avlusunda düzenlediği kitap fuarında satılan bazı kitaplarda tokalaşmanın zinaya, karma eğitimin ve flörtün insanları ‘cinsi sapmalara’ götürdüğü anlatılıyordu. Haberlerin ardından açıklama yapan Diyanet, kitapların sorumluluğunun yayınevlerine ait olduğunu vurgulamıştı.
28/5/2008 6:43 | Islam Gercegi Diyanet dogru soyluyor. Madem muslumansin flort etmiyeceksin,karma egitime karsi cikacaksin...Bu islam gercegidir. Begenmiyen dinini degistirir. Ben kimligimdeki din hanesindeki islam yazisini kaldirttim iste. |
28/5/2008 6:50 | Yaziklar olsun. . Cumhuriyet rejimi, Diyanet Isleri Baskanligini bu tur sacmaliklara meydan verilmesin diye kurdu. Bugun bu muessese kimlerin kontrolunda ve hangi amaca hizmet ediyor goruyoruz. |
27/5/2008 23:55 | sistem değişmeli-2- Bir çok vatandaşımız laik bir ülke olduğumuzdan(!) bahsediyor ve laiklik elden gidiyor gibi söylemlerde bulnuyor bu yorumlar içinde şunu söylemekte yarar var. Birincisi,din işleri devlet işlerinden bağımsız olması gerekir iken, devlet aygıtımız DİB gibi bir kuruma sahiptir.Bu kuruma her yıl bütçeden ayrılan pay sağlık ve eğitime ayrılan bütçenin kat be kat üstündedir.Hatta Milli Savunma Bakanlığına ayrılan bütçenin arkasından ikinci sırada gelmektedir bütçe olarak.Bir imamlar ordusu beslemektedir Türkiye..Kendi elleriyle camileri tarikat yuvaları,imamları tarikat reisleri yapmaktadır bu ülke...(Nitekim son cami imamı katlinden sonra ortaya çarşaf çarşaf dökülen olguları hatırlayınız.Resmen belgeli olarak cami imamı tarikat lideridir aynı zamanda camiler işkence merkezleri olarak bile kullanılmaktadır.Tarikatlar ve imamlar çeşitli çetelerle birlikte anılmaktadır vs vs vs....) Bu bağlamda din kişinin inanç özgürlüğüne bağlıdır bir daytmaya değil ve böyle olması içinde bilinçli bir toplum yapısı oluşturmak gerekir.Bu toplum yapısını değiştirmek,bilinçlendirmek yine bilinçli olan insanlarımızın görevidir.Zira bu ülke,bu halk erkek gemen sistemin hegemonyasının merkezi değildir.Ve olmamalıdır da.Yine dediğim gibi bunun olmaması için bilinçli bir toplum yapısını geliştirmek olacaktır yeterki günlük yaşantılarımızı bencillik üzerine kurmayıp payalşaımda bulunalım.Çünkü bilinçli bir toplum kendini yönlendirebilir,kadının kokusu edebsizlik yapar,erkekle çalışırsa günaha girer gibi salt erkek egemneliğini çıkaran bir toplum yok oluşa gidiyor demektir.Kendi küllerinden var olan bir ülke olarak yok oluşa sürüklenmeyelim. selam ve sevgilerle... |
|