Torunlarım yaşında çok gazeteci var. Bana öğretilenleri fırsat buldukça onlara nakletmeyi görev biliyorum. Cihat Ağabey’in (Baban) biz çömezleri için çok önemli gazetecilik kuralları alfabesinin iki önemli maddesiydi:
*
«Hakkı Bey, evrim kuramına inanan ve evrimi savunan biyologlardan oluşan Huxley ailesinin torunlarıyla tanışmadım. Julian Huxley’in Savaşan Dünyada Felsefe adlı denemesini (on yıl gecikmeyle 1950’lerde) okumuştum. «Maymun soyundan geldiğimizi savunan» Darwin’in evrim kuramı konusunda Bilim Tarihçisi Benjamin Farrington’un «Darwin ne dedi?» adlı eserini Türkçe’ye çevirmiştim (Darwin Gerçeği, Cep Kitapları 1985).
«Royal Society’nin 1860’da üniversite kenti Oxford’da yaptığı toplantıda Piskopos Wilberforce’un dede Huxley’e mealen sorusunu şöyle hatırlıyorum:
– Bay Huxley, anneanneniz maymun soyundan geldiyse, büyük babanızın da aynı soydan gelmiş olması gerekmez mi?
«Darwin bir köşede oturmuş eleştirileri not ederken, Huxley şu cevabı verir:
– Saygıdeğer (the Reverend) Piskopos Hazretleri, nereden gelip nereye gittiğimizi araştıran bilimsel çabaları küçümseyip alaya alan insanlardan olmaktansa, ben, maymun soyundan geldiğimi kabul ederim, efendim. (Farrington, B. What Darwin realty said? Sphere Books 1966)
«Tartışmaları izleyen muhabirler, bu yanıt üzerine bürolarına koşarlar ve ertesi gün manşetlerdeki haber: «Darwin’ciler maymun soyundan geldiklerini kabul ettiler.»
«O gün bugün bu maymun fıkrası sürer gelir -Dünya’da ve Türkiye’de- Hatta evrimi savunanlar da bunu yineler. Oysa Darwin daha temelli bir görüşe yer vermiştir: <İnsan çok benzediği maymundan değil, bütün canlılar gibi ilk hücreden geliyor.>
«Yaradılışçıların Darwin Kuramı’nda buldukları bilimsel yanlış, kültüre yer vermeyen Darwin’in insan türünün evrimini tümüyle biyolojiye, genlere veya <doğal seçilim>’e indirgemesidir. Bu eleştiri yerindedir. Darwin kültürün önemini kavrayamamış görünür. Yaradılışçılar, Darwin’in <eğrisi ile doğrusunu> gölgelemeye çalışırlar.
«Dünya Genom araştırması Evrim Kuramı’nı doğrulamıştır. DNA’sı insan türüne en yakın tür -maymun değil- meyve sineğidir.
«Ülkemizde gözden kaçan sorun <Doğal seçilim> değil, <Sosyal seçilim>dir. Toplumun yüzde 25’i evrim kuramına inanıyor, yüzde 50’si inanmıyor, geri kalanı da kararsız. Biyoloji öğretmenlerimizin ise yüzde 40’ı inanıyor evrime. Bu yüzdeler evrime değil, bilime inanç göstergeleridir.
«Dil Yâresi’ne konu olabilecek yanlışlarla Cihannüma’ya yazma cesaretini gösterdiğim için bağışlayacağınızı umarım.» (Muzır bir gözle okuduğumu itiraf ederim, estağfurullah hiçbir hata görmedim. Benden daha genç ve çok güzel Türkçe’niz var. Cihannüma’yı ve okurlarım ile beni onurlandırdınız. Sevgili nesildaşım, teşekkürler ederim!)
Bozkurt Bey mektubunu şu anlamlı cümleyle tamamlamış: «İsmet Berkan’ın «Hayatımızda -mış gibi değil de- sahiden bilim olsun!» dileğiyle!
*Prof. Bozkurt Güvenç
EVRIM GERCEKSE NEDEN HALA KURAM DIYE GECER? - 26/4/200923:34
degerli hocam degerli okurlar evrim hala bir teoridir: öte yandan yaratilis kitabi mukaddes ya da kuran daki gibi harfi harfine alinmamaalidir: eger kisi tekvinin 1 bölümünü dikkatle okursa canlilarin yaratilis sirasinin bilimin bulgularina uygun oldugunu görür ancak unutmayalim o kitab 3550 yildan fazla önce simdiki bilgi birikimine sahip olmayan bir toplum icin yazilmisti o zamanki insanlara nsan ve canlilarin ortaya cikisinin yaratilis onlarin anlayacaklari dille analtiyordu: yani kutsal yazilarda aslina baslangic kelimesi milyarlarca yili kapsayabilir. öte yandan evrim eger gercekten olduysa evrim bilginleri arasinda halklara hakkinda niye hala büyük anlasmazlik var sonra niye yazili tarih boyunca herhangi bir türün digerine dönüstügü görülmedi? eger ben meyve snegine akrabaysam, maymun kimim oluyor. basit bir sey var, bunu genetik kabul eder: genetik sinirarinda tür biter, melezlik de olamaz, dolayisiyla genler türlerin dönüsmesne engeledir, ancak her türde benzer yapi taslari vardir ki bu evrende normaldir, yapi taslari belki ayni bilesimi degisik olunca degisik elemntler ortaya cikmis ve de her seyden faydalanabiliyoruz. sonra korkunc bir matematik tamik var, hendese olan yerde bir hesapci vardir, ilkelerden bahsedyioru, bunar bilginler buldu icat etmedi, peki kim prensibi koydu?? yani mantik sinirn zorlayan bir teori, zaten darwin de tanritanimaz degildi ve tanrinin evrim yoluyla cesitliligi icat ettigini düsündü, ancak tanritanimazlar bunlarin kendi kendie olsutugunu düsünyorlar ki ihtimaller hesabina göre yanlisim yoksa 10 üzeri 243 yil icinde bir hücrenin kendi kend kendine müsait sartlarda ortaya cikmasi mümkünmüs, ki bu bilinen evrenin yasinin fersah fersah asyior ve canlilarin ortaya cikmasini, simdiki türler filan hic aciklayamiyor. sonra hala bilme ne caginda alan canlialr yasiyor, bilim degileri her ay türü yok ldugu düsünülen canlilari biryerde buuyorlar, yani tamam dinozorlar filan yok oldu mamutlar da ama hala bazilari yasiyor, neden yok olmadilar?? evrim iman geerektirir, eger iman gerektiriyorsa, allah iman daha klay, daha mantikli, ama alahin herseyi yani ilk yaratlistan sonra herseyi yaratip hersey müdahele ettigini düsünmek de zaten kutsal kitaplara ayikir, asirilk bilimin düsmani bagnazlik ise hakikatin. saygilar
Selma Alemdar'a - 20/3/20090:35
Elbetteki DNA daki bilgilerin elle yazılmadığını ve söylediğinizin aksine bu bilgilere yazılım değil kod denildiğini çok iyi biliyorum ki zira ben bir biyoloğum!!! Diğer taraftan kodları oluşturan bazların mikro boyutlara sahip olduğunu ayrıca DNA'nın sarmal ve sıkıştırlmış yapısı göz önünde bulundurulduğunda bu durum hiç de imkansız değildir. Nitekim DNA sarmalını açılmış olarak düşünürsek(yani bağırsaklarımız da vucudumuzda az yer kaplar ama açarsanız metrelerce uzunluğa sahiptirler ki DNA bağırsaklardan daha farklı ve sıkı bir sıkıştırılma yapısına sahiptir) yaklaşık 2m uzunluğa ulaşır yani gözle oldukça görülebilecek bir boyuta mikroskobik bilgiyi sığdırmanız mümkündür tabi eğer biraz analıtık düşünme yeteneğiniz varsa. Düşündüğümüzde aslında günümüzde kullanılan bir sistemdir ki mikro çipler vardır ve bu çipler içerisinde binlerce sayfalık veriler saklarsınız üstelik insan eliyle yapılmışlardır. bunun için ilahi bir dokunuşa gerek yoktur. Elbette sorulacak çok fazla soru var ve soruluyorlar da ama burada yapılan evrim karşıtı konuşmaları dünya yuvarlak olduğunu söyleyen Galileo ya verilen gerici tepkileri hatırlatıyor, yada Ampülü icat eden Edisonun 60.000 başarısız denemesini hiçe sayanları. Yani eğer Edisonda sizler gibi 60.000 kez yanıldım demekki böyle birşey yok deseydi bu zihinlerdeki gibi karanlık bir dünyada yaşardık. Darwinin elbette yanıldığı düşünceleri olmuştur herzaman doğru hipotezler kuramamıştır. Ama günümüzün bilimadamları da gelişen tüm teknolojilere rağmen binlerce yanılgı sonucu doğru verilere ulaşıyor ve hastalık sebeplerini, çözümlerini buluyor. Yani yanlış hipotezleri görüp hemen öleyse böyle birşey yoktur demekense daha doğru hipotezlere yol açıcak sorular sormak çok daha ilerici bir davranış biçimidir.öyle olmasaydı günümüzde hiçbir hastalığa çözüm bulunamaz hiçbir teknoloji var olmazdı. Üniversitelerde araştırma yapan tüm bilim adamları 1-2 deneme sonrası'olmadı madem evlere dağılalım' derdi. Bilim hiçbirzaman Allah var diyip tüm hücrelerimizi huzura erdirecek kadar kolay olmadı, olmamalı da. Bu sebeptendir ki herkes bilim yapamaz dahası anlayamaz, sabır ister, ilerisini de gerisinide iyi bilmeyi ister, analiz yeteneği ister. Dahası Evrimi anlamak isteyen açar okur öğrenir burada hadi bakayım kanıt verin demekle öğrenilmez. belki yıllarca okumanız lazım. Anatomi fizyoloji ekoloji histoloji fizyoloji bilmeniz lazım ki ne nasıl olmuş evrim neyi anlatmak isityo . öyle mutasyon varyasyon doğal seçilim gibi 2 kelime öğrenip anlamaya çalışmanız imkansız. Ve Darwin Biyolog değil diyen arkadaşıma Darwin tıp eğitimi görmüş babası ve dedesi doktor olan bir doğa bilimcidir. yani biyolog olmasa da evrimi araştırabilecek hertürlü donanıma senden benden daha çok sahip...
gerçek yalanlar - 19/3/200919:16
ortada yalan söyleyen varsa onlarda bilim adı altında öğretilen saçma bilgilerdir.nedir bu saçma bilgiler en başta darwinin evrim teorisi öğretisi.bu öğreti yıllardır okullarda okutuldu üniversitelerde okutuldu.e peki sonuç diyceksiniz.koca yalanlarla ve saçmalıklarla dolu ahlaki değerleri biyolojik mucizeleri hiçe sayan sözde bilimcilerin savunduğu evrim şarlatanlığı.bırakın bu işleri bilimmiş yalanmış evrim varmış.boşa kürek çekmek hiçbişey kazandırmaz.Yaratılış vardır evrimde yoktur.evrime inanmak isteyen inanıyor kimseye baskı yok ama gerçekleri görmezden gelmemeniz için sizin gözünüze soksak da inanmıycaksınız.keyfiniz bilir