Cenk İşler’in de bir gol attığı maçta Vural ve öğrencileri Fenerbahçe’yi 3-1 yenmenin keyfini yaşadı. FOTOĞRAF: Yaşar Saygı
Derbi azgınlığı, futbol iklimimizi zehirlemekle kalmıyor, kendilerine de yaramıyor. Baksanıza Fener’le Galatasaray’ın haline. Derbiyle beraber ikisinin de yarım aklı gitti başından. Galatasaray zaten öncesinde bozulmaya başlamıştı; derbiye kadar 9 maçta 2.6 olan gol ortalaması, 1.2’ye düştü. Fenerbahçe’yse bir aydır akşamdan kalma. Saracoğlu’ndaki arsız tantanadan beri sahada oynadığı üç maçta bir puan alabildi.
Ankaraspor kredisine ilâveten üst üste yedi maçını 11-1 gibi minimalist bir averajla kazanan Beşiktaş, şimdi şampiyonluk yarışının seçkin bir ortağı. Hafta içinde albümlerine gururlu bir Old Trafford fotoğrafı ekledikten sonra, Sivas’ta gerilmeden kazandılar. İki aydır oynadıkları resmi maçlarda dördüncü 1-0. Bu hafta Süper Lig de dört 1-0’la rekor kırdı.
Seyircisiz Saracoğlu’nda taraftarların parça pinçik pankartları asılı olsa, o ıssızlığa bir yatır ruhaniyeti verirdi. Kocaman sponsor brandasıyla kaplı tribünler ise, mobilyaları Amerikan beziyle örtülmüş boş ev kadar hüzünlü. Volkan Demirel’in dışarı gitmekte olan topu geriye doğru ‘bounce pas’la rakip forvetin önüne bırakışı, sezonun komik goller listesine girer.
Barça gibi Kasımpaşa
Kasımpaşa’nın topa sahip olma arzusu takdire değerdi. Barça’dan farklı olarak, rakip alandan ziyade kendi yarı alanında, top mülkiyeti ve pas dolaşımı. Kenar mahalle tikitakası. Arkası bu kadar boş bir rakibe karşı, gayet işlevsel. 1. Ligdeki 17. takımını yöneten Yılmaz Vural’ın, iskeleti kendi gibi geçiciliğe alışmış oyunculara dayanan Kasımpaşa’ya verdiği bu intizam da takdire değer. Zaten o kendi kendini yeterince takdir ediyor!
Bu senenin Anadolu liderleri, gerek kadroları gerek mali kapasiteleriyle, Sivasspor’dan daha ciddi olabilirler aslında. Haftaya karşılaşacaklar. Kayserispor, bundan önceki dört sezonun üçünde ilk beşte yer aldı, belirli bir olgunluk kazandı. Bursa-spor’da, seyircisi ve özkaynağıyla zaten hep kafaya oynama potansiyeli saklı. Bursa’nın tekbirci seyircisinden daha saygıdeğer üstünlük faktörü, kumaşını kendi tezgâhında dokuması. 27 kişilik geniş kadroda 7 ‘yerli’ oyuncu var, En frapan ipekliler de bunlardan: Sercan Yıldırım, Volkan Şen. İki afacan çocuk çehresi. Sercan’ın namı yürüdü ama Volkan Şen’ın devamlılığı ve üretkenliği onun önünde. İki sezon önce ilk başladığında ince bileklerinin marifetlerini göstereyim derken çarşafa dolanıyordu. Bu çocukluk hastalığını atlattı. Bilhassa Ertuğrul Sağlam’ın elinde ileri gitti; sinsice boşa kaçıyor, topla hızlı akıyor, çizgi açığı işlevi de görüyor, içeri de sızıyor. Süper Lig’e geri döndükten beri Timsah’ın evinde üç İstanbullu’yla oynadığı 11 maçın bilançosu: 5 galibiyet, 2 beraberlik, 4 mağlubiyet. Dikkat: Üçü Galatasaray’a karşı. Galatasaray’ın örgütsel dağınıklığı sürüyor. Johan Neeskens’in öfkesi, belki bundan.
Kayserispor, bir yeni eleman devreye soktu: Şimdiye kadar bir kez 30 dakika, bir kez 13 dakika ve üç kez ikişer dakika fırsat bulabilen St. Pauli kökenli Ömer Şişmanoğlu, ilk kez bir tam devre oynadı ve CV’sine bir asist yazdırdı. Kayseri’ye de kaybeden Manisa, evinde dört maçtır yeniliyor.
‘Jedi’nak’ın intikamı!
Antalya’daki Gençlerbirliği husumeti derinleşiyor. Üç sezon önce Antalya’yı ‘lüzumsuz’ yere yenip düşmesine yol açan Gençlerbirliği’nin başkanı İlhan Cavcav, hafta içinde, o maç için şike teklifi aldığını açıkladı. Üstelik Antalyasporlular, geçen sene son maçta Ankaragücü karşısında beraberlik yeterken galip gelmekle Gençler’i düşmekten kurtarmış olduklarını düşünüyorlardı bir de! Kırmızı-beyaz nazarlarda, hainlik, ihanet ve nankörlük birarada. Öç duygusu Jedinak’ta kişileşti: İki galibiyet golü de, Gençler’den Antalya’ya kiralanan kalender Avustralyalı’dan! Gençler’in konsantrasyonundaki devamsızlık berdevam.
Ünal Karaman, geçen hafta başında emaneti Şenol Güneş gelene kadar devralırken ne demişti: ‘Trabzonspor’un geçiş dönemi içinde bizden isteği oldu. Bu isteğe bizim kayıtsız kalma şansımız söz konusu olamazdı’. Dehşetengiz bir majeste üslubu! Trabzon’da Es Es karşısında Serkan Balcı bir gol bir asistle, Gençler’dekinden beri kariyerinin belki en verimli maçını oynadı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Gaziantepspor, klasmanın göbeğindeki yerlerini beraberlikle konsolide ettiler. Teknik direktörü hâlâ belli olmayan Ankaragücü, hayatı Ankaargücü’nde geçmiş Hakan Kutlu’nun yönetimindeki Denizlispor’u 85’te Baki Mercimek’in sayısıyla yendi. Evet, yüz kişilik yüzüncü yıl kadrosunda o da var!