19  Şubat 2009, Perşembe

Son Güncelleme  18:12

Yeterince mükemmel değildik

   

Son bir haftadır hayatım altüst oldu, desem yeridir. Radikal’in 11 ve 12 Şubat tarihli nüshalarında yer alan İbrahim Şahin’in savcılık ifadesi haberinden ve ardından Genelkurmay’ın yayımladığı bildiri ve İbrahim Şahin’in yaptığı açıklamadan söz ediyorum esas olarak. Tabii bunun bir de yan ürünleri var, son örneğini dün sabah Adalet Bakanı ile Barolar Birliği arasındaki tartışmadan gördüğümüz yan ürünler.
Normal şartlarda bütün bu olup bitenden ötürü çok da şikayetçi olmamam gerek. Öyle ya, Radikal gazetecilik yapmış, daha önce ortaya çıkmamış bir savcılık ifadesini almış yayımlamış. Bu yayının da türlü çeşitli yankıları olmuş.
Ama öyle değil, içim bir haftadır pır pır. Buna benzer bir hissi, bundan yıllar önce Alaattin Çakıcı’nın meşhur kasetleri sırasında yaşamıştım. Gazeteciliğin verdiği o benzersiz haz ve aynı anda çekilen vicdan azabı. Birilerine haksızlık yapıp yapmadığımı bilmemekten ama haksızlık yaptığım kaygısından kaynaklanan vicdan azabı.
***
Okuyucuların bombardımanı altındayım kaç gündür. Onlarca elektronik posta alıyorum, kimi beni ve Radikal’i destekliyor, kimi de yerden yere vuruyor.
Hepsine tek tek cevap vermek yerine, buradan samimi bazı açıklamalar yapmak istiyorum, cevap yerine geçer mi, bilmiyorum.
***
Ergenekon gibi her yana dal budak sarmış bir soruşturmanın sefahatiyle ilgili habercilik yapmak, bence mesleğimiz gazeteciliği ciddiye alanlar, aynı anda hem mesleğin özü olan gerçeğe sonsuz bir sadakat gösterip hem de vicdan sahibi olanlar açısından, gerçekten önemli bir sınava dönüştü artık.
Bir yanda gerçek var: İbrahim Şahin diye birisi var, savcılıkta sorgulanmış ve bir şeyler söylemiş.
Öte yanda, o sorguda ya savcının sorularına yansıyan ya da Şahin’in cevaplarına yansıyan bir takım iddialar, geçen isimler var.
Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum: Doğru, iddialar resmi bir belgeye dayanıyor. Yine doğru, o iddiaların doğruluğunu veya yanlışlığını savunmak bizim değil savcının veya avukatların işi.
Ama bunları söyleyip işin içinden sıyrılamayız. Gazetemizde bir haberde bir gerçek kişi ya da kurumla ilgili bir iddia yer alıyorsa, o kişi veya kuruma da mutlaka mikrofon tutmalıydık, onların kendilerini savunmak için çaba göstermesi gerekmemeliydi, biz daha ilk günden bunu yapmalıydık.
Bir başka somut durum, İbrahim Şahin’in sorgu zaptında adı çok sık geçen Fatma Cengiz’le ilgili. Şimdi farkediyorum, Cengiz’i tutuklayan mahkeme tutanağında Fatma Cengiz’den ‘işsiz’ olarak söz ediliyor. Halbuki Cengiz kendine ‘Kayseri Hava İndirme Tugayı’nda çalışıyor’ izlenimi veriyor. En azından bu çelişkiyi vurgulayabilir, Cengiz’in kimliğiyle ilgili günler sonra haber yapacağımıza o ilk iki günde pek çok şey yazabilirdik. En azından Cengiz’i Genelkurmay’a sorabilirdik, ‘Sizde böyle biri çalışıyor mu?’ diyerek.
Evet, daha iyi gazetecilik yapabilirdik. Bunu yapmak bizden bir şey eksiltmez tam tersine okuyucularımıza daha tamam bir haber dizisi sunabilirdik. Daha kısacası şu: Şu bir haftada bölük pörçük, parça parça çıkan haberlerin tamamını aslında bir seferde, o haber üzerinde adamakıllı bir çalışma yaptıktan sonra verebilirdik.
Bu bizim kusurumuz. Daha mükemmel olmalıydık.
Ama öte yandan okurlarımızdan gelen bazı eleştirileri de anlamakta güçlük çekiyorum. Evet daha adil ve daha mükemmel olabilirdik ama bu aşamaların hiçbirinde yalan bir haber yayımlamadık, hiçbirinde kötü niyet sahibi değildik, hatta belki aşırı iyi niyetimizin kurbanı olduk.
Ama şimdi gereken dersler çıkarıldı, gelecekte aynı eksikliklerle ve yeterince mükemmel olmayan habercilikle karşılaşmamak için çok ciddi tecrübe edinildi.

 


Türkiye kategorisindeki tüm haberler »

Okur Yorumları (10 Yorum)

Teşekkür - 19/2/200920:30

Hatayı kabul etmek, özeleştiride bulunmak ve de bunu sürdürmek erdemliliktir. Dileğim Türkiye'de bunu herkesin (bireylerin ve bütün resmi-gayriresmi kurumların) yapabilmesidir. Herzaman takip ettiğim Radikal gazetesinin bir adım daha ileri geçtiğini görmekten mutluyum. Eleştiriler sadece olumsuz yönde değil aynı zamanda olumluda olmalı. Ve aynı zamanda bir katkıda sağlamalıdır. Türkiye'de gelişme böyle olacaktır.

görev - 19/2/200918:42

onur sahibi ülkesini seven gazeteci elinden geldigince hiç birşey gözetmeden tarafsız haber yapabilendir. o anda yapılabilecek haber yapılmış haber dogru sonrakiş günlerde herkese söz hakkı var ve haber geliştirilmiş. problem yok bence.

Daha mükemmel olmak!!! - 19/2/200917:41

Daha mükemmel olmak nasil bir seydir? 1. Bir haberde eksik ve kusur varsa ve yazar bunu makalede kabul ediyorsa, nasil oluyorda habercilikleri mükemmel olabiliyor? 2. Mükemmel olan bir sey daha mükemmel olabiliyorsa mükemmel degildir.

ADnet