21  Haziran 2008, Cumartesi
Son Güncelleme  18:12
Mucize gecenin galibi Türkiye
Mucize gecenin galibi Türkiye

Maç boyu başarılı bir oyun çıkaran Rüştü yediği hatalı golü kurtardığı penaltıyla telafi etti. Semih son saniyede beraberliği sağladı.

21/06/2008

Türkiye Euro 2008’de tarih yazmaya devam ediyor. Ay-Yıldızlılar’ın çeyrek final mücadelesinde maçın normal süresi golsüz biterken uzatma bölümünde Hırvatistan 119’da öne geçti, Semih 120+2’de beraberliği sağladı. Penaltı atışları sonucunda gülen taraf Terim’in öğrencileri oldu. Almanya’yla çarşamba günü oynanacak yarı final maçında kart cezalıları Volkan, Arda, Tuncay ve Emre Aşık yok

 

BAĞIŞ ERTEN'İN MAÇ YAZISI İÇİN TIKLAYIN 

DÜNYA BASININDAN YORUMLAR İÇİN TIKLAYIN

 

SEVİNCİMİZE KURŞUN SIKTILAR HABERİ İÇİN TIKLAYIN

MAÇTAN GÖRÜNTÜLER İÇİN TIKLAYIN

 

VİYANA'DAN MAÇ ÖNCESİ TARAFTAR GÖRÜNTÜLERİ İÇİN TIKLAYIN

 

MAÇ SONRASI SEVİNÇ FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

 

BENER ONAR

 

VİYANA - Maç başladı ve ‘Bu Kırmızılar kim’ - Sabri’nin hataları dışında- dedim kendi kendime. Sazı eline alması beklenen takım Hrvatska olmasına rağmen Türkiye hızlı oyununa, hakimiyeti de ekledi. Her iki kanata da 5-10 saniye içinde iniyorduk. Lakin Kazım’ın sağa kayması Tuncay’ın da Nihat’a yaklaşmaması nedeniyle ortada ne fol ne de yumurta vardı. Hırvatların Nihat’ı fazla rahatsız etmemesi bir avantaj olabilirdi fakat onu da şut çerçevesine sokamadık.

Hırvat taraftarlar takımlarına itici güç olacaklar diye düşünüyordum. Onlar da topa sahip olma oranına göre sadece ıslıklıyorlardı. 19’dan itibaren maçın rengi bir anda değişti. Modriç’in pasında Oliç direğe takılırken dönen topu Kranjcar’ın kafayla ağlara yollayamaması yeni bir Türk mucizesiydi. Bu pozisyon dahil ilk yarıda ofsayt bozmada dünya rekoru kırdığımızı söylemem gerek.

19-35 arası top Hırvatların ayağında kalsa da Dalmaçyaspor çok da etkili değildi. 35’te müthiş bir pozisyoncuk kaçırdık. Oyunun iki yönünü oynayan tek adamımız olan Hamit Altıntop, Nihat’a yavaşça yuvarlasa Villarrealli golü kesin atardı. Topu tekrar ayağımıza aldık ama dediğim gibi sistemin işlemesi imkansız gibiydi. Tek bir şart dışında; uzaktan şut. 38’de Mehmet Topal bu görevi üstlenirken top son anda sağa falso almayı tercih edince ilk yarıyı önde kapama fırsatını kaçırdık. Tuncay’ın penaltı beklediği ana ‘devam’ kararı da doğruydu.

 

İlahi güçler iş başında

Rüştü dünyanın en iyi eldivenlerinden (bkz. Srna’nın 83’teki serbest vuruşuna) biri olmasına rağmen insanı tedirgin eden bir yapısı var. 51’de Oliç’in topuna o kadar geç çıkma kararı verdi ki az daha golü yiyorduk. Rüştü yetmezmiş gibi Emre Aşık, rakibe bir ikram daha verirken Oliç sıfıra yakın bir yerden kafa vurmaya tercih edince ‘nul-nul’ durumu devam etti. Hırvatistan kontrolü eline almıştı. 57’de Kranjcar süzüldü, üstüne kayan savunmacılardan iyi vuramadı. 70’de ‘ilahi destek’ iş başındaydı. Rakitiç verkaçla cezasına girdi ve çok uygun bir noktadan topu aya attı!

İkinci yarıda çok açık biçimde ağır yattık. Çok akıllı bir savunma yaptığımızı söyleyemem. Mehmet Topal ve Hamit Altıntop’un üstün çabalarıyla Modriç, Niko Kovaç’ı kitlememiz skorun değişmemesinde önemli faktördü. Oyunun hücum yönünde ise ‘evde yoklar’ı oynadık. 81. dakikada baktım ilk yarıdaki şut sayımız olduğu yerde sekiyordu. 90’da ve 90+3’te yürekler yine ağızlara geldi. Ancak Oliç günündeydi!

Uzatmalara daha güçlü, daha ‘rejenere’ başladık. Tuncay sıfırdan vurdu, Pletikosa çıkardı. Akabinde Semih, iki şut çıkardı, ikincisi ağlara gitti sandım ama halüsinasyon gördüm galiba! 101’de Tuncay’ın şutunda direği sıyıran top seyircilerin ömründen en az iki sene götürdü. İkinci uzatma devresinde takımların yorgunluğu bariz biçimde belli oluyordu. Rüştü’den bahsetmiştim. Bir yanlış çıkış, Modriç’in süper ortası ve Klasniç maçı bitir..; hayır son söz Semih’teydi: 1-0, 1-1. Topun rakibin ayağına çarparak gol olması maçı yine maçı bize mi verecekti? Modriç topu auta atınca anlamıştım. Türkiye yarı finaldeydi...

 

 

Notlar

 

* Türkiye, Euro 2000'den sonra Avrupa şampiyonaları tarihinde ikinci kez çeyrek final heyecanı yaşarken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, karşılaşmayı Ernst Happel Stadı'nda UEFA Başkanı Michel Platini, Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan ve devlet bakanı Murat Başesgioğlu'yla birlikte izledi. Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer'le yaklaşık yarım saat süren bir görüşme gerçekleştirdikten sonra Ernst Happel Stadı'na gelen Erdoğan, çeyrek final kapışmasından önce yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin grupta oynadığı ve son nefeste kazandığı İsviçre ve Çek Cumhuriyeti maçlarını hatırlatarak "Maç, 90 dakika artı uzatmalardır. Bunu ispatladık. Çek Cumhuriyeti maçının son 15 dakikasında neler olup bittiğini, İsviçre maçının nasıl sonuçlandığını görenler sanırım bunu gördüler. Tabii bugün farklı beklentiler içindeyiz. İnşallah bu beklentilerimiz, burada da tecelli eder ve böylece yola devam ederiz" diye konuştu. Fatih Terim'le maçtan önce görüşmesinin doğru olmayacağını düşündüğü için tecrübeli teknik adamla konuşmadığını dile getiren Erdoğan, "kendilerine duacıyız" ifadesini kullandı.

* İki ateşli Akdeniz ülkesinin mücadelesinde taraftarlar arasında önemli bir 'sorun' yaşanmasa da maçın başlamasına birkaç saat kala Viyana'nın Stepahns Meydanı'nda toplanan yaklaşık 7 bin kişilik Hırvat taraftarlarla Türk taraftarlar arasında sürtüşmeler meydana geldi. Hırvat taraftarlar, meydana bir ses bombası atmalarının ardından bazı iş yerlerine zarar verdi. Olaylar tam yatıştığı sırada ikinci bir ses bombası atılınca bu kez gerginlik iyice yükseldi ve Avusturya polisi, takviye kuvvetlerin de yardımıyla olayları engelledi.

* Karşılaşmayı izleyen ünlü isimler arasında Fabio Capello, Pierluigi Collina ve Bernie Ecclestone da vardı.

* Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, karşılaşmada savunmanın ortasında sakatlığı bulunan Servet'in yerine Gökhan Zan'ı görevlendirirken Çek Cumhuriyeti maçında kırmızı kart gören Volkan'dan eldivenleri Rüştü devraldı. 35 yaşındaki file bekçisi böylece Türk futbol tarihinde milli takımda görev yapan en yaşlı oyuncu unvanını ele geçirirken bir diğer kart cezalısı Mehmet Aurelio'nun yerine Sabri oynadı. Hırvatistan cephesinde ise sakatlıktan kurtulan Srna ve Rakitic, Türkiye'ye karşı damalı formalarını tekrar sırtlarına geçirdi.

*Karşılaşmanın oynandığı 52 bin seyirci kapasiteli Ernst Happel Stadı'nın tribünlerinin büyük bir kısmını Hırvat taraftarlar doldururken yaklaşık 10 bin Türk, Ay-Yıldızlılar'ı destekledi.

* Turnuvadan önce Eurosport'a yaptığı yorumda "Türkiye grupta sonuncu olur" diye konuşan Almanlar'ın efsanevi oyuncusu Lothar Matthaeus, dünkü maçtan önce de Hırvatistan'ın Türkiye'yi 2-0'lık skorla mağlup edeceğini söyledi. Alman futbol adamı, yorumunda "Güzel futbolla çeyrek finale kadar çıktıkları için Türkiye'yi tebrik etmek gerekiyor. Fakat Hırvatistan son derece güçlü bir takım. Elemelerde çok iyi futbol oynayarak firesiz bir şekilde çeyrek finale yükseldiler. Tecrübelilerle gençlerin uyumu çok iyi. Kenarda da futbolcularla ilişkileri çok iyi olan bir Slaven Bilic var. Bu özellikleriyle Hırvatistan Türkiye'ye karşı ağır basıyor" ifadesini kullandı.


OKUR YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız...
ADnet
Siz de reklam verin