23  Ağustos 2008, Cumartesi
Son Güncelleme  17:34
Erdoğan, Rize'de santralleri savundu
Erdoğan, Rize'de santralleri savundu

22/08/2008

Bayanlar baylar, işte çevrecinin daniskası!





RİZE - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize'de Hidroelektrik Santralleri'nin yapımına karşı çıkan çevrecilere yüklendi. Erdoğan, "Dünyanın değişik yerlerinde böyle çevreciler var. 'Ne yaparsınız' dersin. Ele avuca gelecek hiçbir işleri yoktur. Sadece boş vakitlerini değerlendirmek için yaptıkları iş budur. Ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim. Ta belediye başkanlığından beri çevrecilik konusunda neler yaptığımı özellikle İstanbul'da yaşayanlar çok iyi bilir" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam saat 23.30 sıralarında beraberinde eşi Emine Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile birlikte ANA uçağıyla Trabzon'a geldi. Bayındırlık Bakanı Faruk Özak, Trabzon Valisi Nuri Okutan, Rize Valisi Kasım Esen ve diğer yetkililer tarafından karşılanan Başbakan Erdoğan, VIP salonu dışında ellerinde meşalelerle bekleyen AKP Gençlik Kolları üyelerinin yanına giderek bir süre sohbet etti.


YAKIŞIKLISIN, KARİZMATİKSİN DENİZ BAYKAL SENİN POSUNU YESİN!

"Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla karşılanan Erdoğan için gençler, "Yakışıklısın, karizmatiksin, Deniz Baykal posunu yesin" diye şarkı söyledi. Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler Rize - Trabzon sınırındaki İyidere Köprüsü'nde de havai fişek gösterileri ve horonlarla karşılandı. Burada da aracından inerek yaklaşık 2 bin kişiyi selamlayan Erdoğan'ı karşılayanlar arasında Çaykur İyidere Fabrikası'nda seminerde bulunan Çaykur bayileri de yer aldı. Erdoğan daha sonra baba ocağı Rize'nin Güneysu ilçesine geldi. İlçe merkezinde yaklaşık 500 kişi tarafından karşılanan Erdoğan, Başbakanlık'a ait otobüsün üzerine çıkarak hemşehrilerine hitap etti. Erdoğan, "Gecenin bu vaktine kadar beklediğiniz için teşekkür ederim" diyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi:
"Ülkemiz bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Dünya genelinde dolaştığımız, gittiğimiz yerlerde de gördüğümüz gibi, Türkiye bu bölgede gündem belirliyor. Gündemlerin değişmesine, gündemlerin oluşmasına yardımcı oluyor. Artık Türkiye'nin gündemi belirlenmiyor. Bu bir gücün, bir yükselmenin ifadesidir. Eğer zayıf bir ülke olmuş olsanız, bunları yapmanız mümkün değil. Zira ayaklarımızı yere sağlam basıyoruz. Geleceğe umutla bakıyoruz. Kim ne derse desin gelecekten endişemiz yok. Görüyorsunuz ki, hızla, hırsla Türkiyemizi aydınlık yarınların geleceğini kurmak üzere azimle, kararlılıkla 21. asrın ortalarında çok daha farklı bir yere, ama cumhuriyetin 100. yılında arzu edilen ilk kademeye ulaştıracağız. Türkiye dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında inşallah yerini alacaktır.Bu anlayışla yola devam ediyoruz."

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI

Başbakan geceyi geçirdiği Güneysu Merkez Mahallesi'ndeki villasından bugün saat 12.00 sıralarında ayrılarak Cuma namazını kılmak için ilçe merkezindeki Güneysu Merkez Cami'ne geldi. Camiye girişte hemşehrilerinin sevgi gösterilerine gülümseyerek ve el sallayarak karşılık veren Başbakan Erdoğan, çocuklara oyuncak dağıttı. Erdoğan'ın ilçe merkezine gelişi sırasında alınan geniş güvenlik önlemleri de dikkat çekti. Otomatik silahlı korumalar çevrede kuş uçurtmadı, ilçedeki birçok binanın üzerine keskin nişancılar yerleştirildi. Ayrıca Erdoğan'ın camide bulunduğu sırada sinyal bozucu cihazlar devreye sokuldu ve çevredeki cep telefonları da etkisiz hale getirildi. Erdoğan'ın memleketinde de bu kez çok sıkı şekilde korunması dikkat çekerken Başbakan'ın gelişi öncesinde cami bahçesi bomba köpekleriyle arandı. Ayrıca avluya giren herkes de sıkı şekilde aramadan geçirildi. Üzerinde çakı bulunan kişiler bile geri çevrildi. Ezan okunurken camiye gelen Başbakan Erdoğan, yaklaşık 1 saat kaldığı camiden çıktıktan sonra vatandaşlarla tek tek tokalaştı ve bir süre sohbet etti.


POTAMYA SENLE GURUR DUYUYOR!

Erdoğan daha sonra Başbakanlık otobüsünün üzerinden hemşehrilerine seslendi. Konuşması zaman zaman "Potamya seninle gurur duyuyor" sloganıyla kesilen Erdoğan, "Son 5.5 yıl içinde gerek Rize'mizde gerekse ülkemizde nedenli bir açılış furyası olduğunu biliyorsunuz. Türkiye bir değişimin, bir dönüşümün içerisinde adeta kendini yeniden buluyor, tarihiyle adeta yeniden buluşuyor, tarihine kavuşuyor. Göreve ilk geldiğimiz gün Türkiye'nin kişi başına milli geliri 3330 dolardı. Ama bugün Türkiye'nin kişi başına milli geliri 2007 sonu itibarıyla 9330 dolara ulaşmıştır. Yani bire üç kattık. Peki bu nasıl oldu sorusu hep sorulur. Tabii ki 3 tane önemli temel ilkemiz var. Bir, yolsuzlukla mücadele, iki yasaklarla mücadele üç yoksullukla mücadele. Bunların hepsi bir anda olur mu? Tabii ki olmaz. Bu on yılların birikimi. Bu birikimi peyderpey azaltıyoruz. Daha iyiye ulaşacağız. Bunun için gayret gerekiyor, dayanışma gerekiyor. Hortumlar büyük ölçüde kesildi, kesilmeye devam ediliyor. Mafyayla, çetelerle nasıl mücadele ettiğimizi biliyorsunuz. Artık bu ülkede mafyalar çeteler iktidar belirlemiyor, millet belirliyor. Birileri çetelerin avukatlığına soyunabilir. Aslolan milletin ne dediği. Millet ne derse bu ülkede o olur. Tarihte böyle oldu bundan sonra da öyle olur. Demokrasiye inanıyorsak o zaman milletin dediğine saygı duyacağız. Bazı seçicilerin, belirleyicilerin, mafyayla çeteyle şunla bunla yaptıklarını duyuyorsunuz, görüyorsunuz, takip ediyorsunuz. Bu mücadelede devlet millet kaynaşması olduğu müddetçe arzuladığımız yarınlara ulaşacağız. Bundan kimsenin endişesi olmasın"



ÇEVRECİNİN DANİSKASIYIM

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin enerjisinin yüzde 52'sini doğalgaz çevrim santrallerinden temin ettiğini de vurgulayarak, "Yükselen petrol fiyatlarıyla, doğalgaz fiyatlarıyla birlikte elektrik fiyatı da artıyor. 5 yıl elektriğe zam yapmadık. Hep buna dayandık. Ama bu da cari açığımızı artırıyor. Buna sürekli olarak dayanmak mümkün değil. O yüzden otomatiğe bağlamak durumunda kaldık. Bir tedbir almamız gerekiyor. Dedik ki, HES'leri artıralım. Termik santralleri artıralım. Rüzgar, güneş ve nükleer enerjiden istifade edelim ki, elektriği ucuza mal edip halka ucuza satalım. Bir HES'in bitişi asgari 7 yıl. Termik santralin bitişi 5 - 7 yıl arasında değişiyor. Rüzgar santralleri daha kısa zamanda bitiyor. Yeni bir adım daha attık. Su akar Türk bakar sözümüz var. Bizim hep sularımız akmış gitmiş biz bakmışız. Bundan ne suyu evlere taşımışız ne bu sudan enerji elde etmişiz. Onun için Türkiye genelinde HES'lerden küçük olanlara yönelik bir çalışma var. Onun için dereler üzerinde şimdi ufak çaplı enerji santrallerini kurma kararını aldık. Bu bugünün kararı değil. Yıllarca konuşur ama adım atılmaz. Biz ciddi adım attık. Bazı eleştiriler yapıldı. Dünyanın değişik yerlerinde böyle çevreciler var. 'Ne yaparsınız?' dersin. Ele avuca gelecek hiçbir işleri yoktur. Sadece boş vakitlerini değerlendirmek için yaptıkları iş budur. Yarın gazeteler bunu da yazarlar. 'Çevrecilere karşı çıktı' derler. Ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim. Ta belediye başkanlığından beri çevrecilik konusunda neler yaptığımı özellikle İstanbul'da yaşayanlar çok iyi bilir. Nasıl ağaçlandırdığımı iyi bilirler. Ben fidan da dikmedim, ağaç diktim. İstanbul susuzdu. 180 kilometreden su getirdik. Istranca dağlarından. O çevreciler o zaman da karşı çıktı. Ağaçları söküyorlar dediler. İnsanoğluna su getiriyoruz kardeşim. Birşeyler sökülecek tabi. Dağları deldik, tüneller yaptık. 800 bin fidan diktik ama Istranca'ya. Bu adamlar yapılanı görmüyor. Dürüst olun, samimi olun. Bu ülke bizim. 40 - 50 kişi yürür, gösteri yapar. Sanki millet yürüdü. Takarlar bazı milleti de yanlarına, 'Bizim derelerimizi şöyle yaptınız, böyle yaptınız' derler. Hatalar var, doğrudur. Hataları düzeltiriz. Ama yapılan iş doğru mu değil mi? Önce buna bakacağız. Yarın elektrik olmadığı zaman ne yapacaksın, hükümeti eleştireceksin. Tamam da hükümet nereden elektrik bulacak. Mazottan üretirsin elektriği, havayı kirletme derler. Elektrik nerden gelecek? Elektriğin kaynakları bu. Sinop'a gitmişler. Nükleer santral yapılacak diye. Ama ilk nükleer santral Sinop'ta değil Akkuyu'da yapılacak. Adresi de yanlış almışlar" diye konuştu.


Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye teknolojide, sanayide önemli adımlar atıyor. Elektriğe ihtiyacımız çok. Onun için bu kaynakları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Petrol boru hatları, doğalgaz boru hatları gibi biz de su taşıma hatlarını kuracağız. Suyu olmayan yerlere denizlerimize akan sularımızı taşıyalım. Bu oyunları hep beraber bozacağız. Bilesiniz ki bu iktidar çevreci bir iktidardır. Kyoto protokolüne hiçbir iktidarın cesaret edemediği imzayı attık. 'Bu iktidar Kyto protokolünü imzaladı, teşekkür edelim dediklerini hiç duydunuz mu?'. Biz yolumuza devam edeceğiz. Kervan yoluna devam edecek."
Erdoğan konuşmasının son bölümünde terör konusuna da değinerek, "Bütün bu süreç içinde ciddi bir terör mücadelemiz var. Bu mücadelede de yılmak yok. Kararlı şekilde üzerine gideceğiz. Bazı spekülasyonlar yapılıyor. Sanki terörün bir tarifi var. Şu şu işlemleri yaparsak terör sanki sıfırlanacak. Terörün sıfırlandığı hiçbir ülke yoktur. Ama zaman zaman muhalefet, 'teröre karşı iktidar ne yaptı?' diyor. Ne yapmadık ki. Yapmamız gereken ne varsa yapıyoruz. Askerimize, polisimize hep, 'eksiğiniz var mı, bizden ne istiyorsunuz' diyoruz. Ama terör adi suç değil. Nerede ne zaman kimi nasıl vuracağı belli olmayan bir olgu. O nedenle maalesef şehitlerimiz geliyor. Ama eğer terör denilen bu belayla mücadelemiz sürecekse bunun bir bedeli de olacak. Temenni ederim ki bunun kökünü kazıyalım. Şu zamanda sıfırlayacağız dersek sizlere yalan söylemiş oluruz" dedi.

Erdoğan daha sonra bir cipe binerek Güneysu ilçe merkezinden ayrıldı. İlçe merkezi çıkışında korumalar basın mensuplarının önünü keserek Başbakan'ın takip edilmesini önlediler.

Öte yandan Güneysu ilçe merkezinde Başbakan Erdoğan'a yönelik hoş geldin pankartları arasında yer alan, "Sayın Başbakanım, sayenizde çete, mafya çok bozguna uğradı. Bundan böyle hevesleri, arzuları kursaklarında kaldı" yazısı dikkat çekti.(dha)


OKUR YORUMLARI
25/8/2008

18:44
Turkce...

"Ben çevrecinin daniskasıyım." Su cumleye bakiyorum da kendime sormadan edemiyorum: bir basbakana ne kadar yakisiyor? Aslinda kelime secimiyle, tonuyla cok sey anlatiyor, anlayana elbette... Hele bir de ne demek istenildigini anlasam...
23/8/2008

18:23
Greenpeacein erdoğana cevabı

radikal bu haberede yer vermeli mutlaka, durumu ortaya koyan bir açıklama olmuş, ellerine yüreklerine sağlık.... http://www.greenpeace.org/turkey/news/rteaciklama
23/8/2008

14:43
DANİSKA!

Başbakan havaalanında açıklama yapıyor ve "ABDnin talebi yok duyduklarınız dedikodu" diyor.. Aynı anda ABD açıklama yapıyor gemiler yolda diye.. Sadece bir gün sonra gemiler boğazlardan geçiyor, bizim başbakanda melihin muslukları gibi "TIS" yok.. Dünyadan haberi yok, ülkeden haberi yok.. Birakın biraz çevreci olsunda biz de övünelim olmazmı?
ADnet
Siz de reklam verin