9  Şubat 2010, Salı

Son Güncelleme  20:17

ÜFE'ye endeksli kira olmaz

   

Ele alınacak çok konu var dedim, birkaçını da saydım; ama bugün de sıra onlara gelmedi. Nedeni, memlekete ‘bir hayrımız dokunsun’ duygusu. Şu: Meclis’te ‘Borçlar Yasası’ görüşülüyor. Çok önemli bir yasa tasarısı bu. Dün bizim gazetede bu yasa tasarısının bazı maddelerine ilişkin bilgiler vardı. Bu arada ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkileri düzenleyen maddelere özel bir yer ayrılmıştı.  
Maddelerden birine göre, kira bedeli en fazla bir önceki yılda gerçekleşen üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) artış oranı kadar artırılabilecekmiş. Eyvah ki eyvah! Yeni fiyat endeksleri 2003’ten beri yayınlanıyor. Eskiden tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve toptan eşya fiyat endeksi vardı. Şimdi ise TÜFE ve ÜFE.
“Eyvah ki eyvah!”ın nedeni şu: ÜFE hesaplanış tarzı itibariyle çok oynaklık gösteren bir endeks. Bu oynaklık kiracı ile ev sahibi arasında çok sayıda anlaşmazlık yaratmaya gebe. 2009 rakamlarını kullanarak bir örnek vereyim.
Diyelim ki kira sözleşmeniz haziran ayının başında bitti. Ev sahibiyseniz ‘yandınız’. Kiracıysanız çok şanslısınız. Zira o tarihteki yıllık ÜFE enflasyonu yüzde eksi 2.4. Yani, kiranız artmayacak, aksine düşmesi gerekiyor bu tasarıya göre. Oysa kira sözleşmesi üç ay önce bitiyor olsaydı, kira yüzde 6.9’a yakın bir oranda artabilecekti!
Oldu olacak bir de grafik vereyim ki iki enflasyon oranı arasındaki büyük oynaklık farkı iyice ortaya serilsin. Grafik 1’de hem ÜFE hem de TÜFE ile ölçülen yıllık enflasyon oranları var; 2004-2009 dönemi için. Koyu renkle gösterileni ve elbette çok fazla oynaklık göstereni ÜFE.



Grafik 1: ÜFE ve TÜFE ile ölçülen yıllık enflasyon oranları (%, 2004 ocak  2009 eylül)
Oynaklık dışında bir neden daha var TÜFE’yi kullanmak için. Sokaktaki vatandaşı ilgilendiren fiyat endeksi TÜFE endeksi. Doğrudan bizim alım gücümüzü etkileyen fiyat hareketlerini ölçüyor. Oysa ÜFE’de bizleri ilgilendirmeyen çok sayıda mal var. Dolayısıyla, onların fiyatlarındaki hareketlerle bir alakamız yok. 
Yasa tasarılarına cezai faiz ve enflasyon kadar artış gibi maddeler koyanların bu işlerle ilgili kurumlara danışmalarında yarar var. Böylelikle bizler de köşelerimizi bu ‘basit’ gerçeklere ayırmak zorunda kalmayız. Neyse, umarım bu yazı bir işe yarar ve tasarıdaki ÜFE maddesi TÜFE ile değiştirilir.
Bir de not: Perşembe günkü yazım şöyle bitiyordu: “Bir de dilek: çalışma günü sayısından ve mevsimlik hareketlerinden arındırılmış verileri hesaplamak sonuçta çok kolay bir iş. TÜİK bunları ham (arındırılmamış) verilerle aynı zamanda yayınlarsa hepimizin işini kolaylaştıracak.” TÜİK Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri İrfan Çöllüoğlu’dan bir mektup aldım. 30 Temmuz 2009’da yayınlanan TÜİK basın duyurusuna dikkatimi çekiyor. Buna göre, ‘ham veriler’ ile ‘arındırılmış’ veriler 2010’un başından itibaren birlikte yayınlanacaklarmış. Düzeltirim. Ama önümüzdeki birkaç ayın ekonomik analiz açısından çok hassas aylar olduğu dikkate alındığında, hiç olmazsa üretim, kapasite kullanım ve istihdam verileri için bu tarih öne alınamaz mı? 

 


Ekonomi kategorisindeki tüm haberler »

Okur Yorumları (2 Yorum)

bu yazılar bos ... - 18/10/200922:28

kafasına gore zam yapar ev sahıbı yok kanunda soyle demıs falan umursamaz. ıstersen dava aç der. dava açtıgın zamanda eger evn ıyı bır yerdeyse garantı bosaltmenı ıster. abesle ıstıgale devam. yok sosyal guvenlık yasasıymıs yok ıs guvenlıgı yasasıymıs uygulayan yok. unverste mezunlarının bıle en fazla bosta kalan elemn oldugundan hareketle. kanun egıtım bızı baglamaz aldıgım paraya bakarım. ıstedıgımı alırım ıstedıgımı cıkartırım. o yuzdende bu haldeyız. ya bu mıllet adam olmaz yakında unıvertelerde kapanacak. bır suru kontenjan bos krızle alakalı bır durum degıl son yılların trendı bu. kımse o kadar parayı bosu bosuna yatırmak ıstemıyor cunkı kımse okumus adama deger vermıyor. akraban varmı işin var akraban varmı kıralık ev bulursun. ykanun cıkar cıkar bosuna cıkar. sayın iş verenlerımız bır acıklama ve arastırma yapsalar kım ne ıs yapıyor tr de. egıtım sevıyesı/yasam sevıyesı oranı. yanı az egıtım sevıyelı adamlar daha cok kazanıyor. yuksek egıtım sevıyelı adamlarkazanamıyor. ınsanlar neden okumageregı duysun kı?

Hani serbest ticaret? - 18/10/200912:32

Kira sözleşmesi iki kişi arasındaki ticarettir. Devlet neden buna müdahale etmeye çalışır anlamıyorum. Kaldı ki, zaten bütün bu düzenlemeler pratikte işlemiyor. İnsanlar varlıklarının kıymetini kendileri belirlerler. Ha, şöyle bir durum olsa anlarım: Memleketteki mesela ev sahipleri birleşip asgari kira bedellerini falan belirlerler, o zaman devlet müdahale eder. (Örneğin fırıncılar odası, berberler odası gibi şeyler var bu ülkede) Ya da gayrimenkul çok hayati ve üreticinin tekelleşmesine uygun bir şey olur (bakınız ilaç sektörü), devlet de vatandaşı korumak için azami fiyat belirler, onu da anlarım. Ama bu haliyle yapılan bütün bu iş Ankara'da oturduğu evin kirasını yüksek bulan, ev sahibi de büyük ihtimalle memur emeklisi olup devletin belirleyeceği zam oranına uymaya hazır olan birkaç aklıevvelin abesle iştigalinden başka bir şey değil.... Son bir yılda pek çok gayrimenkulde bırakın zammı, insanlar mal sahipleriyle kiraları indirdiler. Kimse de tutup mal sahibi olarak ben devletin bana verdiği oranda zam istiyorum diyemedi... Biraz akıl lütfen.

ADnet